Türk toplumunun acil çözüm bekleyen iki problemi nedir diye sorsak; hiç kuşkusuz herkesin ortaklaşacağı cevap, barınma ve beslenme problemi olacaktır. Bu iki ‘’yapışkan’’ hal alan sorun; aynı zamanda sosyal barışı, dayanışmayı, kardeşliği ve demokrasiyi de tehdit eden ‘’potansiyel’’e dönüştü.

Ülkemizde son 10 yılda konut kiraları 15 kat artışla büyük bir ‘’sıçrama’’ yaptı. Diyebiliriz ki; barınma maliyeti bağlamında, dünyadan koptuk, dünyadan ayrıştık.

Özellikle; emekli, memur ve işsizler için seçim, barınma ve beslenme; artık tam anlamıyla hayatta kalma ve yaşam mücadelesine dönüştü.

Ailelerin ekonomisinde en büyük yük kiralar.

Bu arada; enflasyonun ‘’yapışkan’’ hale geldiği bu dönemde konut, barınma ihtiyacı olmaktan çıkarak yatırım aracına dönüştü, bu dönüşümün ortaya çıkardığı fatura da kiralar üzerinden vatandaşa kesildi.

Ekonomik İş Birliği ve Gelişme Örgütü’nün (OECD) istatistiklerine göre; konut kiralarındaki 10 yıllık artış, dünya ile Türkiye arasındaki ‘’uçurumu’’ gözler önüne serdi.

Bu süreçte konut fiyatları da maliyetler de artıyor ve konut sahibi olmak da giderek olanaksız hale geliyor.

KİRALAR 10 YILDA 15 KAT ARTTI

Ekonomik İş Birliği ve Gelişme Örgütü’nün (OECD) 2025 konut kira fiyat Endeksi’ne göre; Türkiye’de kiralar son 10 yılda 15 kat (yüzde 1.458) oranında bir artışla zirve yaptı.

Bu arada; aynı zaman diliminde kiralar Yunanistan’ a yüzde 13, İtalya’da yüzde 13, İspanya’da yüzde 14, Fransa’ da yüzde 10, Almanya’ da da yüzde 17 oranında bir artış gösterdi.

Bu tablo bize Türkiye’nin kira artışında Avrupa’dan koptuğunu gösteriyor.

Ayrıca; son dönemde konut kredisi faizlerindeki sert artış, özellikle dar ve sabit gelirlilerin emeklilerin, memurların ev sahibi olmalarını olanaksız hale getirdi.

Ev alamayanlar kiralık konuta yönelince, bu kez de kiralar üzerinde ikinci bir fiyat dalgası oluştu.

Öte yandan; kiraları sınırlamak amacıyla getirilen yüzde 25’lik artış sınırı da yeni bir dengesizliğe yol açtı. Bu düzenleme; mevcut kiracıları kısmen ve sınırlı bir zaman diliminde korurken yeni kiralamalarda da hızlı bir yükselişe neden oldu.

SONUÇ OLARAK:

Konut; en temel insan haklarındandır. Sosyal devletin vazgeçilmez görevi de yurttaşlarına sağlıklı bir ortamda barınma olanağı sağlamaktır.

Devlet; konut arzını artırmak bağlamında, dar ve sabit gelirlileri bünyesinde toplayan konut kooperatifleri desteklemelidir.