Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da okullara yönelik silahlı saldırılara ilişkin açıklamalarda bulunan CHP Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, üst üste gerçekleşen saldırıların arka planına dair önemli değerlendirmeler paylaştı.
Özçağdaş, okullardaki güvenlik önlemlerinin artırılmasının acil olduğunu ancak sorunu çözmeyeceğini vurguladı.
Özçağdaş, çocukların içinde olduğu yoksulluk, toplumsal huzursuzluk, sosyal hizmetler ve psikososyal destek ile sağlığa zayıf erişim, silaha özendiren yayınlar ve cezasızlık üreten politikaların yaşananlarda büyük etkisi olduğunu vurguladı.
Özçağdaş, "İktidar, önleyici programlar yerine günü kurtaran yaklaşımları tercih etmiş, risk altındaki çocuklar görmezden gelinmiştir. Suça bir şekilde karışan çocuk sayısı her geçen yıl daha da artmıştır." diyerek "bütüncül bir kamu politikası" önerilerini de sıraladı.
"GÜVENLİK ÖNCELİK AMA ÇÖZÜM DEĞİL"
Özçağdaş, şunları paylaştı:
"Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen, 9 canımızı yitirdiğimiz ve 13 kişinin yaralandığı dehşet verici silahlı saldırı haberiyle yüreklerimiz bir kez daha yandı. Koruyamadığımız tüm çocuklarımıza, öğretmenlerimize, okul çalışanlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabır, tedavisi süren yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun.
Okullarımızdaki sorunlar elbette sadece güvenlik görevlisi tedbiri ile çözülemez. Ama güvenlik ilk önceliktir."
"ÇOCUKLAR İHMAL EDİLDİ"
"Yoksulluk, ayrımcılık, toplumsal huzursuzluk, çocukların davranışlarına ve okul iklimine doğrudan etki etmektedir. Buna karşılık güçlü bir okul sosyal hizmet sistemi kurulmamış, çocuklarımız ihmal edilmiştir.
Okullarımız ve çocuklarımız güçlü bir psikososyal destek sisteminden mahrum bırakılmıştır. Verilen sözlere rağmen okullara yeterli rehber öğretmen atanmamış, risk altındaki çocuklara erken müdahale edilebilecek bir sistem kurulmamıştır.
Televizyon dizilerindeki, sosyal medya paylaşımlarındaki ve kitle iletişim araçları içeriklerindeki şiddete özendirme, bireysel silahlanma ve yerleşen cezasızlık algısı; akran zorbalığı, madde kullanımı ve suça sürüklenen çocuklar sorununu büyütmüştür.
İktidar, önleyici programlar yerine günü kurtaran yaklaşımları tercih etmiş, risk altındaki çocuklar görmezden gelinmiştir. Suça bir şekilde karışan çocuk sayısı her geçen yıl daha da artmıştır.
Ülkemizde yoksulluk normal hale gelmiş, sonucunda; çocuklarımız okula aç gelir, tuvaletlerden su içer olmuştur. Defalarca dile getirmemize, teklifler, öneriler sunmamıza rağmen okullarımızda bir öğün okul yemeği ve temiz içme suyu verilmemiştir.
Okullarda sağlık hizmeti yok sayılmıştır. Acil durumlarda müdahale edecek bir sağlık görevlisinin bulunmadığı okullarımız okul kazalarına ve şiddet olaylarına karşı savunmasız bırakılmıştır."
"BÜTÜNCÜL KAMU POLİTİKASIYLA ÇÖZÜLEBİLİR"
"Tüm bunlar birbirinden bağımsız sorunlar değil, aynı bütünün parçalarıdır. Ve bu sorun ancak bütüncül bir kamu politikasıyla çözülebilir.
Tüm okullara uzman ve deneyimli kadrolu güvenlik görevlisi ve sağlık personeli atanmalıdır.
Tüm okullarımızda temiz içme suyu ve okul yemeği ücretsiz verilmelidir.
Yeterli sayıda rehber öğretmen ataması yapılmalı, güçlü bir psikososyal destek mekanizması oluşturulmalıdır. Güçlü bir okul sosyal hizmet programı kurulmalıdır.
Akran zorbalığı, bağımlılık ve şiddetle mücadele için önleyici programlar kurulmalıdır.
Toplumda yerleşen şiddet kültürü, şiddete özendiren televizyon dizileri, sosyal medya paylaşımları ve kitle iletişim araçları içerikleri, cezasızlık algısı, bireysel silahlanma gibi sorunlara karşın kapsamlı ve uygulanabilir bir sosyal hizmet eylem planı hayata geçirilmelidir."





