Gelişmeler şöyle oldu; AKP İktidarından kurtulmak için güçlü bir muhalefet partisinin olmasını isteyenler Özgür Özel’in dinamik yapısına destek verdi. İki buçuk yıl CHP genel başkanlığını yapan Özgür Özel bir yandan CHP’de de il, ilçe başkan ve yöneticilerini, belediye başkan ve belediye meclisini, büyükşehirlerin meclislerini oluşturdu (oluşturttu).
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi 21 Mayıs 2026’da Mutlak Butlan kararı ile Kemal Kılıçdaroğlu göreve döndürdü. Özgür Özel ise CHP’den ayrılan 91 milletvekili ile hemen, yani 2 ay içinde, 24 Temmuz 2026’da Yeni Parti’yi kurdu.
Yeni Parti seçime katılmak için gereken il, ilçe örgütlenmelerini hemen tamamladı. İlçe, il kongreleri ile büyük kurultayı toplama yolunda hızla ilerliyor. Partiye destek olmak için belediye başkanları, belediye meclis üyeleri Yeni Partiye geçiyor. CHP’den istifa eden 790 bin üye muhtemelen Yeni Partiye kaydoldu. Yeni Parti TBMM’de ana muhalefet partisi konumunda.
Eğer plan Yeni Partini kuruluşu ise bugün gerçekleşmiş durumda. Diğer plan CHP’yi parçalamak, bitirmek ise bu konuda da epey yol alındı. Milletvekillerinin, belediye başkanlarının ve meclis üyelerinin çoğunluğu Yeni Parti’ye geçti.
Özgür Özel ve ekibinin CHP’nin neredeyse tüm örgütlerinde yaptığı atamalarla yeniden oluşturduğu il ve kurultay delege yapısı CHP içinde büyük operasyon yaptı. Özgür Özel yanlısı atamalar Yen Parti ilçe ve il oluşumuna da büyük katkı yaptı. CHP açısından bakarsak kamuoyunda CHP yönetimi için “atanmış, iktidar değneği, mutlak butlancı” tanımı, Kemal Kılıçdaroğlu için “hain, satılmış, RTE yandaşı” gibi sloganlarla partinin tabanını etkilediler. Zaten bir dönem de parti tüzüğünü yok sayıp “gelen kaydolsun” diye yüzbinlerce kişiyi partiye kaydettirmişlerdi.
CHP’nin siyasetten ve tarihten silinmesi aynı zamanda Kurtuluş Savaşının öncesine gitmek isteyen DEM Parti ve Öcalan söylemlerinin de gerçekleşmesi anlamına geliyordu.
CHP’den ilk istifa eden Cemil Tugay’dı, bağımsız kaldı. Son olarak da bağımsız kalacağını söyleyerek Mansur Yavaş 23 Eylül 2026’da CHP üyeliğinden istifa etti. Özgür Özel onu hemen aradı, başarılar diledi. “Birinci sorumluluğu Ankara’ya karşıdır” dedi.
Mansur Yavaş’ın istifa ederken şöyle bir ifade kullanmıştı; “İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir. Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum. Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur. “
Kemal Kılıçdaroğlu bu ifadeyi alarak “aynen katılıyoruz” diye paylaştı.
Plan hangi yönde işliyor acaba?
Bir soru daha soralım: 13 Nisan 2026’da Recep Tayyip Erdoğan Özgür Özel’i eleştirirken “Türk demokrasisinin inşallah önümüzdeki dönemde hak ettiği olgunlukta, kalitede ve vizyonda bir ana muhalefete kavuşacağına inanıyoruz” demişti. Erdoğan’ın inandığı ana muhalefet partisi mutlak butlan kararından sonra CHP’yi “yakıp yıkan”, üyesini, başkanını, milletvekilini alıp Yeni Parti kuruluşuna mı gönderme yapıyordu acaba?
Mansur Yavaş son iki ayın haber merkezi gibiydi. İstifa edecek, CHP’de kalacak, Yeni Parti’ye geçecek türünden haberlerle CHP haberlerinin önüne geçirdiler. Sonunda Yavaş istifa etti. Bundan sonra ne olacağı belli. Yeni Parti İmamoğlu’ndan icazet bekleyecek, diğer ulusalcı ve muhafazakâr partiler önceki anlaşmalarını gözden geçirecekler. AKP bir iki operasyonla birkaç Ankara belediye çalışanını gözaltına alırsa, Mansur Yavaş’ın siyasi etkisi yokuş aşağı gidecek.
Siyaset acımasız. Mansur Yavaş’a neden teşekkür ettiğimizi de açıklayalım. Türkiye’de CHP’nin alternatifi yok. CHP var oldukça Atatürk’ün sesi olacaktır. CHP özüne dönerse Türkiye’de demokrasi güçlenir.