30.09.2022, 10:25

İsyan etmenin dayanılmaz ağırlığı

Yılın çok konuşulacak filmlerinden biri Athena olabilir. Geçen hafta Netflix’te yayına girdi, biraz da şaşırtıcı biçimde... Çünkü Netflix kapitalizmin ve düzenin güçlü eğlence aygıtlarından biri olan bir dijital platform sonuçta ve Athena da ana akım ticari sinema kalıplarının, dolayısıyla genel seyircinin film alışkanlıklarının dışında, şu ya da bu biçimde politik sinemaya dâhil edilebilecek bir örnek. Tabii bu konu tartışmalı aslında. Filmin ideolojik söylemini doğru bulmayan, isyan ve öfke hikâyelerinin estetize edilmesini büyük sermayenin ekmeğine yağ sürmekle bir tutan görüşler de var. Bu eleştiriler uzun uzun incelenebilir ve haklılık payı da yok denemez ama film bittiğinde seyircinin zihninde, içinde bulunduğumuz toplumsal düzene dair sorular, sorgulamalar beliriyor mutlaka ve bu da bazen bir filmin yaratması gereken en önemli etki bana kalırsa.



SAYFANIN TAMAMINA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ



BU DÜZENİN ÖYKÜSÜ

Athena seyirciyi kıskıvrak yakalayan bir kamera çalışmasının da yardımıyla çok hızlı başlayan bir film. Fransa’nın büyük şehirlerinden birinde, muhtemelen Paris’te, birkaç polis Idir adlı bir çocuğu vuruyor. Adalet arayışının öfkelendirdiği gençler çocuğun abilerinin önderliğinde bir ayaklanma başlatıyor. İlk sahne öylesine ani ve çarpıcı ki böyle bir eylemin yarattığı kargaşa nefesimizi kesiyor. Çocuğun büyük ağabeyi Abdel ordu için çalışan bir görevli. Basın açıklaması sırasında sakin, metanetli olunmasını isterken kardeşi Karim’in yönettiği bir grup genç karakola saldırıyor. Kısacık bir anda yaşanan kaosta silah ve mühimmat çalıp yaşadıkları bölgeye, Athena toplu konutlarına geçiyorlar. Filmin bundan sonrası bu konutlarda yaşanan direnişe odaklanıyor.  Bir yandan polisin durumu kontrol altına alma çabasını ve meydana gelen çatışmaları izlerken diğer yandan kardeşler arasındaki gerilime bakıyoruz. Bir üçüncü kardeş daha var, Muhtar; suça bulaşmış, kokain ve silah ticareti yapıyor, varoşlara sinmiş suç çeteleriyle teması var. Bu isyan hareketi onun işlerini bozduğu için olaylara karışmak istemiyor. Abdel’in niyeti ise işler çığırından çıkmadan tansiyonu düşürmek ve Athena isyancılarını direnişlerinden vazgeçirmek. Fakat bu hiç de kolay değil. Karim’in öfkesinin boyutları sınırsız ve cenaze evinde başlayan gerginlik giderek yükseliyor, polisin orantısız güçle karşılık verme çabası ve ülke geneline yayılan isyan dalgası beklenmedik gelişmelere neden oluyor.

ADALET, ÖFKE VE İSYAN

Athena’yı özetlemek için adalet, öfke ve isyan sözcükleri iyi bir başlangıç noktası olabilir. Ama filmin ruhuyla ilgili derinlerde yatan düşünceler daha başka bir söylem üretiyor. Her şeyden önce düzen güçlerinin uyguladığı politikaların, ötekileştirilmiş topluluklar üzerindeki baskının biraz örtük biçimde eleştirildiğini görüyoruz. Son yıllarda pek çok ülkede yaşanan isyan hareketlerinin büyük kısmında sağcı hükümetlerin gerici uygulamalarının körüklediği toplumsal çalkantılar var. Odakta da etnik ayrışmayı, gelir dağılımındaki eşitsizliği, düzenin paraya tapan ve insan ayırt eden ikiyüzlü ahlâk anlayışını görüyoruz. Athena tam da böyle bir direniş dönemine oturan öyküsüyle ezilenlerin safında duran bir yapı kuruyor. Bu yönüyle bana üç yıl önce izlediğimiz Sefiller’i (Les Miserables) anımsattı. Sonra baktım ki filmin senaryo ve yapım sürecinde Sefiller’in yönetmeni Ladj Ly de var. Yönetmen Romain Gavras ise politik filmleriyle bilinen, bir dönemin efsane yönetmeni Costa Gavras’ın oğlu. Gerçi şaşırtıcı biçimde oğul Gavras’ın kapitalizmin büyük oyuncuları Yves Saint Loren, Adidas gibi markalar için çektiği kısa videolar var ve bunlar elbette ticari bir düzenin oyuncaklı işleri olarak düşünülebilir ama belli ki yönetmen toplumsal hareketlere merak duyuyor. Önceki iki filminde bunun nüveleri görünüyordu. E, babadan oğula geçen bir sinema duygusu da mevcut. Yani bu unsurlardan iyi bir film çıkması beklenir.

KUSURSUZ BİR TEKNİK

Gerçekten de Athena’nın sinema tekniği üst düzeyde. Filmi bu noktadan hareketle eleştirmek de mümkün. Çünkü biçim, filmin yer yer önüne geçiyor. Romain Gavras’ın derdi sanki böyle bir hikâye anlatırken sinemasal bir gövde gösterisi yapmak gibi görünebilir. Girişte karakola yapılan baskın sahnesi, yaklaşık on dakika süren kesintisiz bir çekimle verilmiş ve tek kelimeyle nefes kesici. Üstelik kamera birkaç kez araç değiştiriyor ve oyuncuları takip ederken kâh polis minibüsünün içine giriyor kâh bir ‘drone’a bağlanıp yükseliyor. İçinde Molotof kokteylinin ve epey kargaşanın olduğu böylesine yoğun trafikli bir sahneyi tek planda çekmek büyük cesaret ve maharet gerektiriyor. Sinemaya teknik açıdan bakan seyirciler için çok değerli bu sahneden sonra anlatıma sinen kabına sığmaz öfke devam ediyor, sıkışık kadrajlarda, dar koridorlarda ana karakterleri takip eden kamera film boyunca bir toplumsal olayın yarattığı çılgınlık ve paniği epey başarılı aktarıyor. Fakat finale doğru ritmin düştüğünü, zaman zaman inandırıcılıkla ilgili de sorunlar olduğunu düşünüyorum. Bunda bence en temel etken filmin asıl derdinin ne olduğu. Her şeyden önce toplumsal düzeni kuranlara karşı bir direniş gününü anlatıyor film. Sisteme başkaldırmanın kıvılcımı, öfkesi ve gücüne bakıyoruz. Fakat yüzeyde görüldüğü gibi düzen güçlerinin yarattığı adaletsiz toplumda, çıkışsızlığın sebep olduğu direniş kültürüne getirilen bir eleştiri de var. Final sahnesinde bu olaylara neden olan ölümün aşırı sağcı bir grubun manipülatif eylemi olduğunu anlıyoruz. Yani onca galeyan, örgütlü direniş ve biriken öfke boşa çıkıyor.

Bu noktada filmin finali etnik olarak karmaşık coğrafyaların temel sorunlarından birini hatırlatıyor kuşkusuz. Akademik camiada toplum mühendisliği denen bir olayın, büyük ve derin güçler tarafından dünya tarihinin pek çok noktasında harekete geçirildiğine ve kitlelerin provokatif olaylarla yönlendirildiğine çokça tanık olduk. Bu bizim gibi sorunlu coğrafyalar için özellikle geçerli bir durum. Cumhuriyet tarihinin çalkantılı dönemlerinde içinden çıkılmayan çatışmaların, kaotik ortamın sorumluları hakkında fikirler yürütülebilir. Elbette siyasi gerilimlerin tabanda yarattığı huzursuzluk kimi zaman kendiliğinden gelişen devrimsel hareketler de yaratıyor fakat iktidarla halkın karşı karşıya kaldığı durumlarda yaşanan bilgi kirliliği, o karmaşada verilen hükümlerin bulanıklaşması hemen daima  insanların yaşamlarına mal oluyor. Sonra da devlet adına hamaset içeren söylemler peşi sıra geliyor. Athena da siyasi konudaki fikrini bu noktaya vardırıyor diyebiliriz. Final sahnesi, karmaşık iç siyasetlerle ve devlet içi örgütlerle yönetilen bir dünyada isyan duygularının haklı ve geçerli olmasının hiç de kolay olmadığının altını çiziyor. Bu olumsuz final bir durum tespiti gibi veriliyor aslında ve son dönemin isyan dalgasının adaletli ve huzur içinde bir dünya kurmak için yeterli olmadığını vurguluyor. Film geriye kalanı seyircilere bırakıyor, daha iyi bir yaşam için nasıl mücadele edeceğine karar vermesi gereken bizleriz sonuçta.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner240
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner237
banner241
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 15 27
3. Rizespor 15 26
4. Pendikspor 15 26
5. Keçiörengücü 15 26
6. Bodrumspor 15 25
7. Boluspor 15 25
8. Manisa FK 15 24
9. Bandırmaspor 15 24
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 15 21
12. Adanaspor 15 18
13. Göztepe 14 18
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Anket Tümü
Olası bir erken seçimde veya 2023'te Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?