Yarın yayınlanacak olan yazımı 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde yazmaya başladım. En az bir saattir sadece köşe yazıma başlık düşünüyorum. Yazacağım konuyla ilgili seçtiğim başlık ya 11. yargı paketiyle boşalan yerlere benim için yer rezervasyonu yaptıracak ya da topuğuma sıktıracak gibi durduğu için üzerine fazla düşündüm.

İnce eleyip sık dokusam da yolumun yine aynı sokağın başına çıktığını görünce incelen bizden değildir tadında, saçma bir özgüvenle kalemimin yüreğini kanatan yerden yazacağım.

İki hafta oldu mu hatırlamıyorum, bir beden eğitimi öğretmeni sanal kumara düşmüş, düşmekle kalmayıp dibini sıyırmış ve son bir umut video çekmiş. Çektiği videonun sosyal medyada hala çok fazla etkileşim alması bir tarafa ona benzer videolar yayılmaya başladı. Videonun asıl sebebini sansürleyip verdiği mesaja özellikle değinmek isterim. Ne kadar çıkmazda olduğunu anlatan Şafak Öğretmen, videonun sonunda Sedat Peker’den, ailesi için destek istiyor.

Videonun hepimizi derinden etkilemesini bir tarafa bırakıp, videoların toplumda yarattığı etki ve önümüzde beliren yeni çıkmazın kuyusuna düştüm çıkamıyorum. Ha gayret, bir umut, ya sabır diye kendimizi telkin edip ertesi güne hafif tebessümle başladığımız her günün sonunu, çıkmaz sokağın başında karşılıyoruz. Yine “günaydın” diyoruz yeni güne çıkmayan tüm sokaklara, olmayan ama sıfırdan yarattığımız tüm umutlara.

Sabırla ve inatla başladığımız günün ertesini beklemiyor yeni bir gündem ve çirkinliklerle ana rahminden bugün çıkıyor gibi sancı çekiyoruz…

GAYRIRESMİ SOSYAL DEVLET

Köşe yazımın başlığına benzer bir cümleyle akım başlatılmış. Başı sıkışan o cümle ile video çekiyor ve Sedat Peker’den destek istiyor. Abem ya, hiç kıyamaz yufka yüreği. Tüm yardım isteyen kişilere mutlaka yardım ediyor ve yardım talebi karşılanan kişiler sosyal medya hesaplarından teşekkür videoları paylaşıyor ardı ardına.

Ülkemiz açısından içler acısıdır. Ne sebeple olursa olsun maddi desteğe ya da hukuki yardıma ihtiyacı olan insanların ilk aklına gelen, tüm Avrupa ülkelerinin kıskandığı devletimizin bakanlıkları, vekilleri, belediye başkanlıkları değil, Sedat Peker oluyor. Ağlanacak halimize gülmeye bile takat bırakmadılar efenim.

DEVLET KAPALI, PEKER AÇIK

Sosyal medyada yardım amaçlı video çekenlerin birçoğunun, hiçbir bakanlığa destek amaçlı dilekçe yazmasına ya da başvuru yapmasına gerek yok. Çünkü yazılan hiçbir şikâyete çözüm bulmak bir tarafa, şikâyetin oluşması için gerekli zemini hazırlayan kurumlar, bireysel çözümleri sadece çok yakınlarına yapmakla yetiniyor.

Ülke yöneticileri yapısal şiddet, ekonomik şiddet, yoksullaştırma politikaları ve sosyal ölüm tehditleri ile bir toplumu dizayn ediyorsa sonucunu da planlamıştır diye düşünmeden edemiyor insan. Böyle düşünce de yakın zamanda bizi 2025 yılından daha zorlu bir yıl bekliyor gibi görünüyor.

HAZİNE BOŞ, PEKER DOLU

Düne kadar, tüm sosyal medya hesapları Türkiye için erişime engellenmiş bir mafya liderinin, çekilen destek videolarından sonra sosyal medya hesaplarına erişilir olması fazlaca manidar. Bir yılı bulmaz ‘parti kur oy verelim’ cümleleri havada uçuşur gibi görünüyor. Ne diyelim, sona geldik uzatmaları oynuyoruz gibi hissediyor insan. Bireysel istekler bir tarafa, toplumsal isteklerimizi yazıp ya da videoya alıp Sedat Peker’e iletmek gibi delirmelik yerlerden geçiyoruz. Sedat Abeeeee bize adalet, bize sağlık bize insanca yaşam, bize gerçekten yaşam hakkı diye niyet mektubunu havaya salıp lütfen yakalayan o olmasın diye dilek dileyesi geliyor insanın içinden.

Boşalan hazine, boşalan kasa, boşalan kurumlar, boşalan tüm her şeyin karşılığını doldurmaya çalışan Sedat Peker Bakanlığı ile yıllar içinde büyük bir sınavımız var gibi görünüyor. İnanları dinden soğutan parti dinsizleri imana getirip ‘hakkımızda hayırlısı‘ dedirtti. Hakkımızda hayırlısı…