Genel Sağlık-İş Sendikası İzmir Şubesi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın başlattığı Sosyal Risk Haritası çalışmasının Hakkari’de Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde görev yapan bir psikoloğu ölümle yüz yüze bıraktığını öne sürdü. Sendika tarafından yapılan açıklamada, söz konusu psikoloğun kesici-delici aletli saldırıya uğrayarak ağır yaralandığı ve yoğun bakımda yaşam mücadelesi verdiği belirtildi.
“HAKKARİ’DE YAŞANAN OLAY ACI BİR ÖRNEK OLMUŞTUR”
Bakanlığın Sosyal Risk Haritası çalışmasına eleştirilerde bulunan Genel Sağlık-İş Sendikası İzmir Şubesi, açıklamasında şunları kaydetti:
“Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ‘ben yaptım oldu’ anlayışıyla başlattığı Sosyal Risk Haritası çalışması, bugün bir meslektaşımızı ölümle yüz yüze bırakmıştır. Hakkâri’de Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde görev yapan psikolog arkadaşımız kurumunda kesici-delici aletli saldırıya uğramış, ağır yaralanmış ve yoğun bakımda yaşam mücadelesi vermektedir. Peki nedir meslektaşımıza, ailesine ve bizlere bu bedeli ödeten Sosyal Risk Haritası çalışması?
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen, toplumdaki sosyal riskleri erken tespit etmek ve müdahale etmek amacıyla hayata geçirilen bir uygulamadır. Ancak asıl risk; plansız, altyapısız, çalışan güvenliği gözetilmeden yürütülen bu anlayıştır. Bunun bedelini ise sosyal hizmet emekçileri canıyla, sağlığıyla ve yaşamıyla ödemektedir.
Toplumsal riskleri tespit etmek ve sosyal politikaları güçlendirmek ciddi bir kamu sorumluluğudur. ‘Hadi yapalım, olur biter’ anlayışıyla yürütülemez. Çalışan güvenliği sağlanmadan sahaya indirilen her uygulama yeni riskler, yeni mağduriyetler ve yeni facialar yaratır. Dün Hakkâri’de yaşanan olay bunun acı bir örneği olmuştur.
Hukuki dayanağınız var mı? Yok. Uygulama esasları net mi? Hayır. Sahanın gerçekleri dikkate alınmış mı? Hayır. Çalışanların can güvenliği sağlanmış mı? Hayır. Çalışanların fikri alınmadan, gerekli altyapı oluşturulmadan hayata geçirilen her uygulama; sosyal hizmet emekçilerini korumasız bırakmak anlamına gelmektedir. Biz buna sessiz kalmayacağız!
Resmi iletişim altyapısı yetersiz, saha organizasyonu belirsiz, görev tanımları muğlak… Zaten ağır iş yükü altında çalışan sosyal hizmet emekçilerine bir de plansız uygulamaların yükü bindirilmektedir. Riskli ev ziyaretleri gerçekleştiren çalışanlar, yeterli idari ve hukuki koruma olmadan sahaya gönderilmektedir.”
"BAŞTAN AŞAĞI YENİDEN DÜZENLENMELİ"
Sosyal Risk Haritası çalışmasının; çalışanların can güvenliğini, çalışma koşullarını ve mesleki sınırlarını esas alan bir anlayışla baştan aşağı yeniden düzenlenmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, “
“Emekçi; kuralsızlığın, belirsizliğin ve masa başında alınan plansız kararların yükünü sırtlanamaz. Ekipmansız, güvencesiz ve güvenlik tedbirlerinden yoksun şekilde sahaya itilmek kabul edilemez. Bu anlayış değişmezse yeni Hakkâriler yaşanacaktır.
Sosyal Risk Haritası çalışması; çalışanların can güvenliğini, çalışma koşullarını ve mesleki sınırlarını esas alan bir anlayışla baştan aşağı yeniden düzenlenmelidir. “Önce uygulayalım, sonra düzeltiriz” anlayışının bedelini sosyal hizmet emekçilerine ödetemezsiniz.
Sosyal hizmet emekçilerinin can güvenliği bizim kırmızı çizgimizdir! Sosyal hizmet; yoksullukla, şiddetle, bağımlılıkla, çocuk ihmaliyle ve toplumsal krizlerle doğrudan temas eden yüksek riskli bir kamu hizmetidir. Ülkenin en zor koşullarında görev yapan sosyal hizmet çalışanları yalnız değildir” denildi.
ACİL TALEPLER AÇIKLANDI
Acil taleplerini de açıklayan Genel Sağlık-İş İzmir Şubesi, şu ifadelere yer verdi:
• Riskli saha ziyaretleri için açık güvenlik protokolleri oluşturulmalıdır.
• Yüksek riskli vakalarda kolluk desteği zorunlu hale getirilmelidir.
• Çalışanlar tek başına sahaya gönderilmemelidir.
• Kurum güvenliği güçlendirilmelidir.
• Kriz yönetimi ve çatışma kontrolü eğitimleri verilmelidir.
Genel Sağlık-İş olarak bir kez daha ifade ediyoruz; sosyal hizmet emekçilerinin can güvenliği kırmızı çizgimizdir. Bu ihmalin sorumluları ortaya çıkana, gerekli düzenlemeler yapılana ve çalışanların güvenliği sağlanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Psikolog meslektaşımıza acil şifalar diliyor; yaşanan bu ihmali ve saldırıyı asla unutturmayacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz.”




