CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından, avukatı Mehmet Pehlivan, 250 gündür tutuklu.
İBB dosyasında etkin pişmanlıktan faydalanan Adem Soytekin ve Servet Yıldırım'ın iddiaları üzerine hakkında başlatılan soruşturmada Pehlivan, "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlamasıyla 19 Haziran 2025'te tutuklanmıştı.
Pehlivan, savunmasında avukatlık faaliyetleri nedeniyle suçlandığını söylemiş, esas olarak savunmanın yargılandığını belirtmişti. Pehlivan'a kendisini savunması için de yeterli süre verilmemiş, cübbesi bile temin edilmemişti.
Annesi Fevziye Şahin, Pehlivan'ın tutukluluğunun 250. gününde sosyal medya hesabından bir yazı yayınladı.
"MEHMET İÇİN O KÜÇÜK HÜCRE MEYDANDIR"
Şahin, duygu yüklü yazısında, "Canım oğlumun görüş günlerinde kuyu tipi, beş metrekarelik hücresinden çıkıp görüş salonuna yürüyüşünü görmenizi isterdim. Sanki uçsuz bucaksız bir meydandan geliyormuş gibi… Çünkü öyle bir hücreden gülerek, alnı ak, başı dik çıkmak her yiğidin harcı değildir. Bunu ancak kendinden emin olanlar, inandığı bir mücadelesi olanlar yapabilir." dedi.
Şahin, tutuklama kararını veren yargı mercilerine de seslendi, "Mehmet için orası meydandır; özgürlüğün, onurun, inancın meydanı. Ama kendini meydanda sanıp vicdanının sesini bile duyamayanlar, korkup iftira atanlar, ellerindeki gücü hukuksuzluğa çevirenler… Oğlumu, sadece müvekkilini savundu diye, görevini onuruyla yaptığı için, güçlüye değil haklıya omuz verdiği için tutsak edenler… Sizler değil, Mehmet Pehlivan’dır güçlü olan." dedi.
Oğlunun isminin "adalete yaslanan meslektaşlarının yanına yazılacağını" söyleyen Şahin, "Peki ya siz? Ailenize, çocuklarınıza hangi utancı bırakıyorsunuz farkında mısınız? Tarih; uydurduğunuz iftiraları, kural tanımazlığınızı, hukuku yok sayışınızı da yazacak. Bir anne olarak, sizin gibi gözü dönmüşlerle aynı gökyüzünün altında yaşamak zorunda bırakıldığım için hicap duyuyorum." ifadelerini kullandı.
Uygulanan yargı baskısının bir zulüm olduğunu vurgulayan Şahin, "Bilinsin ki yargının ayaklar altına alınmasına izin vermeyeceğiz. Adalet talebinden asla vazgeçmeyeceğiz." dedi.
Şahin'in yazısının tamamı şöyle:
Bugün Av. Mehmet Pehlivan tam 250 gündür tutsak. Savunma tutsak, adalet tutsak, toplum tutsak, halkın iradesi tutsak.
Canım oğlumun görüş günlerinde kuyu tipi, beş metrekarelik hücresinden çıkıp görüş salonuna yürüyüşünü görmenizi isterdim.
Sanki uçsuz bucaksız bir meydandan geliyormuş gibi… Çünkü öyle bir hücreden gülerek, alnı ak, başı dik çıkmak her yiğidin harcı değildir. Bunu ancak kendinden emin olanlar, inandığı bir mücadelesi olanlar yapabilir.
Benim yiğit oğlum hep derdi ki:
“Adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun.”
Ona o küçücük hücreyi zindan sananlara sesleniyorum:
Mehmet için orası meydandır; özgürlüğün, onurun, inancın meydanı. Ama kendini meydanda sanıp vicdanının sesini bile duyamayanlar, korkup iftira atanlar, ellerindeki gücü hukuksuzluğa çevirenler… Oğlumu, sadece müvekkilini savundu diye, görevini onuruyla yaptığı için, güçlüye değil haklıya omuz verdiği için tutsak edenler… Sizler değil, Mehmet Pehlivan’dır güçlü olan.
Yarın, onun adı; mesleğinin onurunu koruyan, cübbesini kimseye iliklemeyen, güç sahiplerine değil hakikate, adalete yaslanan meslektaşlarının yanında adı yazacak.
Ailesine, kızına, yeğenlerine bu onurlu mücadelenin gururunu hayat boyu taşıtacak.
Peki ya siz?
Ailenize, çocuklarınıza hangi utancı bırakıyorsunuz farkında mısınız?
Tarih; uydurduğunuz iftiraları, kural tanımazlığınızı, hukuku yok sayışınızı da yazacak. Bir anne olarak, sizin gibi gözü dönmüşlerle aynı gökyüzünün altında yaşamak zorunda bırakıldığım için hicap duyuyorum.
Benim yiğit oğlum…
Nasıl da merhametli, nasıl da adaletli bir evlat.
Sen benim her gün şükür sebebimsin.
Varsın cefayı siz çekin; Sefasını ülkemiz sürecek.
Mücadelenizin adı özgürlük, zaferiniz adalet olsun.
Direncin umut, mücadelen güç veriyor. Bugünlerin geçeceğine olan inançla, bu onurlu mücadelende aslan yanlız değilsin.
Bilinsin ki: Yargının ayaklar altına alınmasına izin vermeyeceğiz. Adalet talebinden asla vazgeçmeyeceğiz.
Yaptığınız şey zülümdür ve bunu en iyi siz biliyorsunuz. Ama unutmayın:
Bu haksız yere tutsak ettiğiniz insanların da anneleri var.
Bu annelerin ahı vardır; her dakika dillerinde, her saniye kalplerinde.
Ve mahşerde mizan kurulduğunda,
Bugün susan annelerin ahı konuşacak.
Avukatlık suç değil, görevdir."




