Aralık ayından bu yana özellikle büyükşehirlerde acil servislere üst solunum yolu enfeksiyonu şikâyetiyle yapılan başvuruların arttığı görülüyor.

Hekimlerin sahadaki gözlemi, bu kışın tek bir klinik tabloyla ilerlemediğini gösteriyor.

Cumhuriyet’te yer alan habere göre; Doç. Dr. Ömerul Faruk Aydın, Aralık ayında yüksek ateş, vücut ağrıları ve uzun süreli öksürük gibi semptomların yoğunlukta olduğunu belirtirken şimdilerde ateş olmadan gelişen şiddetli boğaz ağrısının ve ses kısıklığının ön plana çıktığını dile getirdi.

Do. Dr. Aydın, kış aylarında birden fazla virüsün aynı anda dolaşıma girdiğini ve farklı yaş gruplarında farklı klinik sonuçlar doğurabildiğini gösterdiğini aktardı.

Dünyaca ünlü bebek maması markaları toplatma kararı aldı: Türkiye'de durum ne?
Dünyaca ünlü bebek maması markaları toplatma kararı aldı: Türkiye'de durum ne?
İçeriği Görüntüle

Aydın, “Asıl dikkat çekici değişim ise tatil sonrasında yaşandı. Laboratuvar testlerinde pozitiflik oranları görece düşerken, benzer şikâyetlerle başvurular devam etti. Patojen saptamasak bile viral bir etken olduğunu düşünüyoruz. Benzer belirtiler aile bireyleri, iş arkadaşları ve yakın temaslılar arasında kümelenme gösteriyor. Bu da bulaşıcı bir solunum yolu enfeksiyonu lehine güçlü bir ipucu” ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Aydın, semptomların hafif olmasının hastalığın uzamasına engel olmayabileceğini belirtti. Hastalığın uzun süre devam etmesinin işgücü kaybına, okul devamsızlığına ve günlük işlevselliğin bozulmasına yol açtığını söyleyen Aydın, özellikle ses kısıklığı ve boğaz ağrısının yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini sözlerine ekledi.

Şiddetli boğaz ağrısının birçok hastada hızlı çözüm arayışı ve antibiyotik beklentisini artırdığına değinen Aydın, “Her boğaz ağrısı antibiyotik gerektirmez. Şiddeti, tek başına bakteriyel enfeksiyon göstergesi değildir” uyarısında bulundu. Nefes darlığı, hızla artan yutma güçlüğü, sıvı alamama, belirgin genel durum bozukluğu ve yüksek ateşin yeniden başlaması durumunda “geçer” demek yerine mutlaka muayene olunması gerektiğini vurgulayan Aydın, “Ağır hastalık az olabilir ama uzayan semptomların toplumsal maliyetini küçümsememek gerekir. Klinik gözlem hâlâ en güçlü veri kaynaklarımızdan biri” ifadelerini kullandı.

Kaynak: HABER MERKEZİ