DOĞUKAN FİKRİ FİDAN/İZ GAZETE- İzmir Okul Yemeği Koalisyonu, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması öncesinde çocuklara ücretsiz, sağlıklı ve güvenli okul yemeği verilmesi talebiyle Bornova Meydanı'nda basın açıklaması düzenledi. Basın açıklamasını gıda mühendisi Bülent Şık okudu.
Açıklamada, yeni eğitim öğretim yılına girerken çocukların aynı koşullarda okula başlamadığına dikkat çekildi. Bazı çocukların yeterli kahvaltı yaparak okula geldiği, bazı çocukların ise evden yalnızca su içerek çıktığı belirtilirken, beslenme çantasındaki farklılıkların gelir eşitsizliğinin okul içerisindeki en görünür sonuçlarından biri olduğu ifade edildi.
“ÇOCUKLARIN TABAĞINA YANSIYAN EŞİTSİZLİK”
Koalisyon tarafından yapılan açıklamada, açlığın yalnızca hiç yemek yiyememek anlamına gelmediği vurgulandı. Kalorisi yüksek ancak besin değeri düşük gıdalarla beslenmenin de çocukların sağlıklı gelişimini tehdit edebileceği belirtilerek “gizli açlık” sorununa dikkat çekildi.
Açıklamada TÜİK’in 2025 yılı verilerine atıfla, 0-17 yaş grubunun yüzde 37’sinin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olduğu belirtildi.
Bu oranın doğrudan gıda güvencesizliği göstergesi olmadığı ifade edilirken, çocukların önemli bir bölümünün beslenme dahil temel ihtiyaçlarını karşılamayı güçleştiren koşullarda yaşadığına dikkat çekildi.
Koalisyon, çocukların sağlıklı beslenmesini yalnızca ailelerin tercihlerine bırakan yaklaşımı da eleştirdi.
Açıklamada, “Hanelere, anne ve babalara yalnızca ‘daha doğru gıda seçimleri yapın’ demek bu kötü tabloyu değiştirmez. Seçim yapabilmek; gelir, zaman, yakın çevrede sağlıklı gıdanın bulunması, uygun bir mutfak ve bakım emeği gibi koşullara bağlıdır” ifadeleri kullanıldı.

“ÜCRETSİZ OKUL YEMEĞİ LÜKS DEĞİL”
Ücretsiz okul yemeğinin yalnızca çocukların karnını doyurmakla sınırlı bir sosyal destek olarak görülmemesi gerektiği belirtilen açıklamada, sağlıklı beslenmenin eğitim hakkının bir parçası olduğu vurgulandı.
Şık'ın okuduğu açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Düzenli ve nitelikli bir öğün, eğitim hizmetinin dışında kalan ikincil bir destek, bir lüks talep değil, çocuğun öğrenme hakkından yararlanabilmesini sağlayan en önemli maddi koşullardan biridir.”
Dünya genelinde ücretsiz okul yemeğinin artık istisnai bir uygulama olmadığı belirtilen açıklamada, Dünya Gıda Programı verilerine göre küresel ölçekte en az 466 milyon çocuğa okulda yemek ulaştırıldığı ve 107 ülkenin ulusal okul yemeği politikası geliştirdiği aktarıldı.
“TÜRKİYE’DE YAKLAŞIK 1 MİLYON ÖĞRENCİ DESTEK ALIYOR”
Türkiye’de ise taşımalı eğitim ve çeşitli yerel uygulamalar kapsamında yaklaşık 1 milyon öğrenciye ücretsiz yemek veya beslenme desteği sağlandığı belirtildi.
Bu sayının Türkiye’deki öğrencilerin yaklaşık yüzde 5’ine karşılık geldiği ifade edilen açıklamada, mevcut uygulamaların bütün çocukları kapsayan ulusal ve kalıcı bir okul yemeği programının yerini tutamayacağı savunuldu.
Koalisyon, tartışmanın “Sınırlı imkânlarla hangi çocukları doyurabiliriz?” sorusu üzerinden yürütülmemesi gerektiğini belirterek asıl sorunun “Toplum olarak neden bütün çocukların sağlıklı beslenmesini güvence altına almıyoruz?” olduğunu vurguladı.

“SORUN SADECE YOKSUL ÇOCUKLARIN SORUNU DEĞİL”
Açıklamada ücretsiz okul yemeğinin yalnızca yoksulluk yaşayan çocuklar açısından değil, bütün çocuklar açısından değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Yeterli kalori alan çocukların da demir, çinko, kalsiyum, iyot, folat ve vitamin eksiklikleri nedeniyle “gizli açlık” yaşayabileceği ifade edildi.
Ayrıca beslenme yetersizliklerinin çocukların bazı toksik maddelere karşı biyolojik kırılganlığını artırabileceği belirtilerek, özellikle kurşun maruziyetinin çocukların dikkat, bellek ve bilişsel gelişimini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekildi.
Koalisyon, bu nedenle sağlıklı beslenmenin yalnızca bir sağlık konusu değil, aynı zamanda eğitimde adalet meselesi olduğunu savundu.
“SADECE YEMEK DEĞİL, SAĞLIKLI OKUL GIDA ÇEVRESİ”
Basın açıklamasında okul kantinleri ve okul çevresindeki gıda satış noktaları da gündeme getirildi.
Çocuklara ücretsiz ve sağlıklı bir öğün verilmesinin tek başına yeterli olmadığı belirtilerek okul kantinlerinde ve okul çevresinde çocukların hangi ürünlere ulaşabildiğinin de düzenlenmesi gerektiği ifade edildi.
Besin değeri düşük ultra işlenmiş ürünlerin okul ortamında yaygın biçimde bulunmasının önemli bir halk sağlığı sorunu olduğu belirtilirken, okullarda temiz ve güvenilir içme suyuna ücretsiz erişim sağlanması da talep edildi.
“SAĞLIKLI ÖĞÜN LÜTUF DEĞİL, ÇOCUKLARIN HAKKI”
Açıklamanın sonunda ücretsiz okul yemeğinin sosyal yardım olarak değil, kamusal bir hak olarak ele alınması gerektiği vurgulandı.
İzmir Okul Yemeği Koalisyonu tarafından yapılan çağrıda şu ifadeler kullanıldı:
“Yeni eğitim-öğretim yılı başlarken hiçbir çocuğun eğitim sürecine katılımı, evinden getirebildiği yiyeceğin miktarına ve niteliğine bağlı olmamalıdır. Sağlıklı bir okul öğünü lütuf değil, çocukların hakkıdır.”
Koalisyon, Türkiye genelinde bütün çocukları kapsayan ücretsiz, sağlıklı ve güvenli bir okul yemeği programının gecikmeden hayata geçirilmesini istedi.




