Çocuk masalları genellikle içinde mesajlar barındır. Güzel olanları olduğu kadar maalesef kötüleri de mevcuttur.

Ama biz alt mesajı güzel bir örnekten bahsedelim. ‘Yüz yüz’den…

Adı ‘Yüz Yüz’ olan küçük bir karabalık ve dostları kırmızı balıklar kendi hallerinde oradan oraya yüzer dururlar. Bir gün devasa büyüklükte bir ton balığı aralarına dalar ve yutabildiği kadar balık yutar. Karabalık içlerinde en hızlı yüzendir ve kurtulur. Ama birçok arkadaşı maalesef kendini kurtaramaz. Artık korku içinde yüzmektedirler.

Bu böyle sürüp giderken bir gün karabalık arkadaşlarına ‘Bir araya gelerek dev bir balık gibi yüzelim. Okyanustaki en büyük balık gibi… Eğer böyle yaparsak ton balığı bizden korkar biz ondan değil’ der. Bu tüm balıkların hoşuna gider ve artık dev bir balık gibi hareket ederler. Karabalık da içlerindeki tek farklı renkteki balık olduğu için bu topluluğun gözü olur. Ve ton balığı bir daha onlara bulaşamaz.

Masal bu ya, birlikte hareket edilerek üstesinden gelinmeyecek engel, değişip, dönüştürülmeyecek statüko yoktur.

2019’u geride bırakırken geleceğe umutla bakmamızı sağlayan gelişmeler de yaşandı. Yerel seçimlerde muhalefetin zaferi her ne kadar kayyumlarla gölgelense de mevcut iktidarın 2015 Haziran’ından sonra yenilebileceğini görmüş olduk. Hem de ‘mümkün değil’ diye karamsar olanlar bile görmüş ve kabul etmiş oldu.

Şimdi yepyeni umutlarla yeni bir yıla giriyoruz. 2020 yılı masalların gerçekleştiği bir yıl olsun. Artık ton balıkları bizden korksun…

CHP SOSYAL MEDYA

31 Mart yerel seçimler süreci başladığından beri Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun kişisel sosyal medya hesaplarından paylaşılan videoların kalitesi ve içeriğinin dikkat çekiciliği her kesin malumu diye düşünüyorum. Yerel seçimlerde yayınlanan ve hemen herkesin diline dolanan ‘Mart’ın sonu bahar’ şarkısı ile hazırlanan videolar zaten harikaydı. Bu dönemde ise yayınlanan son iki video tek kelime ile muhteşemdi. ‘Türkiye yönetilmiyor, Türkiye savruluyor’ ve ‘Siyaset rant için yapılmaz’ başlıklı videolar oldukça dikkat çekiciydi. Videolarda anlatılanlara sebebiyet verenleri kınarken, videoları hazırlayanları da tebrik etmek lazım…

GAZİEMİR’DE YAŞANANLAR

Geçtiğimiz günlerde 20 Aralık’ta Gaziemir Belediye’sinde görev yapan iki basın mensubu, Belediye-İş Sendikasının yöneticileri ve üyeleri tarafından saldırıya uğradı. Saldırıda arkadaşımız Emre Döker’in kolu üç yerden kırıldı. Arbedede yere düştükten sonra eliyle destek alarak kalkmak isterken atılan tekme sonrası kırıldı kolu. Hatta kırıldığını dile getirdikten sonra ‘kırılmamıştır’ denilerek tekrar tekmelendiğini öğrenince başımdan aşağıya kaynar sular döküldü.

Saldırının sebebi ise Gaziemir Belediyesi’ndeki yetki kaybı. Ama en acısı sendikanın genel merkezinden yapılan yazılı bir açıklama: ‘Eşkıya arıyorsanız dönüp aynaya bakın’ başlıklı bir açıklama… İçler acısı… Hem sayıca senden az olanlara saldır hem de karşı tarafı eşkıya ilan et. Saldırıyı gerçekleştiren üyelerini ve yöneticilerini kınama, sendikal kavgaya dönüştürerek içeriği tamamen ajitasyon olan bir bildiri yayınla. Pes…