Bir insanı etkilemenin binlerce yolu olduğu söylenir.

İyi giyinmek, güzel konuşmak, başarılı olmak, güçlü görünmek…

Oysa çoğu zaman hepsinden daha etkili tek bir yöntem vardır:

Onu şaşırtmak.

***

Çünkü insanlar sizi olduğunuz gibi değil, sizi zannettikleri gibi tanırlar.

Geçmişte verdiğiniz tepkileri hafızalarına kaydeder, sonra da hayat boyu aynı düğmelere basarak aynı sonuçları alacaklarını sanırlar.

“Kızarsa bağırır.”

“Üzülürse ağlar.”

“Eleştirince kendini savunur.”

“Yalnız kalmaktan korkar.”

İnsanların zihninde sizinle ilgili görünmez bir kullanım kılavuzu oluşur.

Size nasıl davranmaları gerektiğini değil, size nasıl davranırlarsa hangi tepkiyi alacaklarını ezberlerler.

Sonra bir gün…

***

O beklenen tepki gelmez.

Bağırmanız beklenirken gülümsersiniz.

Kırılmanız beklenirken teşekkür edersiniz.

Peşinden koşmanız beklenirken arkanızı dönüp gidersiniz.

İşte o an, kelimelerin yapamayacağını şaşkınlık yapar.

Çünkü insan zihni, hesap edemediği şey karşısında duraksar.

Kurduğu senaryo çöker.

Kontrol duygusu elinden kayar.

Asıl etki de tam burada başlar.

***

Bu bir oyun değildir.

Rol yapmak hiç değildir.

Tam tersine, kendi duygularının iplerini başkalarının elinden geri almaktır.

Olgunluk bazen haklı çıkmak değildir.

Olgunluk, senden beklenen refleksi göstermemeyi başarabilmektir.

Hayatta en zor şeylerden biri, sana yapılanı aynıyla geri vermemektir.

Kabalığa kabalıkla, öfkeye öfkeyle, kine kinle karşılık vermek kolaydır.

Zor olan, ezberi bozacak kadar sakin kalabilmektir.

***

Çünkü insanları en çok sözler değil, beklentilerinin boşa çıkması etkiler.

Belki de bu yüzden gerçek güç, sesini yükseltmekte değil; sesini ne zaman alçaltacağını bilmektedir.

Gerçek özgüven, herkese cevap vermek değil; bazı cevapların sessizlik olduğunu fark edebilmektir.

Ve bazen en unutulmaz cümle, hiç kurulmamış olandır.

Hayatın ilginç bir adaleti var…

Sizi küçümseyenler, bir gün neden değiştiğinizi merak eder.

Sizi çözebildiğini sananlar, artık okuyamadıkları bir kitaba dönüşmenize şaşırır.

Çünkü insanı etkileyen şey mükemmellik değildir.

Öngörülemez olmaktır.

***

Bazen bir tartışmayı kazanmanın yolu son sözü söylemek değildir.

Son söze ihtiyaç bırakmamaktır.

Ve bazen bir insanın hafızasında yıllarca yer etmek istiyorsanız, ona kendinizi anlatmaya çalışmayın.

Sadece onun sizin hakkınızda yazdığı senaryoyu yırtıp atın.

İnanın bana…

En büyük ters köşe, hiç beklenmeyen tepkinizdir.