18.05.2022, 10:31

Hangi adalet

İnsanlık tarih boyunca, koruyucu, düzenleyici ve karar verici bir kudretin varlığına ihtiyaç duydu. Bir arada yaşamak ya da ortak değerler sisteminin bir parçası olmak için uyulması gereken ortak kurallara ve bunların yaptırımlarına ihtiyaç vardı.

Aslında M.Ö 550-220 yılları arasında Antik Yunan Tiyatrosunda ortaya çıkan ve Deus Ex Machina olarak tanımlanan,  adaleti sağlayacak,  kötülüğü ve kaosu ortadan kaldıracak, işler karıştığında gelip düzeni sağlayacak Tanrısal güç kavramı, şimdiki olmasa da, çok daha öncesinde insanoğlunun bir arada olma isteğinin ardından duyduğu temel ihtiyaçtı.

Önce inanç sistemleri ve Tanrısal otorite ardından yönetme isteği ve gereği ile Siyasal otoritenin ortaya çıkmasına sebep olan bu istek, beraberinde kuralları ve kurallarla birlikte, yaptırımları ve pek tabii ki “suç” kavramını doğurdu.

Bu kurallar bütünü, insanlığın birlikte yaşama halini düzenleme, korunma gibi ihtiyaçlarına karşılık verse de ve temel değişmez kurallar tanımlansa da, inanç ya da otorite değiştikçe kurallar, kurallar değiştikçe suçun tanımı da değişti.

Bu doktriner kurallara ve otoriteye bağlı yapıların itiraz görmeye ve sorgulanmaya başlanması Felsefe ve Sanat’ı doğurdu. Bu iki alanın varlığının toplumsal yaşam içerisinde, gün geçtikçe artması ise, inançlardan ve mevcut otoriteden bağımsız olarak, daha sonra ahlak ve etik kavramları ile tanımlanacak olan değerler bütününden söz edilmesini sağladı.

Ahlak ve Etik ise, yazılı olmayan, doktriner olmayan, erkten bağımsız ve yaptırımların korkutuculuğundan uzak bir toplumsal düzen anlayışını, bir arada olmanın daha insani olan vicdan, merhamet, sadakat, güven, saygı..vs gibi duygularla açıklandı ve tanımladı.

Oysa bilim, felsefe ve sanatla açıklanan, bilgi, düşünce ve estetikle yükseltilecek olan bu bir arada yaşama kültürü, her seferinde ve her dönemde doktriner kuralların gücü ile beslenen otoriter anlayışın manipülesi ile bozguna uğradı/uğruyor.

Aslında siyasi yapı ve otorite, kendi yapısına ve anlayışına dair oluşturduğu imgeden yola çıkarak topluma bir düzen getirme iddiası ve mazereti ile kendi güç istencini öncüleyen bir yanılsama inşa ediyor. Her yeni siyasi otorite kendi yanılsaması ile suç kavramını yeniden tanımlıyor. Ahlak inançla, etik otoritenin elindeki adalet ile karşılanıyor ve masum ile suçlu sürekli yer değiştiriyor. 

Böylece hukuk her zaman doğruyu emretmediği gibi, adalet ise her zaman yerini bulmuyor.

Diğer taraftan insan da toplumla, yazılı olamayan kurallar karşısında bir anlaşma içinde olsa da bu alanın bilim, felsefe ve sanatla beslenmesinin önünde koskoca bir toplumsal atalet duyuyor.

Michel Foucault der ki;

“Halk adaleti kendisini mahkemede ifade edebilir mi? Yoksa, hakemlik yapan bir mahkemeden otoriter kuruma geçiş, ona hâkim olmanın bir yolu mudur?
Nihayetinde mahkemede mevcut çatışma askıya alınmıştır ve alınacak karar bu mücadelenin sonucu değil yüksek bir iktidarın yansızlık iddiası taşıyan yanlı tasarrufudur.”

Öyleyse yazılı kurallar bütünü uygulayıcının ve otoritenin elinde her seferinde başkalaşan bir hal alıyor. Nietzsche şöyle tanımlıyor; “ karşılıklı çıkarlar üzerinden ve bir alış-veriş eşitliği üzerinden kurgulanan adalet aslında intikamı tesis etmektir. “

Devamında, sanata yaşamın gözüyle, hukuka ve topluma ise sanatçının gözüyle bakılması gerektiğinden bahsediyor.

Çünkü sanatçı ortaya koyduğu her sanat eseri, açtığı her nesne ile öznelliğini aşıp büsbütün sanata dönüşür. Böylece düşünce ve estetik yükseldikçe, toplumsal etkisi ve bu etkinin ardından toplumda yaratacağı ahlaki ve etik değişim o kadar güçlü olacaktır.

Sanatın ve felsefenin domine ettiği toplumun adaleti, insandan çıkıp insana varan ve değişimi dönüşümü sonsuz olan bir yapıdır. Devingen ve doğaya uygundur.

Çünkü onlar çıkar siyasetinin gerçeği örten yalanlarından uzak, sırrı ve perdeyi kaldıran, açan, sorgulayan ve yeniden üreten yanları ile güçlü toplumları oluşturacaktır.

Zayıf toplumların cezaları ve kuralları sertleşir ve değerlerden uzaklaşır.

Burada bireyin eylemselliğinden söz edilemez.

Bilim, sanat ve felsefe ile üreten, geliştiren ve ortak toplusal aklı büyüterek güç bilincine oluşan toplumlarda ise, adalet kendini yener ve yerini merhamete, akla ve estetiğe bırakır.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31
Anket Tümü
Olası bir erken seçimde veya 2023'te Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?