Belediye-İş İzmir 2 Nolu Şubede örgütlü İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) işçileri, İZSU’nun tüm atıksu arıtma tesisleri, terfi istasyonları ve yağmur suyu sistemlerinin işletilmesi için aldığı özelleştirme kararına karşı basın açıklaması yapmak üzere İZSU Genel Kurulu’nun yapılacağı İzBB 4 Nolu Hole yürüdü.
Alandaki emekçiler adına basına açıklamasını, Belediye-İş İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Savaş Atalay okudu.
Atalay açıklamasında, “Bizi kimse yıldıramaz. Biz emekçiyiz ya, yeter artık yeter. Biz işimizi yapmak istiyoruz başka bir şey değil. Biz ekmeğimizin peşindeyiz. Benim 1 tane çalışmayan arkadaşım yoktur, çalıştırmayan yönetici vardır. İZSU’da hani işçi fazlalığı vardı? Önce 300 sonra 100 tane arkadaşım atıldı. Bugün bizim içimizde dünya kadar taşeron var. İşçi fazlalığı varsa neden taşeron alınıyor? İşçinin çalışmaması sizin elinizde. Ben çalışmayan işçinin arkasında durmam. Hayatta durmam. Biz alacaklarımızı her türlü alırız. Bakın şu anda TİS devam ediyor. TİS’ten doğan alacaklarımızı her türlü alırız. Ama taşeron bizi işsiz bırakır. Demokrasinin kalesi dediğimiz İzmir’de taşeronlaşmanın önünü açarsanız biz ne yapacağız? Bizim olanlardan başka yerimiz yok.” ifadelerine yer verdi.
400 EMEKÇİ MÜTEAHHİTLERİN İNSAFINA TERK EDİLECEK
Özelleştirme gerçekleşirse 400’ün üzerinde işçinin müteahhitlerin insafında çalışacağını aktaran Atalay, “İZSU Genel Müdürlüğü; atıksu arıtma tesislerini, terfi istasyonlarını, su ve kanal arıza işlerini parça parça ihalelerle taşeron firmalara devretmeye çalışıyor. Bu devir gerçekleşirse, 400’ün üzerinde emekçi arkadaşımızın çalıştığı işyerleri müteahhitlerin insafına terk edilecek. Biz bu kölelik düzenini kabul etmiyoruz!” dedi.
2018’DE BİTMİŞTİ
Açıklamasında, taşeron çalışmanın 2018’de çıkan KHK ile bittiğini söyleyen Atalay, “Taşeron demek; kamu kaynaklarının halka değil, bir avuç sermayeye peşkeş çekilmesidir. Taşeron demek; emek sömürüsü, düşük ücret ve emeğin değersizleştirilmesi demektir. Hatırlayın; 2011’de taşeron işçiler belediye şirketlerine aktarıldı, 2018’de 696 sayılı KHK ile bu süreç tamamlandı. Yıllarca verilen mücadelelerle kazanılan bu hakları, bugün hangi akılla geriye götürmeye çalışıyorsunuz? İktidarın emekçiyi örgütsüzleştiren politikalarını takip etmek değil, örgütlü toplumu savunmak size yakışan görevdir.” diye konuştu.

İZSU’YA SORUYORUZ!
Atalay açıklamasını, şu ifadelerle noktaladı: “İZSU Genel Müdürlüğü’nü bugünden itibaren uyarıyoruz: Bu hukuksuz ve vicdansız uygulamadan derhal vazgeçin!
Çalışma barışını bozmayın, bizi demokratik haklarımızı kullanmaya zorlamayın BELEDİYE İŞ HER ZAMAN HER YERDE MÜCADELEDE 2011 öncesinin o karanlık taşeron düzenine geri dönülmesine asla izin vermeyeceğiz! Buradan İZSU yönetimine soruyoruz:
* Daha dün, 2024 yılının Mayıs ayında “istihdam fazlası var” diyerek yüzlerce işçiyi kapı önüne koymadınız mı?
* Madem işçi fazlaydı, bugün neden en kritik işleri taşeron eliyle yürütmeye çalışıyorsunuz?
* Son iki yılda 400’den fazla işçi emekli oldu; neden yerlerine yeni alım yapmıyorsunuz?
* İZSU’nun kendi makineleri, vidanjörleri, kanal araçları neden şantiyelerde çürümeye bırakılıyor?
* Neden müteahhit firmalardan kiralama yoluna gidiliyor?
Bu bir planlı tasfiye girişimidir. Biz emekçiler bu planın figüranı olmayacağız!
Cumhuriyet Halk Partisi’ne sesleniyoruz:
Cumhuriyet Halk Partisi, yıllarca taşeron düzenine karşı en ön safta mücadele etti. Sayın Genel Başkanınızın en önemli vaadi taşeronluğu kaldırmaktı. Otoyolların devredilmesine karşı gösterilen o dik duruşu, bugün İZSU’nun arıtma tesisleri için de bekliyoruz! Sosyal demokrat bir belediyecilik anlayışında, söylemle eylem arasındaki fark burada kapanmalıdır!”

İŞÇİYE BARİKAT
İZSU Genel Kurulu’nun yapılacağı İzBB 4 Nolu Hol girişine barikat kurulması ise dikkat çekti. İşçiler açıklamalarını, barikatın önünde yaptı.





