İki sosyal medya paylaşımını aktarmak için sizi biriyle tanıştırmak istiyorum.

Artvin’de doğdu, İstanbul’da büyüdü. 18 yaşından sonra 9 Eylül Üniversitesi’ni kazanarak İzmir’e geldi. Şimdi 35 yaşında.

15 yıl önce İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde stajyer olarak başladı.

Taşeron firmadan sonra, İZENERJİ’ye geçti; sonra sözleşmeli memur, sonra da memur oldu.

Taşeronken sendikası yoktu, sendikalaşma mücadelesinin parçası oldu; hayatı bu mücadele içerisinde öğrendi. 2011’te 3 bin kişi ile beraber İZENERJİ’ye geçip, DİSK’e bağlı Genel İş Sendikası’nda örgütlendiler. Memur olunca ise, kamu emekçileri mücadelesinin her kademesinde görev aldı. İşyeri temsilciliği de yaptı, şube yöneticiliği de…

Emek ve demokrasi mücadelesinin her aşamasında sorumluluk üstlendi. Yalpalamadı, ‘mış’ gibi yapmadı. En geniş çevrelerle, en güçlü mücadeleyi yürütmenin kaygısını taşıdı hep.

Yöneticisi olduğu Tüm Bel Sen’in İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde yetkiyi almasında da önemli bir pay sahibi…

Sendikal mücadeleyi yakından takip edenler kendisini tanır zaten. Birkan Acar’dan bahsediyorum.

Birkan’ın bir diğer özelliği de genç bir sendikacı olarak sosyal medyayı iyi kullanması. Ben de özellikle o mecradan da takip ediyorum.

Şimdi dikkatimi çeken o iki paylaşıma geleyim.

Biri Türkiye’nin en çok satan, internetin tüm mecralarının da en güçlü gazetesi olan Sözcü gazetesinin 1 Ekim tarihli haber paylaşımı. ‘Haftada 2 kere kırmızı et yerseniz ne olur?’ diye soruyor.

Diğeri Birkan Acar’ın paylaşımı. ‘Eve haciz gelir’  diye cevaplıyor.

2 milyon takipçili Sözcü'nün sorusunu 43 kişi beğenmiş.

5 bin takipçili Birkan’ın cevabını ise yaklaşık 30 bin…

İnsanı bir gülme alıyor(!)

Gerçek böyle bir şey işte!

Gerçeğin gücü, politikacıların yalanlarını aştığı gibi, internetin rakamlarını da tarumar ediyor.

Haber merkezimizden 1-2 genç arkadaşımızla da konuştum. Gazetecilik doğru soru, doğru cevap işidir. Politik bir iştir. Gerçek bir tane ise, gazetecilik taraf olmayı gerektiriyor. Dünyadaki her şey taraf olmayı gerektiriyor.

***

Eve ekmek götüremediği için bıyıklarından utanan babalar var memlekette.

Atanamadığı için intihar eden gençler var.

Milyonlar var açlık sınırının altındaki asgari ücretle evini geçindirmeye, çocuklarını büyütmeye çalışan…

***

Birkan diyorum, 35 yaşında, yolun yarısında. Ömrünün yarısını insana yakışır bir yaşam mücadelesi içerisinde geçirmiş, öyle de devam ediyor.

Ne de güzel yapıyor.