Nuh’un tufanı öyküsünün alegori olarak sık sık kullanıldığı bir dönemde yaşıyoruz. Yerkürenin dört bir yanında 50 yılda dijital sular yükselirken iyimserlik egemendi. Sonra sonuçlar alınmaya başlandı.
Dijital Tufan adlı uzun denememde ben de yeni teknolojilerin sağladığı enformasyon bolluğunun azgınlaşıp bir tufana dönüşmesini anlatmıştım.:
Teknolojik devrim, insani evrimi aşmıştı!
İnsanlar, enformasyon işleme kapasiteleri sınırlı kaldığı için üzerlerine gelen dalgalarla nasıl başa çıkacaklarını bilmiyor, devamlı su (ve kül) yutuyorlardı.
COVİD BİR KOMPLO MUYDU”?
Bu yetersizliğin ne gibi vahim toplumsal sonuçları olabileceği Covid pandemisi sırasında kafalara dank etmişti. Özellikle yaşlı nüfusun dijital okuryazarlık becerilerinin sınırlı olması, Türkiye dahil birçok yerde tufanı toplumsal bir felakete dönüştürmüştü:
Bankadan parasını çekemeyen, çocuklarına telefon edip yardım isteyemeyen insanlar, insancıklar…
Derken çat kapı CHAT-GPT geldi. Arkasından da hürrr diye diğerleri sökün etti.
Bu zamanlama, siyaset sahnemizde çok kullanılan bir sözcükle “manidar” idi. Eğer komplocu bir kafam olsaydı, Covid salgınının yapay zekâ laboratuvarlarında üretildiğini söyleyebilirdim.
Süper tüketim toplumunun ana ilkesi devreye girmişti:
Önce ihtiyacı yaratacak ya da tanımlayacaksın. Sonra ürününü, onun çaresi olarak pazarlayacaksın!
Aynen öyle yapıldı. Yapay zekâ insanın bilişim kapasitesini “rektifiye” ediyor, homo sapiensin kendi teknolojik devriminin kimi bilişsel sorunlarını hafifletiyordu.
İNSAN DENEN MEÇHUL
Bunun temel ilkesi de şu soruyla ifade ediliyordu: Bana hayatını göster, sana kim olduğunu, neyi seçmen gerektiğini, ne istediğini söyleyeyim!
Yani, seni 7/24 gözetlemem, incelemem, sırlarını öğrenmem senin yararınadır.
Yoksa asla mutlu olamazsın!
Ve mutluluğun tarifini de ben yaparım!
Öyle oldu: Yapay zekanın da yardımıyla biriler bizi bizden iyi tanıyor.
Özellikle zaaflarımızla tanıyor, ki her biri kimlik surlarımızda açılmış bir deliktir.
Delik deşiğiz. İnsanı çözdüler derken bunu kastediyorum.
Çünkü o artık bir meçhul değil malum onlar için!