Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin’in sağlık durumu, ailesi ve yakın çevresinde ciddi endişeye neden oluyor. Yetişkin, pazartesi, çarşamba ve cuma günleri haftada üç kez 8’er saat diyaliz tedavisi görüyor. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından da uygun görülen bu tedavi planı, kanın tam olarak temizlenebilmesi ve kalbin aşırı yük altında kalmaması amacıyla uygulanıyor. Yetişkin’in gözaltı sürecinde ilk diyaliz seansını planlanan 8 saat yerine 4 saat alabildiği öğrenildi.
ALTI YILDIR DİYALİZ TEDAVİSİ GÖRÜYOR
14 Ağustos 2020 tarihinden bu yana diyalize bağlı yaşamını sürdüren Yetişkin, aynı yıl damar tıkanıklığı nedeniyle bypass ameliyatı geçirdi. Kalp rahatsızlığı halen devam eden Yetişkin, diyabet ve kronik böbrek yetmezliği nedeniyle uzun süredir düzenli diyaliz tedavisi görüyor. Yetişkin’in doktoru ve diyaliz hemşiresinden edinilen bilgiye göre, düzenli diyalizin aksaması halinde vücutta sıvı ve toksin birikimi hızlanıyor. Özellikle iki diyaliz seansının kaçırılması durumunda, üçüncü seansa kadar oluşabilecek sıvı yükü nedeniyle kalp sıkışması ve kalp krizi riskinin önemli ölçüde arttığı belirtiliyor.

GÖZALTI KOŞULLARI DURUMUNU AĞIRLAŞTIRABİLİR
Diyaliz hemşiresinin değerlendirmesine göre, gözaltı sürecinde yaşanabilecek uykusuzluk, fiziksel yorgunluk, düzensiz beslenme ve yoğun stres; tansiyon değerlerinde yükselmeye neden olabiliyor. Bu durumun, kalp ve kronik böbrek hastalığı bulunan Yetişkin’in sağlık durumu açısından ciddi risk oluşturabileceği ifade ediliyor. Tedavinin kesintisiz devam etmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çeken aile, sağlık koşullarının titizlikle gözetilmesini bekliyor.

TEDAVİSİ KESİNTİSİZ DEVAM ETMELİ
İsmail Yetişkin’in annesi de kalp yetmezliği nedeniyle gelişen böbrek yetmezliği sonucu yaşamını yitirmişti. Aile, benzer sağlık sorunlarıyla mücadele eden Yetişkin’in mevcut sağlık tablosu nedeniyle büyük endişe duyuyor. Yakınları, gözaltı sürecinde yaşanabilecek uykusuzluk, fiziksel yorgunluk, düzensiz beslenme ve yoğun stresin sağlık durumunu olumsuz etkileyebileceğini belirterek, düzenli diyaliz tedavisinin ve kalp tedavisinin kesintisiz sürdürülmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.



