Öyle bir ülke düşünelim ki gündeminde asla iyi bir şey olmasın. Hep bir kaos, kavga, hırsızlık, yolsuzluk, yoksulluk… Bitmek bilmeyen bu gündemden de uzaklaşmak mümkün olmasın. En çok da gençler etkilensin bundan. Okumayı seviyorsa kitap alamasın, çünkü kitap çok pahalı. Çalışmayı seviyorsa iş bulamasın, çünkü emek çok ucuz. Gezip tozmaktan, eğlenmekten bahsetmiyorum bile…

Adını trajikomediler ya da ironiler ülkesi koymayı düşündüğüm bu kara parçasında gençler, sadece sisteme ayak uydurup etliye sütlüye karışmadan okulunu okuyup o sistemin parçası bile olamıyor. Çünkü çoğu saçma eğitim politikaları yüzünden istediği bölümü okuyamıyor, okusa nitelikli eğitim alamıyor; hepsini yapsa istediği mesleği yapamıyor ya da hak ettiği ücreti alamıyor.

Her sokağın başına üniversite yapıldığı için alınan diplomaların değeri kalmamış, değerli olanlara sahip olmayı başarabilseniz bile iptal edilme ihtimali doğmuş. Bütün bu problemlerin arasında bir genç olarak gündemden uzaklaşma, kafayı dağıtma ihtiyacınız var ama bunu yapmanın yolları her gün yeni bir yöntemle kapatılmış. Nasıl ülke ama?

Geçtiğimiz hafta, dijital oyun pazarını ilgilendiren yeni bir kanun teklifinin TBMM’ye sunulacağı gündemdeydi. Bu düzenlemeyle birlikte yurt dışı kaynaklı oyun platformlarına temsilci zorunluluğu getirilecek. Temsilci atamayan platformlara ise kademeli olarak para cezası ve bant daraltma uygulanabilecek.

Bu haber gündeme düştüğünde bu oyunları oynayan gençler, oyun sektöründe çalışanlar; sosyal medya fenomenleri, yayıncılar büyük tepki gösterdi. Onların deyimi ile, “umudunu yitirmiş, mutsuz” gençlerin ülkenin siyasi gündeminden uzaklaşmalarını ve bir anlığına mutlu olmalarını engelleyecek bu düzenleme gerçekleşmesin diye "OyunumaDokunma" dediler. İmza kampanyası başlatıp bir haftada 200.000’in üzerinde imza topladılar.

Ana akım medyaya ve gençlerin tepkilerine bakıldığında bu düzenleme yeni gibi görünse de pek öyle değil. Zaten 2007’de yürürlüğe girmiş olan 5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun”da mevzuat değişikliğine giderek oyun platformlarının da o kapsama alınması sağlanacak.

Çok merak ettiğim için 5651 sayılı kanuna göz atayım dedim. En çok dikkatimi çeken “İçeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararları ile yerine getirilmesi” başlıklı 8. Madde oldu. Madde, belirli suçları oluşturduğu hususunda “yeterli şüphe” sebebi bulunan içeriklerin engellenmesinin önününü açıyor. Kimlere göre “yeterli şüphe” barındırması gerektiğini tartışmaya gerek yok sanırım.

İfade Özgürlüğü Derneği’nin raporuna göre 5651 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 2006’dan beri 1 milyonu aşkın site erişime engellendi. Aynı zamanda raporda Anayasa Mahkemesi’nin 2022’de 5651 sayılı internet yasasının 'milli güvenlik ve kamu düzenini koruma' amacı taşıyan 8/A maddesi ile 2023’te 'kişilik haklarını koruma' amacını içeren 9. maddesinin iptal edildiği de hatırlatılıyor. Tabii Anayasa Mahkemesi de kararlarının uygulanmasıyla ünlüdür, biliyoruz.

İşte meşhur yasa bu sevgili oyun severler. Bu ülkede işler böyle yürüyor. Sessiz sedasız meclisten geçirilen yasaların kapsamı elimizdeki avucumuzdaki her şeyi yutana dek genişletiliyor. Bu sefer de piyango size vurdu. “Kamu düzenini koruma” diyerek gençlerin oyunlarına, sanatçıların kılığına kıyafetine, muhalif gazetecilerin haberlerine, sosyal medya paylaşımlarına kadar dokunduruyorlar ellerindeki sopaları.

Ama ne hikmetse o kamu düzeni, siyasiler arabada pudra şekeriyle haşır neşir olurken, vakıflarda çocuklara taciz edilirken, binlerce suçlu tahliye edilirken, yolsuzluklar yapılırken bozulmuyor. Hangi kamunun düzeniyse artık?