Suriye’de terör gruplarını yöneten ABD sürekli isim değişikliği ile toplumda algı kargaşaşı yaratıyor. Bunlardan biri de son şekli ile SDG, yani Suriye Demokratik Güçleri.

SDG’nin çoğunluğu ve yönetimi PKK/YPG’nin elinde. YPG de PKK gibi silahlı bir örgüt. YPG’nin açılımı şöyle; “Yekîneyên Parastina Gel”. Türkçesi “Halk Koruma Birlikleri”. Bu örgütlere Avrupa’daki devletlerin bir kısmının ve ABD’nin destek olduğu biliniyor. Türkiye Batı ile ittifakı içinde sabırla PKK/YPG/SDG’ye verilen desteklerin kesilmesine çalışıyor, fırsatını bulunca hamlesini yapıyor. Son dönemde Finlandiya ve İsveç'in YPG'ye destek verdiği iddiası üzerine, Türkiye Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya katılım aşamasında “veto” şartlarında birisi olarak bu desteğin kesilmesini istedi. Finlandiya ve İsveç “zaten yapmıyoruz” deseler de “destek vermeyecekleri” yaklaşımıyla Türkiye’nin Suriye planının yürümesine engel olmaktan çıktılar.

Devlet Bahçeli’nin 1 Ekim 2024’te TBMM’nin açılışında DEM Partililerin elini sıkması ile bir senaryo başladı. Bahçeli 22 Ekim’de Öcalan’a “umut hakkı” verilmesini yasal olarak istedi. Dört ay sonra Öcalan PKK’nın silah bırakmasını istedi. Üç ay sonra da 12 Mayıs 2025’te PKK kongre topladı, silah bırakma kararı aldı. Sembolik bir silah yakma töreni yapıldı. 5 Ağustos 2025’te TBMM’de Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kuruldu. Komisyon toplantı üzerine toplantı yaptı, DEM Parti de İmralı’ya gidip birçok kez Öcalan’la görüştü. Onun görüşünü mü, ellerine verilen notları mı medyaya ve siyasi partilere anlatıp durdular. 2025 Yılı sonunda komisyonun görevi sona erecekti ama uzattıkça uzattılar. Ocak 2026 derken Şubat 2026 sonunda dek komisyon çalışmaları uzatıldı.

Bu arada MHP’li Feti Yıldız komisyon umut hakkı konusunda mutabakat sağladık dedi. Ardından CHP’den tepki geldi.

PKK silah bıraktı mı? Hayır. YPG silah bıraktı mı hayır? SDG lideri Mazlum Abdi’nin (Öcalan’ın eski sekreteri) 10 Mart 2025’te Syriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara ile imzaladığı protokoldeki SDG kendini feshedecek ve Suriye Silahlı Kuvvetlerine entegre olacak kuralına uydu mu? Hayır.

SDG’yi feshetmemekte direnen Mazlum Abdi ile yeni yapılan bir düzenlemeye göre SDG tugayları (her tugayda 3 bin – 5 bin asker) bazı bölgelerde “görev” alacak. Bu demektir ki ileride Suriye’de yeni çatışmalar çıkabilir.

Yani PKK/ SDG/YPG silah bırakmasın ama sanki bunlar silahları bırakmış, terörden vazgeçmiş gibi kabul edilerek Türkiye’de gerekli saygıyı görmeleri isteniyor. Halkımız 50 bin kişiyi, bebek, kadın, öğretmen, mühendis, işçi ayırt etmeksizin katleden bir örgütü ve ele başını hoş görür mü, tabii ki hayır!

Üstelik 1 Ekim 2024’ten beri uygulanan tüm senaryolar ve sahneler Öcalan’a “umut hakkı” verilerek onu serbest bırakmanın altyapısı içindir. Başarılı oldular mı? Hayır!

MHP üzerine düşen görevi yapmakta kararlı. MHP'li Feti Yıldız kendisine sorulan "umut hakkı" üzerinde mutabakat olup olmadığı sorusuna "Uzlaştık uzlaştık" dedi.

CHP parti sözcüsü Murat Emir, Feti Yıldız’a yanıt verdi: “Hiçbir konuda tam uzlaşmadığımızı, her konuyu konuştuğumuzu ve partilerin birbirine yaklaştığını ama mutabakat olmadığını ısrarla söylüyorum" dedi ve ekledi “Komisyon çerçeve raporu hazırlanınca paylaşacağız”.

Murat Emir’in söylediği çerçeve ifadesi, uzlaşmayı değil konuşulan konuları anlatıyor herhalde. CHP’nin bu tutumu yerindedir.

Halkımızın umut hakkını vermediği bir katile yasal olarak umut hakkının verilemeyeceği açıktır.