Bu finali günlerdir bekliyorduk ama sahada gördüğümüz, beklediğimiz futbol değildi.

Arjantin'in planı baştan belliydi: Skoru açmaktan çok, maçı Emiliano Martínez'in eline bırakmak. Penaltıya güvenen bir oyun kurdular ve bunun bedelini ödediler — 90 dakikada tek şut bile atamadılar. Futbol bazen fazla hesabı cezalandırır, bu final de tam olarak bunu gösterdi.

İspanya ise sabırla oynadı. Topu elde tuttu, düzenini bozmadı, doğru anı bekledi. Enzo Fernández'in ikinci sarısıyla 10 kişi kalan Arjantin, artık sadece savunabildi. Rodri sahanın pusulasıydı; doğru yerde durdu, doğru zamanda bastırdı. Kupayı İspanya kaldırdı ama asıl kazanan, oyuna sadık kalan akıldı.

Şimdi gelelim asıl konuya: Arjantin bugün sadece kupayı kaybetmedi, dünyanın gözünde de çok şey kaybetti. Prestijlerini ve itibarlarını da çimlere gömdüler, bir önceki dünya şampiyonuna yakışmadı ve utandım izlerken.

Maç bitince Leandro Paredes yumruklaşmaya karışıp kırmızı gördü, Nahuel Molina da benzer sahnelerde göründü. Ama asıl kırılma anı ondan sonra geldi: Madalya töreninde Arjantin, İspanya'nın altın madalyalarını alışını izlemek yerine sahanın diğer ucuna yürüdü, sırtını döndü. Rodri Altın Top'u alırken tribünlerden Messi tezahüratları yükseldi. 2022'de Fransa, kaybettiği finalin ardından Arjantin'i alkışlayarak, adam gibi kaybederek tarihe geçmişti. Bu sefer roller tersine döndü ve dünya sordu: Arjantin niye böyle davrandı? Bu görüntüler kolay kolay unutulmayacak — belki de skor tablosundan daha uzun konuşulacak.

Bir final sahaya da, tribüne de yakışmadı. Ve bunu sadece biz değil, bütün dünya gördü.

Şimdi gelelim bize.

Bugün A milli takımda tercüman üzerinden motivasyon konuşması yapan bir teknik direktörü tartışıyoruz. Montella ile yolların ayrılması artık sportif bir tercih değil, zorunluluk haline geldi. Tazminat beklentisi gündeme gelirse bunun kamuoyu vicdanında nasıl karşılanacağını da ayrıca konuşmalıyız.

Yeni teknik adam, Türk futbolunu içeriden bilen, Avrupa'da başarı görmüş, oyuncuyla doğrudan — çevirmensiz — konuşabilen biri olmalı.

Son söz: Arjantin sahada da, sahanın dışında da savaşmayı seçti. İspanya ise başından sonuna futbolu seçti ve kazandı. Bir sonraki Dünya Kupası'na giden yol da aynı yerden geçiyor: Yıldız isimlerden önce, doğru sistem sağlam sinirler ve doğru değişimler.