Öcalan’ın sekreteryasını desteklemek için İmralı’ya üç terörist daha yollanmış. Öcalan daha önceki 3 kişiyi yanına alarak 6 terörist ile poz vermiş.
Bu fotoğraf medyaya servis edildi ve medyada yer aldı. Bayram değil seyran değil, bu haber niye gündeme taşındı diye düşünmeyin. 22 Ekim 2024’te Bahçeli Öcalan’a “PKK’yı lağvet, gel TBMM’de DEM parti grubunda konuş” gibi bir çağrıda bulunmuştu ya… Ondan sonra PKK kongre toplamıştı, fesih kararı almıştı ya... Sonraki gelişmelerin bir adımı olarak PKK 11 Temmuz’da Irak’ta Süleymaniye’de silah bırakacak, hem de törenle… İnandırıcı mı?
Buna inanmayan AKP’liler de var. Birgün Gazetesi’nin haberine göre: “AKP'li eski milletvekili ve yazar Şamil Tayyar, X hesabından dikkat çeken bir iddiada bulundu.
“Tayyar, Suriye'de geçici yönetimin Cumhurbaşkanı, HTŞ lideri Colani'nin (Ahmed Şara) terör örgütü PKK'nin Suriye yapılanması YPG/SDG yöneticisi Mazlum Abdi ile görüşmesine tepki gösterdi. Görüşmede ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da yer almıştı.”
Sevgili okurlarıma bir hatırlatma yapayım: YPG’nin açılımı Kürtçe “Yekîneyên Parastina Gel”. Türkçesi “Halk Koruma Birlikleri” veya “Halk Savunma Birlikleri”. SDG ise Suriye Demokratik Güçleri. Her iki örgüt de ABD destekli örgütler. YPG’nin başında Mazlum Abdi var. Mazlum Abdi’nin Öcalan’ın Suriye’de bulunduğu dönemde eski sekreteri olduğu biliniyor. YPG’nin başı daha önce Suriye devlet başkanı Ahmet el Şara ile bir anlaşmaya imza atmıştı. O zaman şöyle yazmıştım. Suriye devlet başkanı bir örgüt lideriyle anlaşmaya imza atıyorsa, onu kendisiyle aynı seviyede görüyor demektir. Görünen o ki, bu anlaşmanın arkasında ABD vardı ve Suriye kendi içinde “üniter “bir yapının dışında bir istikamete doğru gidecekti.
Şamil Tayyar paylaşımına şöyle devam etti: "Tuhaf şeyler oluyor, izaha muhtaç, bilenlerin anlatması gereken. Terör örgütü PKK tüm bileşenleriyle tasfiye olacaktı, oysa YPG, Suriye’de ‘Kuzey Irak’ benzeri ‘özerk’ statüye kavuşturulmak isteniyor sanki. ABD, YPG’ye sözde DEAŞ’la mücadele kılıfı altında 130 milyon dolar yeni kaynak hazırlıyor.”
Şamil Tayyar açık ve net yazmış, Türkiye’ye dönük olası tehdit ve tehlikeleri yazmış. Katılmamak elde değil. X (eski Twitter) mesajını şöyle bitiriyor:
“Türkiye, bu tehlikeli oyuna asla izin vermemelidir. Gördüğüm kadarıyla devlet içinde bu projeye destek verenler ağırlıkta ve güçlüler. Çok yazık."
Şamil Tayyar’ın sözünü ettiği projeye devlet içinde destek veren güçlülerin isminden söz etmiyor. Ancak bir gerçek var ki; yurtta barış dünyada barış ilkesinden saptıkça, Orta Doğu’nun savaş bataklığından kurtulmak çok zor olacak. Irak fiilen üçe bölündü, Suriye de o yolda. Sırada İran var. Arkasından Türkiye mi gelecek?
Oysa Türkiye içeride siyasi kavgalarla uğraşıyor. İçeri atılan belediye başkanları, üst düzey yöneticiler. Öte yandan aynı belediyelerin savcılığa verilen dosyalar üzerine yapılmayan işlemler. Miting üzerine miting, zam üzerine zam, hissedilen enflasyonun altında yapılan maaş düzenlemeleri, enflasyondan daha hızlı artan sebze meyve fiyatları, elektrik, su fiyatları filan. Vatandaş sıkıntı içinde, Orta Doğu’da komşularımızın sınırları değişiyor, yeni fiili devletler oluşuyor.
Depremden zarar görenler hala konut beklerken, bir de üzerine yangın dalgası geldi.
Güzel ülkemizin güzel insanları mutluluğu, refahı hak ediyor, eziyeti değil.
Seçimin olmadığı bir ortamda gündemde tek konu seçim olmamalı. İktidar karşıtlığı tamam da nelerin yapılabileceği de anlatılmalı ki vatandaş umutla geleceğe baksın. Aynı zamanda çevremizde olup bitenleri dikkatle izleyelim, tavrımızı koyalım, sonra geç olmasın.