İzmir’de 5 Şubat gecesi meydana gelen ve kayıtlara "trafik kazası" olarak geçen olayda Nergiz Türkkal (21) ve kardeşi Balımnaz Türkkal (16) iki genç kadın yaşamını yitirdi. Araçta bulunan ve kazadan yara almadan kurtulan iki erkeğin, olayı kimseye bildirmemesi, yaklaşık 12 saat sonra isimsiz bir ihbar üzerine kaza yapan aracın tespit edilmesi ve kadınlara ait mont, çanta, telefon gibi eşyaların bulunamaması, soruşturmanın seyrini şüpheli ölüme çevirdi.
Olayla ilgili soruşturma "taksirle ölüme neden olma" suçundan yürütülürken, dosya avukatı Mısra Tocuoğlu, çelişkili ifadeler ve karartılan deliller olduğuna dikkat çekti.
"12 SAAT BOYUNCA YARDIM ÇAĞIRMADILAR"
Olay 5 Şubat akşamı Menderes ilçesi Oğlananası Mahallesi'nde meydana geldi.
33 yaşındaki sürücü Tamer Demirtaş ve yanındaki 28 yaşındaki Devran. Y., ifadelerinde sele kapıldıklarını ve aracın dereye yuvarlandığını, araçtan kendi imkanlarıyla çıktıklarını öne sürdü.
Ancak soruşturma dosyasındaki detaylar, şüpheleri artırdı. Olay anından ertesi gün öğle saatlerine kadar geçen yaklaşık 12 saatlik sürede şüphelilerin kolluk kuvvetlerine veya sağlık ekiplerine haber vermediği tespit edildi. Şüphelilerin, olay yerinden yaklaşık 150 metre ilerideki bir arkadaşlarının evine gittikleri, geceyi orada geçirdikleri öğrenildi.
SÜPHELİNİN 3 SUÇ KAYDI VAR, UYUŞTURUCUDAN ARANIYOR
Olay anının ardından kaçan şüpheli Tamer Demirtaş'ın, çok sayıda suç kaydının olduğu ve 3 farklı suçtan aranması olduğu da belirtildi.
Hakkında 'Uyuşturucu imal ve satmak' ve 'Hırsızlık'tan suç kaydı ile yakalama kararı bulunan ve sele kapılan otomobili kullandığı da belirlenen Tamer Demirtaş 9 Şubat günü yakalandı. Sel sularına kapılan otomobilin bulunduğu yerin çevresindeki çalışmalarda gözaltına alındığı belirtilen Tamer Demirtaş'ın İzmir'de gerçekleştirilen tarihin en büyük uyuşturucu operasyonu kapsamında arandığı da öğrenildi.
Olaydan dört gün sonra, 9 Şubat'ta çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, diğer şüpheli Devran Y. serbest bırakıldı. Geç teslim olma nedeniyle şüphelilerin olay anındaki alkol veya madde kullanıp kullanmadığına dair sağlıklı bir test yapılamadı.
12 SAAT SONRA GELEN İHBAR
"Taksirle ölüme neden olma" suçundan yürütülen soruşturma dosyasındaki detaylar, olayın oluş şekline dair soru işaretleri yarattı. Şüphelilerin, olayın gerçekleştiği gece kolluk kuvvetlerine veya sağlık ekiplerine haber vermediği, ihbarın ertesi gün öğle saatlerinde isimsiz bir aramayla yapıldığı tespit edildi. Şüphelilerin olay yerinden yaklaşık 150 metre ilerideki bir arkadaşlarının evine giderek geceyi orada geçirdikleri öğrenildi.
"İKİ ERKEK BURUNLARI BİLE KANAMADAN ÇIKTI"
Soruşturma sürecini takip eden ailenin avukatı Mısra Tocuoğlu, olaydaki çelişkilere dikkat çekti. Dosyanın şu an savcılıkta soruşturma aşamasında olduğunu belirten Tocuoğlu, şüphelerini şu sözlerle dile getirdi:
"Araçta iki erkek şahıs var, iki genç kadın hayatını kaybediyor. Ancak erkek şahısların burnu bile kanamıyor. Bu durum başlı başına bir şüphe kaynağı. Olayın olduğu saatten ertesi gün öğlene kadar hiçbir yetkili kuruma haber verilmiyor. Olaydan yaklaşık 12 saat sonra isimsiz bir ihbarla aracın yeri söyleniyor. İhbardan hemen sonra da şahıslardan Devran Y., avukatıyla karakola gidiyor. Yaklaşık 12 saat boyunca hiçbir yere gidilmemesi, yardım çağrılmaması hayatın olağan akışına aykırı."
"İFADELER ÇELİŞKİLİ, EŞYALAR KAYIP"
Avukat Tocuoğlu, serbest bırakılan Devran Y.’nin ifadelerindeki tutarsızlıkları vurgulayarak, "İlk ifadesinde arabadan çıktıktan sonra kimseyi görmediğini söylese de, sonradan 150 metre mesafedeki bir arkadaşlarının evine gittikleri ve geceyi orada geçirdikleri ortaya çıktı" dedi.
Hayatını kaybeden genç kadınların cansız bedenlerinden birinin araç içinde, diğerinin ise aracın dışında, 700 metre ileride derede bulunduğunu aktaran Tocuoğlu, delillerin kaybolma ihtimaline işaret etti:
"Su, DNA ve parmak izi gibi delilleri deforme eden bir unsur. Ancak daha dikkat çekici olan, kızların mont, çanta ve telefonlarının olay yerinde bulunamaması. İfadelerinde 'kızları çıkaramadık' diyorlar ama eşyaları nasıl çıktı buna dair bir beyan yok. Montları dahi ortada yok."
"CİNAYET NASIL SORGULANIYORSA ÖYLE ARAŞTIRILMALI"
Soruşturmanın "bilinçli taksirle trafik kazası" yönünde açıldığını ancak dosyanın genişletilmesi gerektiğini savunan Avukat Mısra Tocuoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu kadar çelişkinin, 12 saatlik gecikmenin ve gerçek dışı beyanların olduğu bir dosyada, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını talep ediyoruz. Kimseyi doğrudan suçlamıyoruz ancak soruşturmanın etkin yürütülmesini, şüphelerin göz ardı edilmemesini istiyoruz. Bu olay, bir cinayet dosyası nasıl titizlikle sorgulanıyorsa, o hassasiyetle araştırılmayı hak ediyor."
Otopsi raporunun ve olay yeri trafik bilirkişi raporunun önümüzdeki süreçte dosyaya eklenmesi bekleniyor.





