Onun gibisi kolay gelmiyor! Uğur Mumcu bugün aramızda (ve özgür) olsaydı YouTube’da fırtına gibi eser, izlenme rekorları kırardı.

Onunla panellere çıkmış, özel televizyonun yeni başladığı dönemde katıldığı bir televizyon programını yönetmiş bir meslektaşı ve arkadaşı olarak, haince öldürülmesinin 33. yıldönümünde aklıma geldi.

Günümüzün en gözde yorum platformu haline gelen YouTube’da “yıldız” olması için gereken her şey vardı onda: Zeka, cesaret, Türkçeye hakimiyet, mizah, bellek, polemik, bilgi, fikir …

Bu son ikisi, bilgi ve fikir, onun en çok anılan cümlesinin ana direklerini oluşturmuştur:

“Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz!”

FİKİR DEĞİL ZİKİR

Heyhat! Bilgi sahibi olmadan fikir savunanları her gün başta televizyonlar her yerde görüyoruz.

Her konuda ahkam kesen bir grup keskin dilli konuşmacı program program dolaşarak adeta cehalet gösterisi yapmakta.

Onlar için önemli olan, bilgiye dayanan fikir değil, inanca ve kazanca dayanan zikir! Hep aynı şeyleri, topluca ve yüksek sesle tekrar edip duruyorlar. Tatmin oluyorlar!

Bunlardan bazılarının YouTube siteleri de vardır.

Ben bu türden programları, ele alınan konuyu değil konuşmacının kendisini tanımak açısından yararlı bulurum. Sorarım: “Ne türden kompleksler bu insanlara kendilerini böyle ısrarla rezil etme cesaretini verir?”

Yanıtını psikoloji kitaplarında aramak gerekir.

ARAŞTIRMACI GAZETECİ

İkinci anlam düzeyi, gazetecilik mesleğiyle ilgilidir. Gazeteci boş konuşmaz, bir fikir açıklayabilmesi için sağlam bilgilere ve belgelere ihtiyacı vardır.

Ulaştığı olgular ve bulgular kendi ideolojik bakışına ters düşse bile onları görmezden gelemez. Üstlendiği kamu görevinin --gazeteciliğin -- demokrasi içindeki vazgeçilmez işlevi bunu zorunlu kılar.

Mumcu’nun damgasını vurduğu araştırmacı gazeteciliğin çıkış noktası bu işlevdir. Demokrasi doğru bilgilenmiş yurttaşlara ihtiyaç duyar. Araştırma ve doğrulama bu yüzden zorunludur.

Bazıları diyorlar ki, araştırma olmayan haber olur mu? Olur. Çoktur. Asparagası olur, safsatası olur, yalanı olur. Eksiği olur. Araştırarak bunları açıklamak da gazetecinin işidir.

SORUŞTURMACI MUHABİR

Olgular denizine dalarak asıl gerçeği bulmaya çalışmak, araştırmacı gazeteciyi “soruşturmacı” gazeteciliğe yönlendirir. Dünyanın her yerinde bu tür habercilerin yıldızı parlar, başı belaya girer.

Ana soru şudur: Tamam, olgular böyle, ama bütün bunların arkasında ne ya da kim var? Hangi güç odakları, hangi siyasiler, hangi para babaları…

Uğur Mumcu’yu büyük yapan işte o sorulardan korkmamasıydı. Hukukçuydu, dosya takibini, ipuçlarının birbirine bağlanmasını biliyordu.

1970’lerde Türkiye’yi soldan uzaklaştırıp faşizme yamama uluslararası komplosunun arkasındaki gizli güçleri ve buradaki bağlantılarını araştırırken gerçek bir soruşturmacı gazeteci oldu Uğur Mumcu.

UTANMALIYIZ

Öldürülmesinden bu yana 33 yıl geçmiş olmasına rağmen suikastının hala “faili meçhul” kategorisinde kalması devleti, aydınları, üniversiteleri ve basınıyla hepimiz için bir utanç nedenidir.

En büyük soruşturmacı gazetecinin soruşturma dosyası eksiktir. Olacak şey mi?

Hala soruyoruz: Kim? Niçin? Kimlerle birlikte?

Mumcu’nun geri dönüp YouTube’dan açıklamasını mı bekliyoruz?