Gazze’ye doğru Barselona ve Tunus’tan yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na İtalya’dan da yelkenliler eklendi. Ancak 40 ülkeden 400 “gönüllü” Kıbrıs açıklarında İsrail komandoları tarafından durduruldu. Tüm gönüllüler İsrail’de hapishanelere götürüldü. Sumud arapça kararlılık demek ama filo için özgürlük anlamında kullanılıyor.

Geçen yıl da 47 milletten 500 kişi 60 kadar gemiyle yola çıkmış ve hiçbiri Gazze’ye ulaşamadan durdurulmuş ve gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınanlar daha sonra ilgili ülkelere yollanmış, en fazla grup da Türkiye’ye gelmişti. Bu yıl yine aynı yolun izlenmesi bekleniyor.

İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ablukayı kırmak amacıyla yapılan bu girişim “uluslararası bir sivil toplum hareketinin” bir parçası. Wikipedia’daki iddiaya göre 2007’de Hamas’ın Gazze’yi ele geçirmesinden sonra İsrail Gazze’nin deniz şeridine abluka başlattı. Özgür Gazze Hareketine ait gemiler 2008’den itibaren Gazze’ye uygulanan ablukayı kırarak Gazze’ye yardım götürmeye çalıştı. 2008 - 2016 arasında gönderilen 31 gemiden sadece 5’i Gazze’ye ulaştı. 2025’teki girişimde ise hiçbir gemi ablukayı geçemedi.

Bu girişimin sonuçsuz olacağı herhalde biliniyordu. Zira 60 gemi de olsa 200 gemi de olsa Girit yakınlarındaki uluslararası denizlerde başlayan İsrail deniz komandolarının saldırısına sivil gemilerin direnmesi söz konusu olamaz. Gazze’deki katliama karşı çıkan İspanya, İtalya ve tabii ki Türkiye başta olmak üzere birçok ülke sadece eylemi kınadılar ve kınamaya devam edecekler.

Soru şu; uluslararası sularda bir ülke gemilere saldırıyor ve gemidekileri alıp ülkesinde götürüyorsa o yerde yakın ana karanın devleti buna neden itiraz edemiyor?

Diyelim ki Türkiye ile Libya arasında bir deniz yetki sahası var. Bu sahanın içinde bir başka devlet haydutluk yapabilir mi? Aynı durum İtalya deniz yetki sahası için de geçerli. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Cumhuriyeti buna itiraz etmeyebilir zira İsrail ile ortak projeleri var.

Bir diğer soru da bir ülkenin sahiline vize almadan gemiyle çıkarma yapmak serbest midir? Hamas’ın Gazze’yi işgal etmesinden sonra demek ne anlama geliyor?

Osmanlı’nın 1517’de topraklarına kattığı Filistin, 1917’de isyanla Osmanlı’dan ayrılarak İngiliz Mandası’na girdi. İngilizler 1948’de toprakları terk edince İsrail Devleti kuruldu. Yaser Arafat El Fetih örgütü ile başlayan bağımsızlık mücadelesini Filistin Kurtuluş Örgütüne dönüştürerek yıllarca mücadele etti. Yaser Arafat 15 Kasım 1988’de Cezayir’de Filistin’in bağımsızlığını ilan etti.

Yaser Arafat’ın kuşkulu ölümünden sonra Gazze’de Hamas örgütü gelişti, bir kanadı da silahlı kuvvet haline geldi. 10-15 Haziran 2007 tarihlerinde Hamas ile Filistin Kurtuluş Örgütü arasında Gazze’de iç savaş yaşandı ve Hamas yönetimi eline aldı. İsrail’in denizden başlattığı abluka da bu olaydan sonra başladı.

Gazze ablukasına Batılı ülkelerden tepki geldi. Özgür Gazze Hareketi baladı, Kıbrıs’ta Larnaka’dan kalkan iki küçük tekne 23 Ağustos 2008’de Gazze’ye geldi ve binlerce Filistinli tarafından karşılandı. Yolculukta yer alan 44 barış aktivisti arasında eski İngiltere başbakanı Tony Blair’in baldızı ile bir Yunan milletvekili vardı. 2009’da da tekneler Gazze’ye geldi. Daha sonra İsrail deniz kuvvetleri teknelere engel olmaya başladı. 2025’ten sonra hiçbir tekne Gazze karasularına bile yaklaşamadı.

Evet, Özgür Gazze Hareketi ve Küresel Sumud filosunun eylemleri dünya ölçeğinde dikkatleri Gazze’ye çevirdi. İsrail’in bombalayarak öldürdüğü 74 bin Filistinli, yaralanan 190 bin kişi, evleri yıkılan, aç bırakılan milyonlar dünya insan haklarının odağı oldu. Sadece kınamaktan öteye geçemeyen bir katliamı yaşamaktayız.

Özgürlükten teslimiyete ve katliama ulaşan bu yolda devletlerin Amerikan ve İngiliz hesaplarına seyirci kalması anlaşılamıyor.