Kamuoyunda bir kesim belediye başkanlarının “yeni parti”ye geçmesini bekliyor.

Belediye başkanları yeni partiye geçerse bazı meclis üyeleri onları takip edebilir. Başkanlar en yakınlarını zaten taşır. Bu durumda birçok belediye meclisinde AKP çoğunluğu ele geçirebilir.

Bu açıdan bakıldığı zaman Özgür Özel’in belediye başkanlarına CHP’den istifa etmeyin demesi doğrudur. Bu konuda bir görüş de şöyle; Özgür Özel partisini kuruncaya kadar hiçbir belediyede hareket olmamasını istiyor. Bunun gerekçesi parti kurulunca belediye başkanları ve meclis üyeleri transferi ile partisini olabildiğince CHP’nin önüne geçirebilmek. Belediyelerin yerel siyasette Özgür Özel’in yeni partisine destek vermekten kaçınacağına olan destek az değil. Ancak sonuç nasıl olacak göreceğiz.

Bazı belediye başkanları ve milletvekilleri AKP’ye katıldı. Erdoğan rozetlerini taktı ve ellerini havaya kaldırdı. 22 Haziran’da CHP’den istifa eden partinin Haymana Belediye başkanı Levent Koç, öğlenden sonra AKP’ye katıldı. Erdoğan ne rozetini takarken Levent Koç’un gözlerine bakmadı. 17 Haziran’da CHP’den istifa eden İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir ise 24 Haziran’da AKP meclis grubu toplantısında AKP’ye geçti. Erdoğan rozetini takarken de ellerini kaldırırken de Nimet Özdemir’in yüzüne baktı. Haymana Belediye başkanının rozetini Erdoğan taktı, ellerini kaldırdı. Haymana belediye başkanı Erdoğan’a sevgiyle bakıyordu. Ama Erdpğan onun yüzüne bile bakmadı. Belediye başkanının bundan memnun olmadığına eminim. Muhtemelen yanlış yaptığının farkına varmıştır zira elleri kaldırılırken yüzündeki mimikler bunun işareti gibiydi.

2026 yılının ortasındayız. 2029 Yerel seçimlerine 3 yıldan az bir zaman var. Siyasal ortam karışık. Muhalefet partileri arasında seçim yapmakta zorlanan seçmen var. CHP de kendi içinden bir “yeni parti” çıkarma sancısını yaşıyor. Bu durumda belediye başkanları da bir sonraki seçimde mevcut konumlarını korumak veya parti değiştirmek arasında bir ikilimde olabilir. Tabii ki tüm başkanları bu çerçeveye sokmuyoruz. Belediyelerden rant devşiren büyükşehir, il ve ilçe belediye başkanları doğal olarak rantın peşindeler. Bu rantı hangi parti üzerinden sağlayabileceklerini henüz görebilmiş değiller.

CHP’nin içinde kaynayan kazan önceden planlanmış bir senaryoya göre kaynatılıyor. Siyasette yaptığını inkâr etmek için aynı suçlamayı karşı tarafa yapmak artık standart oldu. AKP’den CHP’ne yapılan eleştiri ve suçlamalar da böyle Özel’den Kılıçdaroğlu’na yöneltilen yanlış davranış iddiaları da öyle.

Peki gerçek nerede? AKP açısından yargı kararları ortaya konmadığı için karar vatandaşın vicdanında verilecek. Özel’in yaptıklarının üzerini “sokak hareketi” üslubuyla yani fiziksel baskı ile örtmeye çalışıyorlar. Kılıçdaroğlu’nun yaptıkları ise “yargıtay temyiz kararının beklenmesinin” arkasında saklanıyor. CHP üyeleri nasıl bir seçim eğiliminde bunu tahmin etmek kolay değil. Özel’in ekibi sahada baskın üslubuyla Kılıçdaroğlu yanlılarını veya sessiz sedasız CHP aşığı üyeleri susturmuş durumda. Kamuoyu araştırma kurumlarının sunduğu raporlar da birbirinden çok farklı. Bu konuda biraz daha zamana ihtiyacımız var.

Belediye başkanları kendi gücüyle mi, ait oldukları partinin gücüyle mi seçilebileceklerini kolay kolay saptayamazlar. Ortada net değerlendirme yok. Bu nedenle belediye başkanları da meclis üyeleri de ne yönde karar verecek bunu göreceğiz. Yani yeni parti kuruluşu ile seçimde öncelik kazanmak için parti değiştirenler veya partimi terk etmeyeceğim diyenleri göreceğiz.