banner136

CHP İzmir İl Başkanlığında bugün duygusal bir atmosfer yaşandı. Kongrede aday olmayan Asuman Ali Güven, sandıktan çıkan Deniz Yücel’e görevini devretti. Eski ve yeni başkanların konuştuğu masada il sekreterliğine devam edeceği belli olan Birgül Değirmenci ile Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da yer aldı. Aslında Kocaoğlu, dinleyici sıralarında yerini almıştı ama Güven’in çağrısıyla masaya geldi.

KAYBEDENLER YOKTU

Devir-teslimde dikkat çeken bir ayrıntı daha vardı; Deniz Yücel’le yarışa giren Utku Gümrükçü’nün yanında kendisini destekleyen Bayraklı ve Konak ilçe başkanlarıyla Bayraklı Belediye Başkanı da törende yoktu. Normalde yapmaları gereken kanımca bir kredi açmak ve bunu da törene katılarak hissettirmekti. Ancak, yeni il başkanının örgütün bir yarılmaya gitmemesi için bu konuda sabırla çaba harcaması gerekiyor.

GELİNİM SANA SÖYLÜYORUM, KIZIM SEN ANLA

Güven, oldukça duygulu konuşmasında “en çok birlik ve beraberliğin güçlenmesi için çaba harcadık” derken haklıydı. Aşağıda aktaracağım paragrafları ise, “Gelinim sana söylüyorum, kızım sen anla” havasında, bir “ev ödevi” niteliğindeydi.

-“Bugüne kadarki tüm çalışmalarımızı ilçe başkanlarımız, milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız ve üyelerimizle koordineli bir şekilde gerçekleştirdik.”

-“İzmir’in tüm dinamikleriyle iletişim içinde kaldık. (…) Ortak akılla yönetmek, fikri olan herkesi dinlemek için büyük çaba sarf ettik.”

-“Hiçbir zaman ‘her şeyi ben bilirim’ anlayışında olmadık. Partimizin başarısı, örgütümüzün birliği için kapımızı da gönlümüzü de herkese açtık.”

-“(Deniz Yücel’i kastederek) Biliyorum ki, kendisi de devraldığının üzerine koymak için, referandumda kırdığımız oy rekorunu daha da ileri götürmek için 2019’da CHP iktidarına en büyük gücü İzmir’den vermek için çalışacak.”

CUMHURİYET MEYDANI’NDA ÇELENK SUNUMU VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Devir teslimden sonra, Deniz Yücel ve arkadaşları Cumhuriyet Meydanı’na geçerek Atatürk Anıtı’na çelenk koydular ve sonra da il binasına geçerek ilk toplantılarını yaptılar. Cumhuriyet Meydanı’nda yeni İzmir il örgütünün attığı ilk adımda binlerce partilinin olmasını beklerdim ama maalesef sadece iki üç yüz partili ya vardı ya yoktu. Buradan Deniz Yücel ve arkadaşlarına bir ev ödevi daha çıkıyor. Yücel, parti etkinliklerinde ciddi olarak yoklama almalı! Evet, yoklama almalı! CHP ana muhalefet partisi, önümüzde peş peşe üç kader seçimi var ve örgüt hareketlenmeli. Meydanları doldurup taşırabilmeli, dosta düşman gücünü gösterebilmeli. Kaba bir hesap yapalım… İl yöneticileri, ilçe başkanları ve ana kademe yöneticileri, il-ilçe kadın ve gençlik kolları başkan ve yöneticileri, belediye başkanları ve belediye meclis üyelerinin sayısı bin beş yüz civarındadır. Altı yüz elli dört il delegesi vardı, sekiz binin üzerinde ilçe kongre delegesi vardı. Bunların bir kısmı çakışan isimlerdir. Sonuçta on bin civarında delege ve yöneticiden, yani aktif partiliden söz etmek mümkün. Üyelere hiç girmiyorum. Cumhuriyet meydanı taş çatlasa dört beş bin kişi alır. Bundan böyle il yönetimi bu meydanda etkinlik yaparsa doldurmayı ve taşırmayı amaçlamalıdır. Bunun için artık yoklama yapma zamanı gelmiş de geçmektedir.

EV ÖDEVİNE EKLER

Önceki başkan Güven’in ev ödevine bazı ekler yapmak mümkün. Yücel ve arkadaşları geçmişe bakarak dersler çıkarmalı, bugün ve gelecek için bir fark oluşturmalıdır örgütü daha da ileriye taşımak için.

-İl yönetimi bir “yüz gün” planı yaparak üç seçim için zaman kazanmalıdır. İlk yüz günde nelerin yapılacağı saptanarak çalışmaların yol haritası ortaya konulmalıdır.

-İlk etapta ilçe başkanlarıyla koordineli bir şekilde belediyesi kaybedilen ilçelere dönük özel bir çalışma programı hızla yürürlüğe konulmalıdır. Bu bağlamda bu dış-kırsal ilçelerin köylerinde planlı ve sistemli şekilde üye kaydedilmeli, Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kesim projelerine paralel adımlar atılmalıdır. Köylerde üye kaydederken farklı ailelerden ve kesimlerden üye yapılmasına özen gösterilmelidir. Söz konusu sekiz ilçedeki belediye çalışmaları mercek altına alınarak halkın memnun olmadığı ya da eksik kalan hizmet ve çalışmalar saptanmalı, çalışmalarda bu noktadan hareket edilmelidir.

-CHP İzmir İl Başkanlığı, otuz ilçe başkanlığıyla koordineli bir şekilde mevcut üye sayısının önümüzdeki altı ay içinde ikiye katlanması için bir seferberlik-kampanya başlatmalıdır. Bu kampanyada tarama ve davet sitemiyle özellikle partide olmayan ya da daha az olan demografik yoğunluklardan üye kaydına özen gösterilmeli; partinin yaşlı yapısı göz önüne alınarak davet edilerek ve üyeliğe alınacaklardan her iki kişiden birisinin 18-30 yaş aralığında olması sağlanmalıdır.  

-CHP ilçe örgütleri her ay periyodik olarak bir gündem etrafında örgüt toplantısı yapmalıdır, il başkanı ve başkan yardımcıları bu toplantılara gözlemci olarak katılmalıdır. Bu örgüt toplantılarını ilçeler zaman zaman konferans, panel vb. etkinliklere ayırmalıdır.

-EBSO ve İZTO gibi işveren kuruluşlarıyla, meslek ve esnaf kuruluşlarıyla; sendikalarla, odalarla, baro ile, kadın kuruluşları ile,  derneklerle sistematik bir diyalog kurulmalı, uygun zeminler oluşturularak çalışmalarda ortaklıklar kurulmalıdır.

-Profesyonel ve amatör spor kulüpleriyle, bireysel sporcularla, hakem ve antrenörlerle kurumsal ve bireysel düzeyde ilişkiler kurulmalı ve sistematik olarak sürdürülmelidir.

-İzmir, bir üniversite kentidir. Anadolu’dan on binlerce öğrenci İzmir’de yıllarını geçirmektedir. İl gençlik kolu ile koordineli olarak bütün üniversitelerde birim temsilcilikleri oluşturulmalı ve buradan hareketle üniversite öğrencilerinin gençlik kollarıyla bağ kurması yoluna gidilmelidir. İzmir’de CHP ile kenetlendirilecek on binlerce üniversiteli, gelecekte gidecekleri illerinde CHP’nin taşıyıcı unsurları olacaktır.

-Dezavantajlı kesimlerle özel ilişkiler kurulmalı ve periyodik olarak sürdürülmelidir.

-CHP il ve ilçe örgütlerinin belediyelerimizin açılış, tören vb. etkinliklerine katılımı sağlanmalı; il ve ilçe başkanlarının belediye başkanlarımızla bu gibi ortamlarda yan yana olması teşvik edilmelidir.

-CHP İl Başkanlığı bünyesinde oluşturulacak bir izleme komitesi partide daha önce görev almış, MYK ve PM üyesi, milletvekili, belediye başkanı, il ve ilçe başkanı gibi simalarla ve aileleriyle vefa anlayışı doğrultusunda diyalog sürdürmeli; zaman zaman vefa toplantılarıyla onları onore etmeli; arzu edenlerden bulundukları ilçelerde “fahri danışman” olarak yararlanılmalıdır.

-CHP İzmir İl Başkanlığı bünyesinde Bilim Yönetim Kültür Platformu kurulmalı; İzmir’in bu bağlamdaki insan kaynakları haritası ortaya çıkarılmalıdır. Belirlenecek alan-konularda oluşacak komisyonlar il başkanlığıyla koordineli olarak değişik konu başlıklarında gerektikçe halka açık konferans, panel, açık oturum, sempozyumlar vb. düzenlemelidir. Bu etkinliklerde siyaset, üniversite ve bağımsız çalışma alanlarından simalardan yararlanılmalıdır.

-CHP İzmir olarak il çevresinde desteğe muhtaç il örgütlerine sistematik olarak destek verilmelidir. Özellikle belediyesi CHP’de olmayan Manisa, Kütahya, Uşak, Afyon, Denizli gibi il örgütleriyle dayanışma içinde çalışılmalıdır. Güneydoğu illeriyle daha önce kurulan ilişkiler sürdürülmelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Recep 2018-01-12 13:07:00

İktidarı hedefleyen bir parti mutlaka bu önerleri ve tesbitlerı dikkate almalıdır.Umarım tüm taraflar aynı algıyla ve sorumlulukla hareket eder.Teşekkürler.

Avatar
Nesrin Avlunyalı 2018-01-23 08:11:41

Sayın Kara yazınızın tamamını dikkatle okudum. Çok konular var değineceğim fakat objektif bakan nerede hata oldugunu çok daha iyi görür. Referandum çalışmalarında konak ne kadar etkili çalışma yaptı sizce oy oranı bumu olmalıydı. Sürekli gidilen çalınan kapılar gültepe den ibaret. Delege bazında uygulanan haksız müdahaleler kendilerini garantiye almak adına örgüt adına çalışan güçlü gördüğü yapıları yok etme politikası sizce doğrumu. Kadın kollarında erkek baskıları başkanların müdahale etmeleri. Aynı olay il kadın kollarında da oluştu seçime oy kullanmaması gereken ilçe dahi oy kullandı. Bir partinin tüzüğü madde madde yazılıp uygulanmıyor ise kişiler kafasına göre tüzük ihlali yapıyor genel merkezde buna çözüm bulamıyor ise o zaman ciddi bir sorun var demektir. Hiç kimse İzmiri çantada keklik görmesin bu yapılan çalışma çalışma degildir koltuklar gerçekten yeterince ısındı kalksınlar artık yapamayan lar oradan chp aşk ile sevda ile o meşaleyi yakacak çalışan üreten komisyonları faaliyete geçirecek kişiler gençler gelsin. Az çatlak birşey olmaz su kaçırır mantığı doğru degil o kaçan su birikir göl olur. Partiye küskün çok gelmeyen kırılan bir hayli fazla tabiki her zaman oldugu gibi sen ben bizim oğlan mantığıyla ahbap çavuş ilişkileriyle alanlar bu kadar dolar. CHP gerçek çizgisine derhal dönmeli kuvaimilliye ruhuyla hareket etmeli değil se cumhuriyetin kalesi de korkarım elden gidecek.