Transfer dönemleri geldiğinde milyon euroları, yıldız futbolcuları ve flaş imzaları konuşuyoruz. Oysa Türk futbolunun bugün en çok ihtiyaç duyduğu transfer ne dünyaca ünlü bir golcü, ne yaratıcı bir orta saha ne de kariyerli bir teknik direktördür.

Türk futbolunun en büyük transferi tesistir.

Çünkü futbol kulüplerinin gerçek itibarı kazandıkları kupalarla değil, yetiştirdikleri futbolcularla ölçülür. Futbolcu yetiştirmenin yolu ise modern altyapı tesislerinden geçer.

Ne yazık ki Türkiye'de modern altyapı tesislerine sahip kulüp sayısı oldukça az. Bu gerçek, Türk futbolunun neden yıllardır Avrupa'nın gerisinde kaldığını tek başına açıklamaya yetiyor. Bugün Altınordu, Trabzonspor, Fenerbahçe ve Galatasaray gibi kulüplerin ortak noktası; farklı ölçülerde de olsa altyapıya ve tesisleşmeye yatırım yapmalarıdır. Çünkü kalıcı başarı, günü kurtaran transferlerle değil; uzun vadeli planlama, sabır ve doğru yatırımlarla gelir.

Altınordu Başkanı Seyit Mehmet Özkan'ın tesislerin duvarına yazdırdığı "Sabır ikinci akıldır." sözü aslında futbolun en önemli gerçeğini anlatıyor. Futbolcu bir yılda yetişmez. Doğru antrenmanla, sağlıklı beslenmeyle, iyi eğitimle ve sabırla yetişir. Modern altyapı tesisleri sadece antrenman yapılan yerler değil; karakterin, disiplinin ve geleceğin inşa edildiği eğitim yuvalarıdır.

Geçtiğimiz sezon Trabzonspor U19 Takımı, UEFA Gençlik Ligi'nde Avrupa devlerini eleyerek finale yükseldi ve Barcelona karşısında Avrupa ikincisi oldu. Bu başarı, altyapıya yapılan yatırımın meyvesidir. Kulübün marka değerini yükseltmiş, akademisini Avrupa vitrinine taşımış ve genç oyuncularına önemli bir değer kazandırmıştır.

Bu sezonda ise, Göztepe U19 Takımı ise çok daha mütevazı imkânlarla Trabzonspor U19'u mağlup ederek önemli bir başarı elde etti.

İşte futbolun güzelliği budur...

Mucizeler yaşanabilir.

Ancak bir ülkenin futbol geleceği mucizelere bırakılamaz.

Bir maçı mucizeler kazandırabilir, ancak bir futbol ülkesini yalnızca doğru planlama, eğitim ve tesisleşme ayağa kaldırabilir. İşimizi tesadüflere değil, sağlam temellere bağlamak zorundayız.

Çağdaş bir altyapı tesisinin olmazsa olmazları; kaliteli antrenman sahaları, yemekhane, lojman, eğitim sınıfları, sağlık ve performans merkezleridir. Çünkü futbolcu sadece sahada değil; yaşadığı ortamda, aldığı eğitimle ve benimsediği kültürle yetişir.

Burada görev sadece kulüplere ait değildir.

Türkiye Futbol Federasyonu, altyapı tesisi yatırımlarını güçlü teşviklerle desteklemeli, tesisleşmeyi kulüp lisansının temel şartlarından biri hâline getirmeli ve oyuncu yetiştiren kulüpleri ödüllendirmelidir.

Yerel yönetimler ise kulüplere uygun alanlar üretmeli, ortak spor kompleksleri kurmalı ve altyapıyı bir maliyet değil, ülkenin sportif geleceğine yapılan yatırım olarak görmelidir.

Çünkü tesis yapmak sadece beton dökmek değildir.

Tesis yapmak umut inşa etmektir.

Karakter inşa etmektir.

Geleceği inşa etmektir.

Son söz...

Futbolda başarı tesadüf değildir.

Altyapıya, eğitime, tesise ve insana yatırım yapanlar geleceği kazanır.

Günü kurtarmayı hedefleyenler ise geleceği kaybeder.

Unutmayalım...

Ne verirseniz, onu alırsınız.

Çocuklara modern tesisler, doğru eğitim, sağlıklı yaşam alanları ve sabır verirseniz; karşılığında iyi futbolcular, iyi insanlar ve güçlü kulüpler kazanırsınız.

Çünkü Türk futbolunun geleceği, bir sonraki transferde değil; bugün temeli atılacak bir sonraki altyapı tesisindedir.