Gazeteci, yazar, TV programcısı ve öğretim üyesi Prof. Dr. Haluk Şahin İzmir’in Foça İlçesi’nde düzenlenen Beşkapılar Söyleşileri’nin konuğu oldu.

Felsefe ve İletişim İlişkileri başlıklı söyleşisinde kitaplarında geçen konuların yanı sıra bilişim sektöründeki güncel gelişmelere de yer veren Şahin, “İnsanoğlunun son dönemde yaptıklarıyla biyolojik sınırlarını aştığını” söyledi.

Gazeteci Seyfi Gül’ün aktardığına göre Tarihi Beşkapılar Kalesi’nde, Foça Kitap Kulübü’nün düzenlediği ve yönlendiriciliğini kulübün başkanı Alptekin Aydın’ın üstlendiği söyleşiyi, yazar şair Ataol Behramoğlu, müzisyen Haluk Çetin, gazeteci Atilla Köprülüoğlu, bazı STK temsilcileri ile çok sayıda vatandaş izledi.

“HAYATIMDAKİ ‘HAYIR’LAR ‘EVET’LERDEN ÇOK”

Son İskele grubunun müzikleriyle renklenen ve iki saate yakın süren söyleşide Prof.Dr. Haluk Şahin kitaplarındaki konulardan, anılarına ve yaşamından kesitlere kadar, geniş bir yelpazede pek çok konuya yer verdi.

Şahin, hayatındaki “Hayır” cevabının “Evet” cevabından çok olduğunu örneklerle anlattı.

Şahin, Amerika Birleşik Devletleri’nde bir üniversitede kendisine teklif edilen yüksek lisans, Türkiye’deki bir üniversiteden Halkla İlişkiler Bölümü teklifine, zamanın büyük turizm firmalarından birinin yurtdışı ilişkileri için çok yüksek maaşlı çalışma teklifine uzanan ‘Hayır’larının, eski Başbakanlardan Bülent Ecevit’in partisine katılma ve milletvekilliği teklifine ‘Hayır’a gidişini öyküleştirerek anlattı.

Ecevit’le ilişkisini özel olarak açan Şahin aralarında geçen diyaloğu şöyle anlattı:

1990’ların başında bir gün Bülent Ecevit telefon etti. ‘Rahşan hanımla ziyaretine gelmek istiyoruz’ dedi. ‘Hay hay efendim, başımızın üzerinde yeriniz var’ dedim. Geldiler. ‘Haluk bey’ dedi, ‘Sizi partimizde görmek istiyoruz’. DSP... Tahmin etmiştim, ‘Kusura bakmayın gelemem’ dedim. ‘Hayır’ denmeye alışkın bir adam değil. ‘Niye gelemezsiniz?’ diye sordu. 'Efendim bir çocuğum var lisede. Ben çalışıyorum’ dedim. ‘Ne olacak canım, bundan sonraki seçimlerde milletvekili olursunuz, maddi sıkıntınız olmaz.’ dedi. ‘Çok teşekkür ederim efendim’ dedim. Bana takip eden pazartesiye kadar süre verdi, sonra yine aradı. ‘Ne diyorsunuz?’ dedi. ‘Bülent bey beni maruz görün’ dedim. Ondan sonra gazetecilik yaptığım dönem dahil benim hiçbir randevu talebime evet demedi. Politika böyle bir şey

“TÜRKÇE ÇOK ÖZEL BİR DİL”

Çok iyi İngilizce bildiğini, Fransızca okuyabildiğini, son yıllarda Rumca öğrenmeye çalıştığını belirten Şahin, bunların ışığında değerlendirme yaptığında Türkçe’nin bütün diller arasında çok zengin, özel ve müthiş bir cevvaliyete sahip olduğuna, geniş ifade imkanları sağladığına, Yahya Kemal, Nazım Hikmet, Ataol Behramoğlu gibi şairlerin onu çok iyi kullanmasıyla dünyanın bildiği şiirlerin ortaya çıktığına tanık olduğunu anlattı.

“İNSAN SÜPERMENİN ÖTESİNE GEÇTİ”

İnsanoğlu’nun çok uzaklardakilerle sesli ve görüntülü görüşme yapmayı hep hayal ettiğini, bunun son yıllarda ki teknolojik gelişmelerle çok hızlı bir şekilde hayata geçtiğine dikkat çeken Prof.Dr. Şahin, bu hızın insanın biyolojik gelişmesine engel olduğunu şu sözlerle dile getirdi:

İnsanlık kendi biyolojik sınırlarını, inanılmaz ölçüde aştı. Süpermen’in ötesine geçti. Cep telefonuyla. Fakat insan vücudu, o teknolojik gelişmeye ayak uyduracak şekilde değişmedi. Teknolojik devrim, fiziksel evrimi geçti. Bu devrim beş yüz yılda olsa belki kulaklarımız, gözlerimiz ona göre değişecek. Ama öyle olmadı. Örneğin müthiş mesaj üretme kapasitemiz var, her yerden her an gönderebiliriz. Sonra, Gelen mesajları inceleyecek, dinleyecek vaktimiz yok

Mustafa Bozbey’in yargılandığı dava başladı: Mahkeme önünde arbede
Mustafa Bozbey’in yargılandığı dava başladı: Mahkeme önünde arbede
İçeriği Görüntüle

Gelen sorunun cevaplandırılmasının ardından söyleşi sona erdi. Haluk Şahin katılımcıların alkışlarıyla tarihi kaleden uğurlandı.

Kaynak: HABER MERKEZİ