06.04.2021, 10:24

Zamanı yavaşlatmak

Kurumsal hayatı terk ettikten sonra zaman kavramımı yeniden şekillendirmem epey vaktimi aldı. Hatta bazı durumlarda hâlâ zaman kavramının beni ele geçirdiğini söylemem mümkün. Sadece artık daha bilinçle yaklaşabiliyorum ve kendimi o hızla geçen zamana kaptırmamaya gayret ediyorum.

Neydi bu kurumsal hayattaki zaman kavramım?

Malum, ben de herkes gibi sabahın karanlık bir saatinde kalkıp gözümü zar zor açarak, ofise ve o günkü toplantılarıma uygun kıyafetler giyerek, makyajımı aksatmadan, kendimi benim gibi bir sürü insanı taşıyan servisin uyuyan kollarına atıyordum. Bu saatlerimi okuyarak “değerlendirmek” istesem de teslim olduğum uykulu hal buna izin vermiyor, bizi penceresiz veya penceresi kısıtlı ofislerimize taşıyan servis vakitleri bir şekilde geçiyordu.

Sekiz civarı iş başı yaptığımda uzun süre bu zamanı bir savaş alanı olarak tanımladım. Sekizde bir savaşa giriyor ve akşam altıda bu savaştan çıkıyordum. Bilgisayarımın araç çubuğunu üç satıra genişletmiştim açık olan çalışma dosyalarımı görebilmek için. Aynı anda kaç işle ilgilendiğimi bilmiyor, gün içinde bir sürü telefon ve görüşme ile gün sonunda kendimi yine servise fırlatılmış buluyordum.

Bu sürenin içinde toplantı yapmaktan iş yapmaya fırsat bulamadığımız günler de oluyordu tabii. Her toplantı yapılacaklar listeleriyle son buluyor, yapılacaklar listesi hiç temizlenmiyordu.

Akşamlar ödül gibiydi. Dışarı çıkıyor, arkadaşlarımızı görebiliyor, alışveriş yapabiliyor, sinemaya, tiyatroya gidebiliyorduk. Hatta haftalık, aylık rutinlerimiz de vardı. Her cuma film gecesi, en yakın arkadaşınla her hafta baş başa yemek, arada kızlar gecesi, arkadaşlar; liste uzar gider…

Bir de hafta sonu vardı ki o iki günde hafta içi yapamadığımız her ne varsa yapabilecektik ve zaman çok iyi yönetilmeliydi. Ailene, sevgiline, yapılacak işlerine vakit bulunmalıydı, kendine pek bulmasan da olurdu, zaten yapamadıklarını yapmak, görüşemediklerinle görüşmek değil miydi bu “boş” zamanlar?

Şirketten ayrıldığım gün birkaç kişiyle şakayla karışık “Allah kurtarsın” diye vedalaştığımı hatırlıyorum. Tabii, Allah öyle hemen kurtarmıyor, hapishaneden çıkmak zihnindeki hapishaneye çözüm olmuyor.

Sudan çıkmış balık gibi kalmıştım akrep ve yelkovanın hükümranlığından çıktığımda. Ofis saatlerinde ofis dışında bir hayatı bilmiyordum. Ofis saatleri dışında bir yaşamı tahayyül edemiyordum. Bu sebeple sabah erkenden çalan saatlerle uyanıp kendimi “düzene” sokmaya devam ettim. Kimse bana kalk demiyordu, o güne yetişmesi gereken hiçbir şey yoktu, istediğim kadar film izleyebilir, istediğim kadar kitap okuyabilir, istediğim her şeyi yapabilirdim; ama ben planlayarak ayrıldığım işin ertesi gününde – hiç de farkında olmadan – sistemi devam ettirmeye karar vermiştim.

Pandemi bu sisteme alışık olanları geleceğin belirsizliğinin yanında bu açıdan da vurmuştu. Sistemin devamlılığını sağlamaya çalışırken herkes yapamadığı yetişemediği ne varsa yapmaya, o kurstan bu kursa, o kitaptan bu kitaba, müzeden müzeye gezmeye başlamıştı evinin içinde. Uzaktan çalışanların artması ve hafta sonu yasaklarıyla birlikte bütün günler birbirine benzemeye başladı, sabahlar akşam, akşamlar sabah olurken şirketler çalışanlarını evlerinde çoluk çocuk onca hengameyle birlikte yine 8-5 masada tutmanın yollarını buldu ve “online” olmak her an ulaşılabilir olmak halini aldı. Yani zaman işleyen sistem için öyle çok da değişmedi; belki sistemin masraflarını bir yandan kısarken çalışma süresine de “kendince” olumlu bir katkı bile yaptı.

Geçen gün hafta sonu kavramının tarih içinde gelişimine dair bir şeyler okurken ardından önüme çıkan Avrupa ülkelerinde şirketlerin evden çalışan kişilerin çay, kahve, tuvalet kâğıdı masraflarının karşılanıp karşılanmamasına dönük haberlerini görünce kendi gündemlerimizle birlikte farklı ülkelerin gündemlerini görmek çok farklı açılardan düşündürdü beni.

Sistem agresif, yaşam alanı bulmak zor. Hele pandeminin getirdiği diğer başka zorluklarla beraber, kendi gündemimizin de katkısıyla epey zor günlerden geçiyoruz. Zaman kavramımızın nereye nasıl evrileceğini, çalışma şekillerinin nasıl değişip yerleşeceğini henüz tam bilmiyoruz. Bu doğrusal zaman içerisinde kendi zamanlarımızı yaratmaktan ve zamanı yavaşlatmaktan bahsedecektim bu hafta ama yerimiz kalmadı. Umarım bu tablo zihnimizin ve sistemin bize çizdiği zamanı görmenize ve son 1,5 yıllık öğrenimlerimizle birlikte hayatınızda zamanı yeniden düşünmenize vesile olur…

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner178
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 31 67
2. Fenerbahçe 32 63
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Gaziantep FK 31 50
6. Alanyaspor 32 49
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Göztepe 33 46
10. Sivasspor 31 44
11. Konyaspor 31 40
12. Antalyaspor 32 39
13. Rizespor 32 36
14. Kasımpaşa 32 35
15. Malatyaspor 31 33
16. Ankaragücü 31 33
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 31 33
19. Gençlerbirliği 31 31
20. Erzurumspor 32 28
21. Denizlispor 31 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 29 60
2. Samsunspor 29 57
3. Adana Demirspor 29 55
4. Altay 29 53
5. Altınordu 29 52
6. İstanbulspor 29 51
7. Ankara Keçiörengücü 29 49
8. Tuzlaspor 29 41
9. Bursaspor 28 40
10. Bandırmaspor 29 39
11. Ümraniye 28 38
12. Boluspor 29 35
13. Balıkesirspor 29 32
14. Adanaspor 28 31
15. Menemenspor 29 30
16. Akhisar Bld.Spor 29 25
17. Ankaraspor 28 19
18. Eskişehirspor 29 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 30 60
3. Leicester City 30 56
4. Chelsea 31 54
5. Liverpool 31 52
6. West Ham 30 52
7. Tottenham 30 49
8. Everton 29 47
9. Leeds United 31 45
10. Aston Villa 30 44
11. Arsenal 30 42
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 30 36
15. Burnley 30 33
16. Brighton 30 32
17. Newcastle 30 29
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 30 21
20. Sheffield United 30 14
Takımlar O P
1. Real Madrid 30 66
2. Atletico Madrid 29 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 29 58
5. Real Sociedad 29 46
6. Real Betis 29 46
7. Villarreal 29 46
8. Levante 30 38
9. Celta de Vigo 29 37
10. Athletic Bilbao 30 37
11. Granada 29 36
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 29 33
14. Osasuna 29 31
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 29 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Anket Tümü
Sizce Türkiye'nin en önemli ana gündemi ne olmalı?