04.05.2021, 09:38

Kitap kulelerinden ‘Derin Düşün’meye…

Son dönemlerde ay başlarında kitap kuleleriyle daha sık karşılaşır oldum. Sosyal medyada yayılan bu alışkanlık ya da akım kişilerin bir önceki ay okudukları kitapları üst üste koyup fotoğrafını çekmeleri ve paylaşmalarıyla ortaya çıkıyor.

Buraya kadar her şey normal. Kitap tavsiyesini nasıl vermek gerekir, vermek gerekir mi başka bir konu ama kişi okuduklarını paylaşarak başkalarını belli kitaplardan haberdar edebilir, unutulan bazı kitapların hatırlanmasına vesile olabilir. Tabii burada bu sadece yazar ve kitap ismi ile yapılıyor… Yoksa bu kulelerin içerikle pek alakası yok ya da henüz ben görmedim.

Bana tuhaf gelen bu kulelerin uzunlukları… Sonuçta ortalamanın üzerinde okuyan bir kişiyim. Üstelik işim gereği de bir sürü okuma yapıyor, yeri geliyor bir kitabı birkaç defa okuyor ya da kendi zevkimle seçip okumayacağım kitaplar okuyorum. Ancak kulelerdeki kitapları görünce kalın kalın klasiklere bir de düşünce kitapları eklenince insanda ister istemez sorular oluşuyor.

Sosyal medyanın olumsuz taraflarından biri bu. İnsanlara kendini yetersiz ve eksik hissettirmesi. Ben neden yapamıyorum? Ya da bende bir sorun mu var, diye düşündürmesi… Okuyana, okuyabilene saygım, takdirim ve hayranlığım olmakla birlikte gelin aklıma takılan başka bir soru üzerinden ilerleyelim.

Niceliklerini sergilediğimiz bir okuma deneyiminde okuduklarımız üzerinde yeterince düşünecek ve sindirecek zamanı ne kadar ayırabiliriz? Yeterince ayırıyor muyuz?

Okumak aktif bir deneyim. Konuyu, hikâyeyi ve bağlamı takip ederken zihnimizde ortaya çıkan çağrışımlar, deneyimlerimiz, bilgilerimiz, düşüncelerimiz hepsi aktif bir süreçle yenileniyor. Zihin bazı karşılaştırmalar yapıyor. Kendi düşüncelerini sorguluyor. Farklı düşüncelerle yenilerini yan yana getirip uygun şekilde düzenliyor ve kişi en sonunda kitabı sevip sevmediği, ondan ne anladığı, kendine kitaptan ne ve nasıl bir duygu kaldığı, nelerini sevdiği, nelerini sevmediği konularında belli fikirler oluşturuyor. Ve kişi kendini sıradaki okumasına hazırlayan bir ruh haline giriyor.

Şahsen ben bazı kitaplardan sonra bir şey okumak istemiyorum, çünkü hâlâ o kitabı sindirmekte oluyorum. Ya da sırada beni bekleyen kitabımın önüne başka bir kitap geçiyor. Çünkü okuduğum sonucunda aklımda oluşanlar başka bir alanda biraz daha okuma isteğimi tetikleyebiliyor. Hal böyle olunca okunan kitapların yanına yeni alınanlar, eskilerden karıştırılanlar, yarım kalanlar ve aynı anda okunmakta olanlar eklenip duruyor.

Okuma deneyimimizin algısını nicelikten çıkarıp niteliğe getirmemizin hayatımızı epey dönüştüreceğini düşünüyorum. Dönüşümden kastım düşünme alışkanlıklarımız üzerinden… Derin derin düşünemediğimiz, yazarını merak edip araştıramadığımız, bizi bazı konularda yeni okumalara açmasına fırsat vermediğimiz bir okuma deneyiminin biraz eksik kalacağını düşünüyorum. Oysa kitaplar üzerine düşünüp düşünceler arasında gezinmeye, o düşüncelerin kendi zihnimizde yerlerini bulmasına izin vermeye başladığımızda düşünme alışkanlıklarımızın dönüşümü kaçınılmaz olacaktır. Üstelik düşünmek ezber bilgiden her zaman daha iyidir.

Kitap kulelerine kitap sayısı niceliği yönünden katkısı yüksek, sayfa sayısı açısından katkısı düşük bir seriden bahsedeyim o zaman size.

Edisyon Kitap bir süredir Derin Düşün adlı bir seri yayımlıyor. Danimarka’da Aarhus Üniversitesi Yayınları iş birliği ile Türkçeye çevrilen eserlerin her biri bir konuyu ele alıyor. İlk kitap “Mutluluk” idi; sonra “Yaş” geldi; ardından da “Aşk” ve “Beyin”. Kitaplar 64 sayfalık incecik kitaplar. Ancak okurun bir konuyu farklı açılardan ele almasına, o konu hakkında uzun uzun düşünmesine vesile oluyor. Verdiği referanslarla birlikte yeni okumalara da kapı aralıyor. Bazen epey Kuzeyli kalıyor bazen de tam içimizden bir şeyden bahsediyor. Konular evrensel, insan her yerde insan…

Kitap kulelerini ve okuduklarımız üzerine ne kadar düşündüğümüzü sorgularken Edisyon’un bu serisi geldi aklıma. Seriden sıradaki kitabım Beyin. Kim bilir belki yeni düşünceler de eklerim zihnimin kulelerine…

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner212
banner96
17°
açık
banner177
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 39 81
2. Galatasaray 39 81
3. Fenerbahçe 39 79
4. Trabzonspor 39 68
5. Sivasspor 39 62
6. Hatayspor 39 61
7. Alanyaspor 39 57
8. Karagümrük 39 57
9. Gaziantep FK 39 55
10. Göztepe 39 51
11. Konyaspor 39 49
12. Rizespor 39 48
13. Kasımpaşa 39 46
14. Malatyaspor 39 45
15. Başakşehir 39 45
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 39 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 39 38
20. Gençlerbirliği 39 38
21. Denizlispor 39 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 35 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 35 64
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 35 41
14. Southampton 35 40
15. Burnley 35 39
16. Newcastle 35 39
17. Brighton 35 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Barcelona 36 76
3. Real Madrid 35 75
4. Sevilla 36 74
5. Real Sociedad 35 56
6. Real Betis 35 54
7. Villarreal 35 52
8. Celta de Vigo 36 50
9. Athletic Bilbao 36 46
10. Granada 35 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 36 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 36 34
17. Huesca 36 33
18. Real Valladolid 35 31
19. Elche 36 30
20. Eibar 35 29
banner178
Anket Tümü
Sizce Türkiye'nin en önemli ana gündemi ne olmalı?