Türkiye’de hukuk eğitiminin mevcut durumu yeni bir raporla gündeme geldi. Toplum Çalışmaları Enstitüsü tarafından yayımlanan “Hukuk Fakülteleri Raporu”, fakülte sayısındaki artış, akademik kadro dağılımı ve avukat sayılarındaki yükselişi ortaya koydu.

SON 25 YILDA HUKUK FAKÜLTELERİ HIZLA ARTTI

Raporda yer alan bilgilere göre Türkiye’de aktif ve pasif durumdakilerle birlikte hukuk fakültesi sayısı yüze yaklaştı. Mevcut 89 hukuk fakültesinin 67’sinin son 25 yıl içinde kurulduğu belirtildi. Bu fakültelerin 50’si devlet, 39’u vakıf üniversiteleri bünyesinde faaliyet gösteriyor. Artışın, hukuk eğitiminde niceliksel büyümeyi beraberinde getirdiği ifade edildi.

ÖĞRENCİ YÜZDE 35 ARTTI

BirGün’den Kayhan Ayhan’ın haberine göre Toplum Çalışmaları Enstitüsü tarafından yayımlanan Hukuk Fakülteleri Raporu'nda Hukuk fakültelerindeki hızlı artışın, öğrenci sayılarına ve avukat sayılarındaki artışa da doğrudan yansıdığı vurgulandı. Buna göre 2013–2014 döneminde yaklaşık 55 bin olan hukuk fakültesi öğrenci sayısı, 2018–2019’da 82 bini aşarken, son yıllarda kontenjan daraltma politikalarıyla birlikte 75 bin seviyelerine geriledi. Buna rağmen, son on yıllık dönemde toplam artış oranı yüzde 35’e denk düşüyor.

2023–2025 döneminde hukuk fakülteleri kontenjanları yüzde 34’ün üzerinde azaltılmıştı. Devlet üniversitelerinde kontenjanlar neredeyse yarı yarıya düşerken, vakıf üniversitelerindeki azalmanın daha sınırlı kalması “hukuk eğitiminin ücretlileşmesi” tartışmalarını gündeme getirmişti.

NÜFUS ARTIŞINI SOLLADI

Raporda en çarpıcı bulgulardan biri avukat sayısındaki artış oldu. Türkiye’de 1998 yılında 36 bin olan avukat sayısı, 2024 itibarıyla 199 bini aştı. Böylece avukat sayısı 26 yılda beş katına çıktı. Avukat başına düşen nüfus ise son 15 yılda bin 95 kişiden 430 kişiye kadar gerileyerek Avrupa ortalamasının altına indi.

AVRUPA’NIN EN TEPESİNDE

Avrupa ülkeleriyle yapılan karşılaştırmada Türkiye, avukat başına düşen nüfus açısından Portekiz ve İspanya’nın ardından üçüncü sırada yer aldı. İncelenen 12 ülkede ortalama avukat başına düşen nüfus 679 iken, Türkiye’de bu rakam 2024 günceliyle 430.

PROFESÖR YOK

Raporda, öğretim üyesi sayısındaki artışa rağmen fakülteler arasında ciddi dengesizlikler bulunduğu da vurgulandı. Enstitü’nün çalışmasında, bazı hukuk fakültelerinde profesör sayısının sıfır ya da bir ile sınırlı olduğu, profesörlerin belirli üniversitelerde yoğunlaştığı tespit edildi. Buna göre 5 fakültede profesör bulunmuyor.

Aziz İhsan Aktaş davası: Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat savunma yapacak
Aziz İhsan Aktaş davası: Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat savunma yapacak
İçeriği Görüntüle

‘KALİTE’ ODAKLI YENİ BİR POLİTİKA ŞART

Raporda yer alan değerlendirmede, hukuk eğitiminde nicelik yerine kaliteyi esas alan, kontenjan-planlama ve öğretim üyesi dağılımını gözeten yeni politikalara ihtiyaç olduğu vurgulandı. Vasıf İnanç Duygulu imzalı ‘Hukuk Fakülteleri Raporu’nun “Sonuç ve Öneriler” bölümünde Toplum Çalışmaları Enstitüsü önerileri şu ana başlıklar altında sıraladı:
Hukuk Fakültesi için belirlenen tercih barajının kademeli olarak 50 bine kadar çekilmesi düşünülmelidir.

Kontenjan azaltma politikasına vakıf üniversitelerinin de devlet üniversitelerine eş bir şekilde dahil edilmesi gerekmektedir. Devlet üniversitelerinin kontenjanları %49 oranında azaltılırken, vakıf üniversitelerindeki düşüş yalnızca %10,1 olmuştur. Bu durum geniş toplum kesimlerinde toplumda hukuk eğitiminin giderek “ücretli” hale geleceğine ve hukuk eğitimindeki toplam kalitenin azalacağına ilişkin kaygılar uyandırma potansiyeline sahiptir.

Türkiye genelindeki 86 hukuk fakültesinde toplam 586 profesör görev yapmaktadır. Ancak bu profesörlerin dağılımı son derece adaletsizdir: Profesörlerin %41’i sadece 10 köklü fakültede toplanmıştır. 5 hukuk fakültesinde hiç profesör bulunmazken 9 fakültede yalnızca bir profesör görev yapmaktadır. Bu sorunun giderilmesi için hukuk fakültelerinin akademik kadrolarına dair standartlar getirilmesi faydalı sonuçlar doğurabilecektir.

Eylül 2024’te yapılan ilk Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı (HMGS) sonuçları, eğitim kalitesindeki farkı net bir şekilde ortaya koymuştur. Devlet üniversitelerinden mezun olanların başarı oranı %47,28 iken, vakıf üniversitesi mezunlarında bu oran %30,07’de kalmıştır. İçeriği ve sorularının kalitesi ayrı bir tartışma konusu olmakla beraber, HMGS’nin yalnız mevcudiyetinin dahi hukuk meslekleri açısından olumlu sonuçlar verdiği görülmektedir. HMGS uygulamasına, ölçme-değerlendirme ilkelerine daha uygun ve daha kaliteli sorularla devam edilmesi, orta ve uzun vadede önerilmektedir.

Kaynak: HABER MERKEZİ