Yerel seçimler yaklaşıyor, Cumhuriyet Halk Partisi’nde adaylık başvuruları geçtiğimiz hafta Cuma günü son buldu. Mimarlar, mühendisler, doktorlar, öğretmenler, avukatlar ve daha nice önemli meslek gruplarından kişiler aday adaylıklarını açıkladı. Ama bazı isimler var ki adaylık serüvenleri bazı komiklikleri de beraberinde getiriyor.

Birçok ilçede ithalim, ithalsin, dedem 300 yıldır bu mahallede, seninki öyleyse benim dedem 350 yıldır bu köyde diyenleri mi ararsınız, yoksa akrabalarının ısrarı ile işini gücünü ‘bırakıp’ belediye başkanı olmak için kılıç kuşananları mı? Belki de navigasyon yardımı olmadan, aday olduğu ilçede gideceği yeri bulamayacak kişilerden bahsediyorum.

DİKİLİ SEVİLMEYECEK BİR YER Mİ?

Dikili ile başlayalım, duyduğum en ilginç profil belki de. Dosyasını CHP Dikili İlçe Örgütüne teslim ederken kimsenin tanıyamadığı bir isim Ali Asker Koç. Merak edip soruyor ilçe binasında bulunanlar “Kusura bakmayın ama sizi hatırlayamadık.” diye. Aldıkları cevap ise “Ben Ankara’da yaşıyorum. Anne babamın burada yazlıkları var. Ben de iki kere geldim Dikili’ye. Çok sevdim buraları.” şeklinde. Yani çok değer veriyor Dikili’ye. Vermemek mümkün mü? İki kere gelmiş bir de, ilk seferinde aşık olmuş ama emin olmak için ikinci kere yine gelmiş. Ama aradan ne kadar zaman geçmiş olsa da ikinci gelişinden itibaren, zaman da çare olmamış aşkına. Bu arada benim de dayımların yazlığı var ve ben de en az 20 kere gittim Dikili’ye. Gençlik kamplarına katıldım, ziyaretlerde bulundum. Tatil yaptım.

Seçim döneminde birçok aday ajanslarla anlaşır ve kampanyasını bu şekilde yürütür. Ama Dikili’de bir aday var ki kendi yapı inşaat firmasından basın metinlerini geçiyor, Adil Kırgöz. Kırgöz Yapı Malzemeleri’nin mail adresinden geliyor Adil Kırgöz’ün icraatları. Kendisini bu kadar açık eden, Dikili’ye neler yapacağını bangır bangır bağıran başka bir adayı yok bu güzel kentin. Ayrıca Dikili’de ANAP iktidardayken Anavatan Partisi’nden meclis üyesi olan Kırgöz şu an CHP’den meclis üyesi. Dikili’de CHP iktidarı değişmez.

DAYI VE HALALARI KIRAMAYAN ADAY

İlk iki ‘sıra dışı’ aday Dikili’dendi. Çok fazla uzaklaşmadan yine aynı bölgeden bir ilçeye, yani kazanların kaynadığı Çiğli’ye gelelim. Çiğli’nin inşaat mühendisi aday adayı Cemal Doğan. İstanbul’da Başakşehir Belediye Meclis Üyesiyken ve kendi inşaat firmasının sahibiyken akrabalarının ve Vartolu hemşehrilerinin ısrarlarına dayanamayarak Çiğli’ye geliyor. Yıllardır Çiğli’de yaşayan akrabaları “Sen belediye başkanımız ol.” diyor. Bir de yakınları “Neden Çiğli’de siyaset yapmıyorsun?” diye sorunca dayanamıyor, onlara hak veriyor. İşini, gücünü, kariyerini ve yaşadığı şehri bırakıp İzmir’e geliyor. Çiğli’ye Vartolu bir başkan olur, neden olmasın? Ama neden Çiğli’de yaşayan bir Vartolu değil de İstanbul’dan bir Vartolu? Bu soru bir tek benim aklıma takılmıyordur herhalde.

MENDERES CHP’NİN… İŞTE BELGESİ

Yine ilginç bir aday bu defa Menderes’te… AKP Kadın Kolları Başkanlığı yapmış olan bir aday adayı var CHP’nin, Zerrin Ak. CHP’li Ak, kendi youtube hesabından ‘Başımızdan eksik etmesin seni yaradan’ adlı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yazılmış bir ‘eser’i paylaşacak kadar sevdalı… Bence bu adaylık Menderes’te Mart 2019 seçimleri sonrası iktidarın CHP’ye geçecek gibi durduğunun en önemli kanıtı.

ÇEŞME’YE GENÇLİK AŞISI

Çeşme’de ilk aklıma gelen sıra dışı aday adayı Remzi Özen. 83 yaşında olan Özen bu göreve aday. Daha önce Alaçatı Belediye Başkanlığı da yapmış olan Özen’e siyasette genç ve gülen yüzlere özlem duyanların nasıl yaklaşacağını merak ediyorum. Ama tecrübeleri göz ardı edilmemeli.

Çeşme’nin bir de disko sahibi adayı var Hakan Dolakay. Bir ‘beach club’ sahibi. Birçok aday adayı biliyorum sahil kentlerinde “Sahili parselleyenlere izin vermeyeceğiz. Tüm plajlar halka açık ve ücretsiz olacak.” diyen. Ama ilk defa ‘parsellemiş’ birisinin aday olduğuna rastlıyorum. Ayrıca işletmesi sadece yazları açık Dolakay’ın yılın geri kalanında Çeşme’de pek görünmediği de iddia ediliyor. Acaba hedef başkanlık mı?

İZMİR’E GELİP YER BAKAN ADAY

Bu aday motoruyla çıktığı yolda önce Karaburun’a gidiyor. Şöyle bir geziyor şirin sahil kentinde. Beğeniyor ve bir süre kalıyor otelde. Esnafla köylüyle tanışıyor. “Ben geldim, burada belediye başkanı olmayı düşünüyorum. Ne dersiniz?” diyor. Motosikletinin rotasına göre yer beğeniyor, Urla, Torbalı ve ardından Foça’da görünüyor. Aynı şeyler… Bu adayla ilgili eldeki en önemli bilgilerden biri denizi çok sevmesi… Ve şehir hayatından bıkmış olmalı ki sakin sahil kasabalarını geziyor. Hayırlısı, ama dosya aldı mı bilmiyorum o yüzden adını saklı tutuyorum.

BU ADAYLARDAN YAZI DİZİSİ ÇIKAR

Daha birçok sıra dışı aday adayları ve hikâyeleri var Güzel İzmir’imizin ve ilçelerinin. Bu yazı muhtemelen yazı dizisine dönüşür. Örneğin yaşadığı kent İzmir’den 2014 yerel seçimlerinde Genel Merkezin isteği ile memleketi Hozat'tan aday olup Belediye Başkanı seçilen Cemalettin Polat var. Polat şimdi döndü ve Konak’tan aday adaylığını açıkladı. Yeni Türkü’nün ‘Neresi sıla bize, neresi gurbet’ şarkı sözünü akıllara getirecek bir hikâye.

Yazıya son noktayı belki de en çok hak eden kişiye, Hasan Nebi’ye ayırmak lazım. Son 9 yıldır iki kez belediye başkanlığına, üç kez milletvekilliğine aday adayı oldu Nebi. Ayrıca üç defa da il başkanlığına soyundu. Yılmadı, bu seçimde de aday adayı ama daha önce yine aday adayı olduğu Buca’dan. Neden Büyükşehir’e değil merak ediyorum.

Tüm bunlar bir yana sadece yukarıda adı geçen adaylar özelinde değil genel bir ‘ithal aday’ değerlendirmesi yapacak olursak, İzmir gibi politik bir kentte, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarda olduğu bir kentte neden il dışından adaylara gerek duyulur ya da bu hisse neden kapınılıp yola çıkılır anlaşılır gibi değil. ‘İthal’ derken A ilçesinden B ilçesine gelen ya da atanacak olan adaydan, adaylardan bahsetmiyorum. İl dışından gelen ya da yönlendirilen adaylardan bahsediyorum. İzmir’den aday olmak için bırakın başka şehirleri yurtdışından bile gelen var. Bu en başta yerelde İzmir’de yaşayanlara ve siyaset yapanlara hakarettir. Ve eğer hoş görülüyorsa yapılanlar genel merkezle de dalga geçmektir. Ya da tam tersi…