CHP'de istifa tartışmaları devam ederken Urla Belediyesi CHP Meclis Üyesi Av. Ekin Akdağ partisinde mücadele vermeye devam edeceğini açıkladı. Akdağ, “Birlikte görev yaptığımız birçok isim, yeni bir siyasi tercih yaparak başka bir yola çıktı. Bu, herkesin kendi vicdanıyla vereceği bir karardır. Ancak her siyasi tercih, kamuoyuna karşı taşınan bir sorumluluğu ve milletin vicdanında verilecek bir hesabı da beraberinde getirir” açıklamasını yaptı.
CHP Meclis Üyesi Akdağ, şu açıklamayı yaptı:
“Bugün siyaset adına önemli bir kırılma yaşanıyor. Birlikte görev yaptığımız birçok isim, yeni bir siyasi tercih yaparak başka bir yola çıktı. Bu, herkesin kendi vicdanıyla vereceği bir karardır. Ancak her siyasi tercih, kamuoyuna karşı taşınan bir sorumluluğu ve milletin vicdanında verilecek bir hesabı da beraberinde getirir.
Aslında Cumhuriyet Halk Partisi’nde kalanların neden kaldığını anlatma zorunluluğu yoktur. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi; günübirlik siyasi hesaplarla kurulmuş bir yapı değil, Cumhuriyetimizin kurucu iradesidir. Kurtuluş Savaşı’nın, bağımsızlığın, demokrasinin, laikliğin, sosyal hukuk devletinin ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetidir. Bu emanete sahip çıkanların değil, bu emanetten ayrılmayı tercih edenlerin kamuoyuna açıklama yapması daha doğaldır.
Buna rağmen; bana güvenerek oy veren Urlalı hemşerilerime, İzmirli yurttaşlarımıza ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin her kademesinde yıllardır emek veren örgütümüze duyduğum saygı gereği bu açıklamayı yapmayı bir görev biliyorum.
Ben genç bir kadın avukat olarak hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Cumhuriyet’in temel değerlerine ve Atatürk ilke ve devrimlerine inanarak siyaset yapmayı seçtim. Belediye Meclis Üyesi adaylığımı da bu inançla kabul ettim; seçimi de Cumhuriyet Halk Partisi’nin adıyla, programıyla ve bana güvenen seçmenimizin oylarıyla kazandım.
"SİYASET RÜZGARIN ESTİĞİ YÖNE SAVRULMAK DEĞİL"
Benim siyaset anlayışım; makamların, kişisel hesapların ya da siyasi iklimin değil, ilkelerin siyasetidir. Çünkü siyaset, rüzgârın estiği yöne savrulmak değil; gerektiğinde fırtınaya rağmen inandığın yerde dimdik durabilmektir.
Cumhuriyet Halk Partisi, yüz yılı aşkın tarihi boyunca darbeler, yasaklar, baskılar ve sayısız zorluk gördü. Ama hiçbir zaman Cumhuriyet’ten, halktan, demokrasiden ve Atatürk’ün gösterdiği çağdaş uygarlık hedefinden vazgeçmedi. Ben de böylesine büyük bir tarihin ve böylesine köklü bir mücadelenin parçası olmaktan onur duyuyorum.
TERCİHİM KİŞİLERDEN YANA DEĞİL, İLKELERDEN YANADIR
Bugün de tercihim kişilerden yana değil, ilkelerden yanadır. Geçici siyasi hesaplardan değil, kalıcı Cumhuriyet değerlerinden yanadır. Çünkü benim sadakatim şahıslara değil, Cumhuriyet’e; makamlara değil, milletin iradesine; günü kurtaran siyasi tercihlere değil, Atatürk’ün bizlere emanet ettiği değerlere ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü tarihinedir.
Kimse Cumhuriyet Halk Partisi’ni sadece seçim dönemlerinde hatırlanacak bir tabela, zor günlerde ise terk edilecek bir durak zannetmesin. Cumhuriyet Halk Partisi; bu ülkenin kurucu iradesidir, vicdanıdır ve hafızasıdır. Ben o hafızanın, o mücadelenin ve o emanetin yanında kalmayı seçtim.
Urla Belediye Meclisi’nde görev yaptığım her gün, bana emanet edilen her oyun hakkını vermek için aynı kararlılıkla çalışacağım. Bana oy veren ya da vermeyen tüm Urlalıların hakkını savunmaya, hukukun üstünlüğünü korumaya ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin temsil ettiği değerleri onurla taşımaya devam edeceğim.
"CHP'DE KALMAK SİYASİ BİR TERCİH DEĞİL"
Çünkü ben bu göreve sadece bir siyasi kimlik taşımak için değil; Cumhuriyet’e, demokrasiye, adalete ve halkımıza hizmet etmek için geldim.
Cumhuriyet Halk Partisi’nde kalmak benim için bir siyasi tercih değil; bir vicdan meselesidir. Bir tarih bilincidir. Cumhuriyet’e ve onun kurucu değerlerine duyduğum bağlılığın doğal sonucudur.
Ne olursa olsun, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir.” sözünün ışığında yürümeye; Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında da aynı inanç, aynı kararlılık ve aynı sorumluluk duygusuyla mücadele etmeye devam edeceğim.
Cumhuriyet’in kurucu partisinde kalmak, benim için yalnızca siyasi bir duruş değil; geçmişe vefa, bugüne sorumluluk ve geleceğe verilmiş bir sözdür.”


