RTÜK inceleme başlatmış, Aile Bakanlığı “olmaz” demiş, reklam yayından kaldırılmış… Sebep? Bosch Türkiye reklamında bir kadının bir köpekle aynı evde yaşaması ona  şefkat göstermesi ve buna “anne” hissi denmesi. Demek ki memlekette artık en büyük tehlike bu: Sevgi.

Üstelik türler arası bir sevgi… Aman diyeyim, bulaşıcı olabilir.

Reklamın adı “Tam Bi’ Anne Hikayesi”ymiş.

Evet, gerçekten tam bir anne hikayesi.

Çünkü annelik dediğimiz şey, biyolojinin değil kalbin işidir.

Ama belli ki bazıları için annelik hâlâ bir nüfus müdürlüğü işlemi.

***

Onlara göre annelik:

Bir doğum belgesi, bir soy bağı, bir “resmiyet”.

Kalp? Şefkat? Merhamet? Onlar ek ders konusu galiba.

Şimdi soralım:

Gece yarısı titreyen bir canlıyı battaniyeye saran kadın anne değil mi?

Aç kalmasın diye kendi yemeğini paylaşan, hasta olunca başında sabahlayan, korkunca sarılan biri… anne değil mi?

Yoksa annelik sadece doğurunca mı başlıyor?

Peki o zaman doğurup terk edenler ne oluyor?

Sadece biyolojik bir “üretici” mi?

Kusura bakmayın ama hayat o kadar steril değil.

Annelik bazen bir çocuğun başını okşamak, bazen bir sokak hayvanına su koymak, bazen de bir dosta omuz vermektir.

Annelik, böyle durumlarda “Ben buradayım” diyebilmektir.

***

Ama belli ki bizim bazı yetkililer için bu fazla romantik.

Onlar daha net şeyler seviyor:

Formlar, kurallar, tanımlar…

Sevgi biraz muğlak geliyor.

Bir kadının bir köpeğe “anne gibi” davranması neden bu kadar rahatsız edici?

Yoksa sorun köpek değil de “anne” kelimesinin tekelinin sarsılması mı?

Çünkü bazıları için kelimeler bile kontrol altında olmalı.

Anne dediğin şöyle olur, böyle olur, şuna denmez, buna denmez…

Yakında “sevgi kullanım kılavuzu” da gelir.

***

Ama kötü bir haberim var:

İnsan kalbi yönetmelikle çalışmaz.

Ne yaparsanız yapın, bir kadın bir canlıyı koruyup kolluyorsa, onu sahipleniyorsa, onun için kaygılanıyorsa…

Adına ne derseniz deyin, o şeyin içinde annelik vardır.

Ve belki de asıl korkutucu olan budur:

Sevginin sınır tanımaması.

Çünkü sevgi bir kez özgür kalırsa, hiçbir kuruma, hiçbir tanıma, hiçbir izne sığmaz.

Biz kedi-köpek-kuş-kaplumbağa-at-eşek annelerine de bu zorba tavrınız vız gelir tırıs gider.

Hadi oradan!