Ümit Kartal

‘İlçe ilçe 2 yıl’ yazı dizime, İzmir’e taşındığımda yerleştiğim ilçeden Çiğli’den başlamak istedim. Yazı dizimin ilk bölümünde de vurgulamıştım: “Bu yazı dizisine ‘cemil tugayla yakın olan ilçeler, cemil tugayla kötü olan ilçeler’ diye bir ‘leke’ bulaşmaması için Çiğli’den başlıyorum.

cemil tugay gibi, çok değil 3-5 yıl sonra utanılacak bir siyasi figür üzerine çokça konuşsak dahi eksik bırakmış olmamız, ilçelerde yaşananları görmediğimiz, gözlemlemediğimiz, oralarla ilgili sözümüzün olmadığı anlamına gelmez.

Bence gerek yok ama içinden geçtiğimiz lanet olası dönemin zaruri dayatması olarak belirtmeliyim ki, bu yazı dizisini ‘İz Gazete ile yakın olan ilçeler, İz Gazete ile uzak olan ilçeler’ olarak da kurgulamayacağım.”

***

Yine ilk yazıda söylediğim, “Geçen yıl bu dönemlerde bana performansını soran belediye başkanlarının birkaçına, “İlk yılın günahı olmaz, bu soruyu seneye cevaplarsam daha sağlıklı olur” demiştim” cümlesinde geçen başkanlardan biri de ‘Kuzeyin Yıldızı’, Onur Emrah Yıldız’dı…

‘Kuzeyin Yıldızı’ lakabını özellikle hatırlatıyorum.

İzmir'de işçilerden eylem... Yüzler İZSU Genel Kurulu'na yürüdü
İzmir'de işçilerden eylem... Yüzler İZSU Genel Kurulu'na yürüdü
İçeriği Görüntüle

EN BAŞA DÖNELİM

Çiğli’de Onur Emrah Yıldız’ın koltuktaki ilk 2 yılını anlatmadan önce, hemen öncesine gitmekte fayda var.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde ‘değişim’ kongresinden sonra gelen yönetim; kongre salonunda Genel Başkan Özgür Özel’in ‘Kimseyi kurultay tercihi nedeniyle cezalandırmayacağız da mükafatlandırmayacağız da’ sözünü çabuk unutmuştu.

İzmir’de kurultay tercihi Kemal Kılıçdaroğlu olduğu düşünülen hiçbir isim belediye başkan adaylığı konusunda değerlendirilmedi.

Hal böyle olunca; geçen dönem Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü de ‘Kılıçdaroğlu kontenjanı’ndan elenen ilk isimlerden oldu.

Utku Gümrükçü, Çiğli siyasetinde etkin hali, ilçe başkanlığından gelmiş olması ve baskın karakteri nedeniyle 5 yıllık belediye başkanlığı döneminde CHP Çiğli’nin hemen hemen tüm aktörlerini siyasette iddiasız olma noktasına getirmişti. Bir kişi hariç: Kongre süreçlerinde tüm muhalefeti birleştirmeyi başaran Niyazi Arslan

Uzun yazıyorum, biraz sabır…

CHP’de aday adaylık süreci başladığında, yakından gözlemleyen herkes, ‘aday adayı çok aday yok’ diye bakıyordu.

Adaylar açıklanmaya başladı.

Çiğli, Uygar Yıldırım.

Genç bir isim Uygar Yıldırım. Müzisyen.

Açık söyleyeyim; aday adaylığı dönemine kadar Çiğli’yi yakından takip eden bir gazeteci olarak benim dahi dikkatimi çekmemişti.

Başarılı bir aday adaylığı kampanyası yürüttü. Sokak röportajları, esnaf ziyaretleri ve sosyal medyanın profesyonelce kullanılması.

Kısa sürede geniş çevrelere seslendi.

Ta ki o videoya kadar.

Abi bi değişim olsun ya’ videosu, seçmeni ikiye böldü: Bir kısım insan videoyu çok samimi bulurken, bir kısım insan ise talip olduğu koltuğun ciddiyetinden uzak bulmuştu.
Video trend oldu. Milyonlar izledi.

Üzerine sürpriz şekilde CHP Parti Meclisi’nde Uygar Yıldırım’ın adı ilan edilince, CHP Çiğli örgütü ayağa kalktı.

SOKAĞA DÖKÜLDÜLER

O akşam oradaydım.

Eski Gençlik Kolları Başkanı Baransel Güler’in yönlendirdiği kalabalık üye profili içerisinde daha çok iki aday adayının destekçileri dikkat çekiyordu: Onur Emrah Yıldız ve Niyazi Arslan.

Ama sadece onların destekçileri değil, yüzlerce üye saatlerce eylem yaptı CHP Çiğli İlçe Başkanlığı önünde.

Öfkeli kalabalık yolu trafiğe kapattı, polisle tartıştı.

En çok atılan slogan ise ‘Çocuk başkan istemiyoruz’ oldu.

Bu slogan önemli çünkü…

Sosyal medyada Uygar Yıldırım’ı görünür kılan o video, iş ciddiye binince ‘ciddiyetsiz ve çocuksu’ bulunmuştu.

Uygar Yıldırım’ın adaylık durumu ‘yeniden değerlendirmek üzere’ durduruldu. Yani o gün sokağa çıkan CHP’liler amacına ulaşmış oldu.

Ankara’daki diğer aday adayları, CHP Genel Merkezi’nde etkili olan isimlerle görüşmeyi ve bir araya gelmeyi sıklaştırdı.

Tepki çeken konu ‘ciddiyetsizlik ve çocukluk’ olunca, ‘mühendis ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde daire başkanı’ olan Onur Emrah Yıldız, sorunu ortadan kaldırmak için iyi bir alternatif haline geldi.

Niyazi Arslan’ın eğitim durumu, Yıldız’ınkinden gerideydi. Ancak örgüt dinamikleri ve delegelerde de Niyazi Arslan etkiliydi.

CHP’nin kurmayları bu iki ismi bir araya getirdiler. Özetle, ‘Onur Emrah başkan olsun, ikiniz beraber yürüyün, beraber yönetin’ gibi bir formülde uzlaştılar.

SAHİPSİZ ADAYLIK

Yani aslında, CHP Genel Merkezi Uygar Yıldırım’ı tercih etmişti ama adaylaştırmayı başaramamıştı. Onur Emrah Yıldız’ı isteyen az sayıda isim, Niyazi Arslan desteği ile enkazı kaldırmış olsa da başkanı kimin belirlediği sorusu cevapsız şekilde ortada kaldı.

Arslan-Yıldız ortaklığı şu günlerde sallantıda gibi görünüyor. İki isim de birbirlerinin gıyabında birbirlerine dair yenilir yutulur türden olmayan sözler sarf ediyor. Son ilçe kongresinin kazanılmasında yine Arslan’ın etkisi yadsınamaz.

Hatta ilçe kongresi sonrasında Yıldız ‘Şimdi Çiğli’den milletvekili çıkarma zamanı’ diyerek Niyazi Arslan’ı işaret etmişti ama sanırım şu sıralar o sözünü de inkâr ediyor.

Çiğli’deki koalisyon tekrar toparlanır mı, ikilinin arası düzelir mi bilemem. Biz adaylaşma sürecine dair özetten sonra Çiğli’nin 2 yılının röntgenine dönelim.

‘OLUR MU ÖYLE ŞEY’

Yeşilçam’ın efsanelerinden Banker Bilo’da Şener Şen’in canlandırdığı Maho’nun İlyas Salman’ın canlandırdığı Bilo’yu her defasında kafalarken söylediği ‘Sor bakalım niye yaptım’ repliğine uygun düşecek en az 3-4 örnek verebilirim Çiğli’nin 2 yılıyla ilgili.

Ama Başkan Yıldız’ın 2 yıl önce henüz adayken BİR TV’de benim konuğum olduğu programda sorduğum soruya verdiği cevap ve koltuğa oturduktan sonra 180 derece tersi karar alması başkanın nasıl başladığının en çarpıcı örneği oldu.

Göreve gelince işten çıkarma yapacak mısınız?’ soruma, ‘Olur mu öyle şey. Bizim dünyaya bakışımızda emekçinin ekmeğiyle oynamak olur mu?’ demişti. Maalesef başkan, mazbatasını alır almaz işten çıkarmalarla başladı.

DÖNEMİN RUHU

AKP’nin yerel seçimlerdeki hezimeti nedeniyle, SGK borçları üzerinden belediyeleri silkeleme hamleleri, maalesef çokça belediye başkanının bu durumun arkasından açıklamalar yapmasına da vesile oldu. Sanırım bu dönemin huyu, suyu, ruhu bu. Ancak sadece bu da değil, her dönemin standart kaçış rampası var, ‘Geçmiş dönemden enkaz devraldık

Başkan Yıldız da her ikisini bolca değerlendirdi. Kendisiyle konuşan hemen hemen herkese geçmiş dönemden dert yanmak, bazen ise eski Belediye Başkanı Utku Gümrükçü’yle ilgili ağır cümleler kurmak Onur Emrah Yıldız’ın odak noktasını epeyce kaydırdı.

Öte yandan; aday adaylığı dönemini beraber geçirdiği, hatta çok öncelerinden bu göreve dair beraber hayaller kurduğu ekibini, en yakınlarını göreve geldikten sonra uzun süre unutması; başkan olarak kendi ekibini kuramamasına sebep oldu.

GÜÇ SAVAŞLARI

‘Herkes anasının karnından belediye başkanı olarak doğmuyor.’ Kuşkusuz Onur Başkan da -İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde çok önemli görevler almasına rağmen- bu süreci herkes gibi öğrenerek geçirecekti. Ama ‘testiyi kıranla testiyi taşıyanı ayırt edememe’ sorunsalı, ‘Yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişme’ sıkıntısıyla birleşince; Çiğli’nin ilk 2 yılı düzenli olarak ‘güç savaşları’, görev dağılımlarındaki belirsizlikler, kurum içi dedikodu, ‘ayak kaydırma’ oyunları ve önemli görevlerdeki kadrolarda ‘hevessizlik’ olarak kendisini gösterdi.

Sadece Onur Emrah Yıldız için değil, tüm yeni başkanlar için şunu hatırlatmalıyım ki, başkan odasında başkanın yüzüne konuşan hemen hemen ‘hiç kimse’ başkanların duyunca üzüleceği şeyler söylemiyorlar. O görev maalesef biz gazetecilere düşüyor. Ve daha kötüsü en ‘uyanık’ en yetenekli başkanlar dahi bu ‘illüzyondan’ etkileniyor.

HOROZ KONUSU KAPANMAZ

Devam ediyorum. Kötü başlangıçlar sonradan düzeltmeye vakit bırakmayan hasarlar yaratır böylesi büyük kurumlarda. Onlardan biri de Onur Emrah Yıldız’ın ‘Çiğli’nin horozu benim’ açıklaması oldu. Bu ruh hali, Çiğli gibi siyasi aktörlerin hareketli olduğu dinamik ilçelerde, daha filmin başındayken ‘vaziyet alın, bu dönem zor geçecek’ duygusuna sebep olur. Tam olarak da öyle oldu. Bu ruh hali, dönem dönem ‘masa yumruklama’ etrafındakilere bağırma, sinkaflı konuşma, çalışma arkadaşlarına ses yükseltme, yakınlarıyla sıkça kavga etme gibi yansımalarıyla kendisini sık sık hatırlattı.

‘ÜFLEDİLER SÖNDÜM’

Film demişken, Uygar Yıldırım’a dönersek. ‘Ciddiyetsiz’ görünen sosyal medya paylaşımları nedeniyle adaylığından olmuştu Yıldırım. Yerine ise ‘ciddi, mühendis ve bürokrat’ Onur Emrah Yıldız atanmıştı. Maalesef Onur başkan da bir süre sonra bu dönemin bir diğer ‘hastalığı’ Instagram başkanlığı furyasına kaptırdı kendini. Öyle bir kaptırma ki, başkanı Kemal Sunal filmlerinden sahnelerle bulduk bir anda karşımızda.

Velhasıl, ‘Çiğli’nin Karaoğlanı’ ‘Kuzeyin Yıldızı’ yakıştırmalarıyla başlayan hikaye ilk 2 yılda ‘üflediler söndüm’lü bir iddiasızlığa bağlandı.

CEMİL TUGAY

Yine bu dönemin problemlerinden…

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı cemil tugayın basiretsiz ve kavgacı yönetim tarzından Çiğli de nasibini aldı.

Hakkını teslim etmek gerekir ki, Yıldız’ın ‘horozluğu’ sadece ilçedeki siyasiler için değilmiş; cemil tugayın Çiğli’ye haksızlık eden tüm çıkışlarının da karşısında durdu Onur Emrah Yıldız.

Ancak, cemil tugay yüzünden; ‘çöp toplayabilmenin başarı’ sayıldığı bir dönem yaşıyorken, çıta böylesine aşağıya inince; Çiğli’de de belediye yönetimi, kent lokantası, kütüphane ve park açmaktan ibaret bir seviyede kaldı.

O FOTOĞRAF

Eksik bıraktıklarımı başkan tamamlar muhtemelen… Özet geçecek olursam; belediye bürokrasisinde heyecansızlık ve iç kavga, mecliste kutuplaşma, ekip ve görev dağılımında belirsizlikler… Bunların hepsi; geçtiğimiz günlerde yayınlanan ve ‘Çiğli’de muhalefet bir araya geliyor’ ya da ‘Kimler kimlerle beraber’ dedirten fotoğrafın oluşmasına sebep oldu.

HİÇ Mİ GÜZEL ŞEYLER OLMUYOR?

Tüm bu tablo; ekseri mağduriyet, ‘bahane belediyeciliği’, birbirine düşmüş kadroların kavgası ve iddiasızlık olarak kendini gösterdi Çiğli’nin ilk 2 yılında…

Samimi okur, ‘Yahu Çiğli’de hiç mi güzel şeyler olmuyor’ diyecektir. Kuşkusuz vardır. Ancak bu 2 yılda bir gazeteci olarak tüm haber ve yorumlarımla ‘iyi yönler’e çokça vurgu yaptım. Bu yazı dizisi, eksik bırakılan kısımları tamamlamak için hazırlandı. Yine de Çiğli’nin özetini de tek yazıyla tamamlayacak değilim. Hem belediye yönetiminin ‘eksik kalmış, şunları da yaptık’ dediği kısımları hem de Çiğli muhalefetinin eleştirilerini yeniden derleyeceğimizin sözünü şimdiden vereyim.

ALDANMA BAŞKAN…

Bitirirken, gün boyunca dilime pelesenk olan bir anonim türküyü hatırlatarak, Çiğli Belediye Başkanına, bürokratlarına, Çiğli’de siyaset yapan aktörlere çağrıda bulunayım: Hala yolun başı sayılır, son 3 yıl Çiğli’ye verilen sözlerin tutulabilmesi ve gelecekte gurur duyulacak işler yapmak için yeterli bir süre…

Ben türküyü Ender Balkır’dan dinledim. Öneririm…

“bu dünyanın devranına
aldanma gönül aldanma
zilli çanlı kervanına
aldanma gönül aldanma

yüze güldürür devranı
sonra okutur fermanı
bulaman derde dermanı
aldanma gönül aldanma

evden barktan geçeceksin
ecel tasın içeceksin
ne ektinse biçeceksin
aldanma gönül aldanma”

***

SIRADAKİ YAZILAR: BAYRAKLI, MENDERES…

İlçe İlçe 2 yıl
İlçe İlçe 2 yıl
İçeriği Görüntüle

Kaynak: HABER MERKEZİ