Türkiye son günlerde iki ekonomik konu üzerinde yoğunlaştı. Herkesi yakından ilgilendiren asgari ücrete yapılacak zam oranı ve EYT sorunu. Her iki konuda hükümetten yapılacak açıklamalar büyük ilgi ve dikkatle takip ediliyor. Enflasyonun yarattığı geçim sıkıntısı asgari ücrete yapılacak zammı daha da önemli kılıyor. TÜRK-İŞ'in açıkladığı rakamlara göre 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 7 bin 786 lira. Doğal olarak yeni belirlenecek asgari ücretin açlık sınırının üstünde olması gerekiyor. Asgari Ücreti Belirleme Komisyonu'nda büyük role sahip Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı konuyla ilgili kamuoyu anketi yaptırıyor. Farklı kesimlere asgari ücret beklentileri soruluyor. İşçilerin beklentileri 7 bin 500 liranın üzerinde. İşverenler 7 bin lira verelim diyor. Genel kamuoyu 7 bin 845 lira olsun istiyor. Olayın asıl muhatabı asgari ücretle çalışanlar, 7 bin 638 liralık bir rakam telaffuz ediyor. İşçi sendikaları ve siyasi partilerden rakamı 10 bin lira ve üstü olarak teklif edenler de var. Burada ekonomi gerçekleri ile Türkiye gerçekleri arasında mantıklı bir rakam üzerinde karar kılacakları anlaşılır bir durum. Yakın zamanda bir seçim olması durumu çalışanlar lehine çeviriyor. Ama ben olayın farklı bir boyutunu dikkat çekmek istiyorum. Asgari ücret iş barışı ve toplum barışı için çok önemli bir faktör.

ARTIŞ İŞ BARIŞI İÇİN ÖNEMLİ!

Bu konuda İZSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Küçükkurt'un önemli bir açıklaması oldu. Değerli başkanımız, ücret zammına toplumsal bakış açısıyla değerlendirdi. Söylediklerinin tamamına ben de katılıyorum. İşte o açıklamaları: "Asgari ücretle çalışan vatandaşlarımızın yüksek enflasyon nedeniyle kaybolan alım gücünü korumamız gerekiyor, enflasyon oranının üstünde bir asgari ücret artışı yapılmalı. Sağlıklı, güçlü ve verimli üretim ortamı için iş barışı gerekiyor. İşçiler ile işverenlerin uyumu, üretim verimliliğine doğrudan etki eden bir unsur. Bu iş barışını korumak son derece önemli ve enflasyon karşısında çalışanların yaşam standartlarının korunması gerekiyor."

Son cümle: "Emek en yüce değerdir. Üreten işçinin hakkını alması kadar doğal bir durum olamaz."