CHP Sözcüsü Müslim Sarı MYK toplantısı sonrası gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Muhalefet partilerinden AKP’ye geçen milletvekilleri ve özellikle İzmir'deki belediye başkanlarına ilişkin sert açıklamalarda bulunan Sarı, “Kişisel ahlaksızlık” vurgusu yaptı. Sarı, şöyle konuştu:

Kartal Baro seçimlerini masaya yatırdı: Çağdaş Gruba kaybettiren Özgür Özel’dir!
Kartal Baro seçimlerini masaya yatırdı: Çağdaş Gruba kaybettiren Özgür Özel’dir!
İçeriği Görüntüle

CHP’den başka partilere geçip AKP’ye geçmeleri siyasal aidiyetleri bulunan partilere sorulmalı ancak bu konunun ahlak açısından hiçbir kabul edilirliği yok. Bu sorun kişisel ahlaksızlığa dönüşmüş durumda. Karşısında siyasal mücadele verilip birsürü laf söylenen bir partiye geçilmesi kabul edilebilir değil. Bu kişiler belediye başkanlıklarından da istfa etmeli. Ancak kefil olan arkadaşlarımızın da öz eleştiri yapması gerekir. Giderek bu işin normalleştiğini görüyorum. Öyle bir an gelir ki seçmen açısından oy vermek anlamsızlaşır. Seçmen ‘Bir partiye oy veriyor ama oyum başka partiye gidiyor. ben niye oy veriyorum, oy verme eylemimin bir etkisi yok.’ diye düşünmeye başlayabilir. Belediye başkanlarını transfer edenler de geçenler de onlara referans olanlar da şapkayı önüne alıp düşünmeli.

"TÜRKİYE SICAK ÇATIŞMAYA ÇEKİLEBİLİR"

Sarı, TBMM gündemine gelen Mekke Anlaşması’na ilişkin MYK’nın değerlendirmelerini aktardı.

Anlaşmayı prensipte desteklemekle birlikte ciddi riskler barındırdığına işaret eden Sarı bu risklerin minimize edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Anlaşma metnindeki askeri belirsizliklerin altını çizen Müslim Sarı, savunma mekanizmalarının otomatik mi işleyeceği yoksa onay mekanizmalarına mı tabi olacağı konusunun parlamentoda netleşmesi gerektiğini belirtti.

Asker gönderme yetkisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ait olduğunu hatırlatan Sarı, süreçteki muğlaklıkları şöyle sıraladı:

“16 maddelik anlaşmanın en büyük riski Türkiye’yi sıcak bir çatışmanın içine çekebilme riskidir. Öte yandan farklı tehdit algıları var ve bu algılarda bir uyumsuzluk sorunu var. NATO anlaşmasında tehdidin nereden geldiği açık belirgindir. Ama 3 ülke için tehdidin nereden geldiğine ilişkin belirginlik yok. Uyumsuzluk söz konusu ve niteliği ciddi şekilde zedeler. Savunma otomatik mi olacak yoksa bazı onay mekanizmaları devrede olacak mı? Belirsizlik ve risk var. Bu konu parlamentoda netleşmeli. Asker gönderme, TBMM onayında ve münhasır yetkisindedir. Bu anlaşmada böyle bir durumun ortaya çıkmasında TBMM yetkisinin tam olarak ihlal edilip edilmediği ya da üzerine çıkılıp çıkılmayacağı konusu muğlak. Tehdit ve saldırı konusu net değil. Bu tehdit ve saldırı bir devletten mi yoksa paramililter güçlerden mi geliyor, vekil güçleri de kapsayacak mı? Bu konuda da bir muğlaklık var.”

“10 YIL ŞARTI MİLLİ EGEMENLİK RUHUNA AYKIRI”

“Anlaşmadaki ayrılma hakkı en önemli konu. Bu 3 devlete yeni devletler katılabilir ancak bu anlaşmayı imzalamış bir devletin çıkması için en az 10 yıl kalması zorunluluğu var. Egemenlik hakkına aykırıdır. 10 yılda pek çok şey değişir, ülkelerin siyasetleri, rejimleri, jeopolitik değişirken ‘Yok arkadaş sen bu anlaşmada 10 yıl boyunca kalacaksın’ demek milli egemenliğin ruhuna aykırıdır.”

OLASI TEZKEREYE CHP NE DİYECECEK?

“Teklif Genel Kurul ve Dış İşleri Komisyonu’na gelince CHP’nin oyu ne olacak, askeri tezkere gelirse nasıl tavır alınacak?" sorusuna da yanıt veren Sarı şunları söyledi:

TBMM'deki tavrımızı ortaya koymak için önce tatmin edici açıklamalar bekliyoruz. Peşinen 'evet' ya da 'hayır' demiyoruz. Parlamentoda arkadaşlarımız belirttiğim riskler için cevap arayacak, konu müzakere edilecek. İlke olarak ülkemizin menfaatine olan anlaşmalardan yanayız ancak riskler ve faydalar dengeli olmalı. Bizim oyumuzun rengi, bahsettiğimiz bu risklerin bertaraf edilmesiyle belli olacaktır

Nihai metnin TBMM onayı öncesinde daha şeffaf bir zeminde tartışılması gerektiğini belirten Sarı, kamuoyunun anlaşmanın olası sonuçları hakkında doğru bilgilendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

TARSUS BELEDİYE BAŞKANI İHRAÇ EDİLECEK

Partideki ihraç gündemine ilişkin de açıklamalarda bulunan Sarı, “Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ve İBB Meclis üyeleri Ülkü İnanlı ile Melendiz Dalyan İzgi kesin ihraç talebiyle tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edildi” dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ