Yoksullaşma, cezasızlık kültürü, sosyal medyanın ‘’kontrolsüz’’ kahramanlık öyküleri, televizyonlardaki mafya dizileri, ‘’çete kültürü’’nün yaygınlaşması; çocuklarımızı çetelerin ağına düşürüyor. Bu arada çocuklar ölüyor, öldürüyor, ‘’uyuşturucu baronları’’nın sermayesine dönüşüyor. İstatistikler bu durumda olan çocukların yarım milyonu aştığını gösteriyor.
Bu süreçte hemen her gün elinde kitap değil; bıçakla dehşet saçan ‘’mafyalaşmış’’ çocukları görüyoruz.
Gelir dağılımı adaletsizliği, yoksullaşma, sağlıksız koşullarda gecekonduda yaşam, çocukların suç batağına sürüklenmesine uygun zemin oluşturuyor.
Bu tablo; suç örgütlerini insan kaynağına dönüştürüyor.
Ayrıca; televizyon kanalları, bazı iletişim organları çocukları suç işlemeye adeta davetiye çıkarıyor.
Özellikle büyük kentlerdeki bazı mahallelerde kurulan irili ufaklı çeteler ‘’taşeronlaşma’’ yöntemi ile çalışıyor.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR
Bu çetelerin insan kaynağı; suça sürüklenen çocuklardır. 2023-2024 yıllarında suça sürüklenen çocuklar ve suç dosyalarındaki artışlar tehlikenin boyutlarını gözler önüne seriyor. Bu bağlamda; 2023’ de 452 bin 70 çocuk ve 397 bin 450 dosya, 2024’ de de 483 bin 16 çocuk ile 424 bin 911 dosya, karşı karşıya kaldığımız tehlikenin boyutlarını ortaya koyuyor.
Ayrıca; bu çocukların işledikleri suçlar ise 95 bin 982 dosyayla mal varlığına, 140 bin 715 dosyayla da vücut dokunulmazlığına, öldürme ve yaralamaya ilişkin.
Bu arada; 2023 yılında 304 bin 56, 2024 yılında da 322 bin 149 çocuk ‘’suç makinesi’’ne dönüşmüş.
Suça karışan dosya sayıları devamlı bir artış eğiliminde olduğunu gösteriyor.
Ortaya çıkan bu tablo; sadece bir ‘’suç ve suçlu’’ istatistiği değil; aynı zamanda ülkemizin geleceğinin teminatı olan çocukların ‘’suç çeteleri’’ nin elinden kurtarılmasının bir ‘’beka’’ sorunu haline geldiğini gösteriyor.
Bu tehlike karşısında çözüm ne? Çözüm bağlamında sadece cezaların artırılması örtülü aflar, infaz sistemi, ceza miktarı, suç ve ceza adaleti tek başına yeterli değildir.
Esas olan; ülkenin kentlerinde suç örgütlerinin kucağına terkedilen çocukların bu kadar rahat suç işlemelerine uygun ekonomik; sosyal, psikolojik zeminin ortadan kaldırılmasıdır.
SONUÇ OLARAK:
Çocuklara sahip çıkmak, geleceğimize sahip çıkmaktır.