Türkiye Futbolcu Aileleri Derneği, yani FASDER; futbolcu çocukların ve onların ailelerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek, aileleri bilinçlendirmek, dayanışmayı güçlendirmek ve genç sporcuların futbol yolculuğunda yalnız kalmamasını sağlamak amacıyla kurulmuş bir sivil toplum kuruluşudur.

FASDER, çocuklarını futbolun zorlu ve belirsiz dünyasına emanet eden ailelerin sesini duyurmak için vardır. Çünkü bir futbolcunun yetişme sürecinde yalnızca kulüplerin, antrenörlerin ve yöneticilerin değil, ailelerin de büyük bir emeği bulunur.

Bu dernek, futbolcu ailelerinin karşılaşabileceği sorunlara birlikte çözüm aramak, deneyimleri paylaşmak, doğru bilgiye erişimi kolaylaştırmak ve ihtiyaç sahibi ailelerle destek sunabilecek kişi ve kurumlar arasında köprü kurmak amacıyla ortaya çıkmıştır.

Türk futbolunda herkesin gözü sahadadır.

Gol atan oyuncu, maç kazandıran kaleci, gelecek vadeden genç yetenek konuşulur. Kulüplerin altyapıları, tesisleri, antrenörleri ve oyuncu yetiştirme sistemleri tartışılır.

Ama çoğu zaman çok önemli bir taraf unutulur:

O çocuğun arkasındaki aile…

Bir futbolcunun hikâyesi, sahaya çıktığı gün başlamaz. Bazen yıllar öncesinden başlar.

Sabahın erken saatlerinde çocuğunu antrenmana götüren anne-baba vardır. İşinden izin alan, kilometrelerce yol giden, ulaşım masrafını karşılayan, forma ve ekipman alan, turnuva masraflarını üstlenen, gerektiğinde kendi ihtiyaçlarından vazgeçen aileler vardır.

Çocuğu kazandığında sevinen, kaybettiğinde onunla birlikte üzülen…

Sakatlandığında başında bekleyen, elendiğinde teselli eden…

Kısacası çocuğunun futbol hayaline ortak olan aileler vardır.

Peki bu ailelerin yaşadığı sıkıntıları kim görüyor?

Sistem kulübü koruyor, peki aileyi kim koruyacak?

Bugün futbolcu yetiştiren kulüpleri korumaya yönelik bir sistem oluşturulmuş durumda.

Kulüplerin hakları, yetiştirici kulüplerin emeği, oyuncuların lisansları ve sportif süreçler için çeşitli düzenlemeler var.

Bunların elbette olması gerekiyor.

Çünkü bir futbolcunun yetişmesi için kulüplerin verdiği emek çok değerli.

Ancak burada sormamız gereken başka bir soru daha var:

Çocuklarını bu sistemin çarkına emanet eden aileleri kim koruyacak?

Çocuğunun futbolcu olabileceğine inanarak yıllarca emek veren bir anne-baba, hangi sorunla karşılaşacağını nereden bilecek?

Hangi konuda kime başvuracağını bilecek mi?

Çocuğunun eğitimini, spor hayatını ve geleceğini birlikte nasıl planlayacağını biliyor mu?

Bir kulüple yaşadığı sorun karşısında kendisini nasıl ifade edeceğini biliyor mu?

Ekonomik imkânları sınırlıysa, yetenekli çocuğunun futbol hayatının yarıda kalmaması için yanında kim olacak?

İşte asıl mesele burada başlıyor.

FASDER neden önemli?

Türkiye Futbolcu Aileleri Derneği, tam da bu ihtiyaçtan doğan çok kıymetli bir yapı.

Çocuk yetiştiren, sporcu yetiştiren; futbolun içinden gelen ve bu mücadelenin ne kadar zor olduğunu bilen Gülçin Şen ve onun gibi düşünen insanların, herhangi bir maddi beklenti gözetmeden ortaya koyduğu yürekli bir çabanın ürünü.

Bir annenin, bir sporcunun ve bir ailenin yaşadığı sorunlardan yola çıkarak, başka aileler aynı sıkıntıları yaşamasın diye kurulmuş bir dayanışma anlayışı…

Bence FASDER'i değerli yapan en önemli nokta da tam olarak bu.

Kuruluşunda kazanç değil, dayanışma var.

Derneğin amacı futbolcu ailelerini bir araya getirmek, onların sesini duyurmak ve ihtiyaç duydukları konularda destek olmak. Ailelerin deneyimlerini paylaşabilmeleri, çocuklarının spor ve eğitim hayatında daha bilinçli hareket edebilmeleri için eğitimler, söyleşiler, sosyal projeler ve etkinlikler düzenlemek de hedefler arasında.

Daha da önemlisi, ekonomik imkânları kısıtlı çocukların spora erişimine katkı sağlamak…

Çünkü gerçekten de yetenek her yerde var; fakat o yeteneğe fırsat sunmak her zaman mümkün olmuyor.

Biz ailelere ne sağlayabiliriz?

Aslında cevap çok açık:

Öncelikle yalnız olmadıklarını hissettirebiliriz.

Bir aile sorun yaşadığında yanında durabiliriz.

Bilgi sağlayabiliriz.

Doğru yönlendirebiliriz.

Deneyimlerimizi paylaşabiliriz.

Çocukların spor hayatıyla eğitim hayatını birlikte düşünmelerine yardımcı olabiliriz.

İhtiyaç sahibi ailelerle imkân sahibi kişi ve kurumlar arasında köprü olabiliriz.

Belediyeler, kulüpler, federasyonlar, üniversiteler ve diğer sivil toplum kuruluşlarıyla iş birlikleri kurarak genç sporculara ve ailelerine fayda sağlayacak projeler geliştirebiliriz.

Bazen bir çocuğun ihtiyacı çok büyük bir şey değildir.

Bir çift krampon…

Bir forma…

Bir ulaşım desteği…

Bir eğitim fırsatı…

Ya da sadece zor bir gününde ailesinin yanında olduğunu hissettirecek bir el.

Bunların her biri, bir çocuğun futboldan kopmasını engelleyebilir.

Futbol yalnızca 90 dakika değildir

Bunu özellikle futbolun içerisinde olan insanların çok iyi bilmesi gerekir.

Bir çocuk sahaya çıkarken arkasında yalnızca bir kulüp yoktur.

Bir aile vardır.

Ve o aile, çoğu zaman çocuğunun futbol yolculuğunun görünmeyen finansörü, psikolojik destekçisi, ulaşım sorumlusu, danışmanı ve en büyük taraftarıdır.

Bu nedenle futbolcu ailesini sistemin dışında bırakmak, futbolun önemli bir parçasını görmezden gelmek demektir.

FASDER'in ortaya koyduğu anlayış ise tam tersine, aileyi futbolun doğal paydaşlarından biri olarak görüyor.

Bu yüzden bu yapı sadece bir dernek değildir.

Bir dayanışma ağıdır.

Sorun yaşayan aileyi dinleyen, çözüm arayan, deneyimleri bir araya getiren ve genç sporcuların önündeki engelleri azaltmaya çalışan bir yapı…

Derneğin kendi ifadesiyle amaç, yalnızca bir dernek kurmak değil; futbolcu ailelerinin yanında olan, sorunlarını dinleyen, çözüm üreten ve sporun toplumsal gücünü kullanarak fayda sağlayan güçlü bir dayanışma ağı oluşturmaktır.

Çünkü bir çocuğu yetiştirmek sadece kulübün görevi değildir.

O çocuğun arkasında bir aile vardır.

Ve o aile de desteği, bilgiyi, dayanışmayı ve gerektiğinde korunmayı hak eder.

Türk futbolunun geleceğini gerçekten konuşacaksak yalnızca “Nasıl daha iyi futbolcu yetiştiririz?” sorusunu sormamalıyız.

Bir başka soruyu da cesaretle sormalıyız:

“Bu futbolcuları yetiştirirken onların ailelerini nasıl daha güçlü hale getiririz?”

İşte FASDER'in kuruluş amacı, bence tam olarak bu sorunun cevabını arıyor.

Ve bu nedenle FASDER'e yalnızca futbolcu ailelerinin kurduğu bir dernek olarak değil, Türk futbolunun insan tarafını güçlendirecek önemli bir dayanışma hareketi olarak bakmak gerekiyor.

Çünkü futbolun geleceği yalnızca sahada yetişmez.

Evlerde yetişir.

Ve o evlerin kapısını çalan, ailelerin yanında duran, çocukların hayallerine sahip çıkan her iyi niyetli dayanışma; Türk futbolunun geleceğine yapılmış gerçek bir yatırımdır.

FASDER'e destek verelim, onun değerli amacına ortak olalım ve FASDER bilincini ulaşabildiğimiz her yere taşıyalım. Çünkü aile; ulusal, kalıtımsal ve toplumun atom çekirdeğidir. Bu çekirdeği korumak, toplumu korumak; toplumu korumak ise ulusal bilincimizi ve geleceğimizi korumaktır. Gelin, futbolcu çocuklarımızın ve ailelerinin yanında birlikte duralım; dayanışmayı büyütelim, farkındalığı yayalım ve daha güçlü bir toplumun temellerini hep birlikte atalım.