Dünyada ve ülkemizde olan bitenleri yazanlar çizenler var nasıl olsa.

Ukrayna, Ermenistan, Orta Doğu...

Yargıtay, Anayasa Mahkemesi, yeni Anayasa kumpası...

Ama gelin biz yerel seçimler öncesi kentimize bakalım:
Hangi partiler ittifak yapacaklar? Adaylar kimler olacak acaba?
Adayların vaatleri neler olabilir?
 
Örneğin hangi aday, "Kültürpark'ı kesinlikle koruyacağım, oluşturulma amacına uygun geliştireceğim..." diye yazılı teminat verebilir?

Yoksa Kültürpark'ı bugünkü itibarsızlaştırma, otopark olarak kullanma, pazar kurulması gibi politikaları uygulayacaklar arasında mı seçim yapacak kentliler.

Kültürpark'ın doğanın kente beklenmedik bir hediyesi olduğunu fark eden bir başkan adayı olabilir mi? Bu ekolojik vaha korunur mu? Hatta buranın artık ekolojik park olduğunu anlayan bir başkan...

Kültürpark'ın yönetimine İzmir halkıyla birlikte TMMOB, Tabip Odası, Baro, kentte en örgütlü ekoloji örgütünü katabilecek bir başkan adayı olabilir mi?

Elbette sermayenin kentteki yok etmek, sermayesine katmak istediği tek değerimiz Kültürpark'ımız değil.
Kemeraltı, Agora, Basmane ve çevreleri de hedeflerinde.

Sanayinin neden olduğu kirlilikler, ekolojik sorunlar...

Yaya hakları diye bir şey yok! Otopark sorunu, kentin mafyası tarafından çözülüyor...

Yüksek yapılar kanseri kenti soluksuz bırakıyorlar.

Başka kentlerin ve havzaların sularıyla idare edebiliyor İzmir. Kendi su varlıkları madencilerin ağır metallerine boğuluyor. Engel olan yok.

Hepsine değineceğim. Zamanı geldi. Yerel seçimler önümüzde.

Önyargısız, çıkarsız, inkâra gelmez şekilde yazılacak kentin yerelden çözülebilecek sorunları.