2024 Mart yerel seçimlerinden CHP’nin birinci parti çıkması, iktidarda şok etkisi yaratmıştı. Baktılar ki, bunun rövanşını artık sandıkta alamayacaklar, heybeden turplar peşe çıkmaya başladı.

Önce mali ve finansal kıskaç başladı. Beklendi ki, parasız pulsuz kalan CHP’li belediyeler hizmet veremeyecek, maaş ödeyemeyecek, çalışanlar ve sendikalarla karsı karşıya gelecek ve doğacak kaostan ‘başarısız hizmet veremeyen belediye’ algısı çıkacaktı.

Bu, kısmen oldu, ama CHP’li belediler üzerindeki mali ve finansal kıskaç iktidarı kesmedi!.. Baktılar ki öyle böyle yine çalışıyorlar; hizmet veriyorlar; ‘o halde sorunu kökten çözelim’ deyip gözaltı, tutuklama operasyonları başladı. Başkanların tutsak alındığı kimi belediyelere kayyumlarla, transferlerle ve alavera dalavera Meclis seçimleriyle çöktüler.

Bir yıl önce İstanbul ile başlayan süreç, hız kesmeden sürüyor ve sürecek gibi görünüyor. Sadece İzmir’de operasyon beklenmiyor, İzmir zaten kurban verdi!..

Görünen o ki iktidar kazanamayacağı yaklaşan seçimler öncesi büyük bir saha temizliği yapıyor. Buradan medet umuyor.

Suçlumalar hep aynı, rüşvet, irtikap vs. Ve davaların görüldüğü yer de hep aynı. Hepsi İstanbul’da toplanıyor. İsnat edilen suçlar İstanbul sınırlarında değilmiş, kimin umurunda!..

Sanki İstanbul’da bir giyotin var, sanki infaz mangası görevlendirilmiş!..

Sözde AKP’li belediyeler hakkında da yolsuzluk soruşturması varmış…Hangisi gece yarısı operasyonu ile gözaltına alınıyor, hangisi tutuklu yargılanıyor? Kamuoyunda bilinen bir dava var mı? Yok.

Söz konusu CHP olunca itibarsızlaştırma, bel altı vurma, baştan suçlu ilan edercesine polis jandarma arasında gözaltı görüntülerini servis etme…Hepsi toplumda algı yaratmak baştan infazı yapmak.

Ama kamuoyunda bu dosyalara inanç kalmadığını söylemek mümkün. Aklı selim sahibi herkes bu yargısız infazları sorgular oldu!

O nedenle toplumda yargıya, adalete güven kalmadı.

İktidar için ‘iç düşman yaratmak’ çok önemlidir, toplumu ayrıştırmak, kavga etmek, ‘düşman var’ bahanesiyle kötü giden ekonomiyi maskelemek hep işlerine gelir. Bu anlamda DEM ve PKK hayli iş gördü. Ama şimdi kol kola gidiyorlar.

CHP, yeni iç düşman haline geldi. Hem düşman hukuku uygulama hem ablukaya alma hem güçsüzleştirme için ülkenin birinci partisini mükemmel hedef yaptılar.

CHP’ye yapılan saldırılar bir muhalefet partisinin kolay direneceği bir seviyeyi çoktan aştı. Evet Özgür Özel gerçekten büyük mücadele everiyor, insanüstü çabalıyor.

Yaşanan bunca hukuksuzluk karşısında diğer muhalefet partileri ne yapıyor?.. Dem, Öcalan’a özgürlük derdinde, diğerleri de ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ havasında… Yazıklar olsun!..

Bizim bildiğimiz, siyaset sandıkta, meydanlar, halkın içinde yapılır. Demokrasi budur!.. Artık ülkemizde iktidarın elindeki yargı sopasıyla yapılıyor.