Deneyimli siyasetçi ve eski İzmir Milletvekili Dr. Aytun Çıray, İz Gazete’ye konuk olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın CHP’den istifa ederek AKP’ye katılmasını, YENİ Parti’nin İzmir’deki ön seçim sürecini, İzmir’deki yerel yönetim anlayışını ve kente yapılması beklenen yatırımları değerlendiren Çıray, siyasi parti değiştiren belediye başkanlarının seçmen iradesine zarar verdiğini savundu. Çıray, Türkiye’de yaşanan siyasi gelişmelerin yalnızca iktidar üzerinden açıklanamayacağını belirterek aday belirleme süreçlerinde sorumluluğu bulunanların da hesap vermesi gerektiğini söyledi.

“BU BİR SİYASİ SAPMADIR”

2024 yerel seçimlerinin ardından yaşanan gelişmeleri değerlendiren Çıray, çok sayıda belediye başkanının seçildikleri partiden ayrılmasını olağan bir siyasi gelişme olarak görmediğini söyledi. Çıray, “Bu alışılmış, normal bir şey değil. Bu bir sapma, bu bir siyasi sapma. Şüphesiz bunda başlıca faktör, hayatında siyasi deneyimi olmayan birçok insanın yapay zekâyla, akıllı yöntemlerle aday olarak belirlenmesiyle ortaya çıkan tablodur. Diyelim ki öyle oldu; Özgür Bey’in kendisinin de söylediği gibi siyasi sorumlusu kendisi ve bu kararı veren arkadaşlarıdır” dedi.

Cemil Tugay’ın AKP’ye geçişinin İzmir açısından ayrı bir anlam taşıdığını belirten Çıray, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunların içerisinde en büyük travma yaratan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın geçmiş olması oldu. Çünkü İzmir tam 24 senedir adeta bir direniş gösterdi, büyük bir fedakârlık yaptı. Hatta zaman zaman memnun olmadığı belediye başkanlarına dahi sırf Atatürk ilkeleri ve laiklik adına tahammül gösterdi, hoşgörü gösterdi. Beğenmemesine rağmen oy vermek gibi bir fedakârlıkta bulundu. Sonuçta bütün bu fedakârlıkların karşılığında bunu görmemeliydi.”

“HEM HALK HEM DE KILIÇDAROĞLU UYARDI”

Tugay’ın belediye başkanlığı performansına yönelik eleştirilerin daha önce de dile getirildiğini söyleyen Çıray, aday belirleme sürecinde bu eleştirilerin dikkate alınması gerektiğini savundu. Çıray, “İzmir açısından söylüyorum; hem halk uyardı, karşıya kadar başarısız bir belediye başkanlığı olduğunu herkes söyledi. Hem de şimdi öğreniyoruz ki Sayın Kemal Kılıçdaroğlu gidip bu konuda kendilerini uyarmış. Dolayısıyla gerilim yaratan yer burası” ifadelerini kullandı.

“SEÇMENİN SANDIĞA OLAN İNANCI YOK OLUYOR”

Belediye başkanlarının parti değiştirmesinin seçmen davranışları üzerinde etkili olabileceğini belirten Çıray, bu durumun demokratik temsil açısından ciddi bir sorun yarattığını ileri sürdü. Çıray, “Siyasi aidiyeti olmayan, ilkesi olmayan insanların bir amaç olmadan durduk yerde parti değiştirmeleri, özellikle iktidar partisine gitmeleri her zaman şaibeye açıktır. Üç kişi, beş kişi olsa belki başka türlü değerlendirilir ama onlarca belediye başkanı gidiyor” dedi.

CHP'li Türeli’den ‘fon vurgunu’ açıklaması: Cumhuriyet tarihinin en büyük sermaye piyasası soygunu!
CHP'li Türeli’den ‘fon vurgunu’ açıklaması: Cumhuriyet tarihinin en büyük sermaye piyasası soygunu!
İçeriği Görüntüle

“BUNUN SİYASİ BİR BEDELİ YOK MU?”

Parti değiştiren belediye başkanlarının baskı gördükleri için bu kararı aldıkları yönündeki açıklamaları da değerlendiren Çıray, bunun kabul edilebilir bir gerekçe olmadığını savunarak, “Bir insanın korkması ve korktuğu için parti değiştirmesi meselesi ortaya konuluyorsa şu soru sorulur: O zaman siz bu kadar insanı yolsuzluk yapabilecek kişiler olarak mı seçtiniz? Bunun siyasi bedeli yok mu? Türk milletinin işleri aksadığı zaman, işleri kötü gittiği zaman, verdiği oy heba olduğu zaman bunun bir siyasi karşılığı olmayacak mı?”

“SEÇİME KATILIMDA BÜYÜK BİR DÜŞÜŞ GÖREBİLİRİZ”

Çıray, parti değiştirmelerin en büyük tehlikesinin seçmenin sandığa duyduğu güveni zedelemesi olduğunu söyledi:

“Parti değiştirmelerin en büyük tehlikesi, seçmenin sandığa olan inancının yok olmasıdır. Çünkü seçmen o zaman der ki ‘Benim verdiğim oyun kıymeti yokmuş. Ben bu oyu Cumhuriyet Halk Partisi’ne veriyorum, bunlar şimdi Adalet ve Kalkınma Partisi’ne gidiyorlar.’ Önümüzdeki seçimlerde bu nedenle seçime katılımda büyük bir düşüş görebiliriz. Çünkü sandığa olan güven kaybediliyor.”

Yaşananların Türkiye’nin demokrasi tarihi açısından olumsuz bir iz bırakacağını belirten Çıray, “Bunu sadece iktidarı suçlayarak açıklayamayız. Herkes kendi sorumluluğunu üstlenmeli” diye konuştu.

“İZMİRLİLER DERİN BİR İHANET DUYGUSU YAŞIYOR”

Cemil Tugay’ın AKP’ye katılmasının İzmir’de nasıl karşılandığına ilişkin soruyu da yanıtlayan Çıray, kentteki seçmenlerin yaşananları yalnızca bir belediye başkanının parti değiştirmesi olarak görmediğini savundu. Çıray, “İzmirliler derin bir ihanet duygusu yaşıyorlar. Ama sırf Cemil Tugay açısından değil, YENİ Parti açısından da. Çünkü Cemil Tugay artık Cumhuriyet Halk Partili değil. Birlikte kader birliği yaptılar. Kemal Bey’i alaşağı ettiler çeşitli yöntemlerle, sonra da birdenbire yolları ayırdılar. Kamuoyu bunu anlayabilmiş değil. Bu açıklanmaya muhtaç bir olay” dedi.

“İZMİR’İ VE ATATÜRK’Ü İSTİSMAR ETTİLER”

Tugay ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in geçmişte birlikte hareket ettiklerini hatırlatan Çıray, bu sürecin seçmen açısından anlaşılır biçimde açıklanması gerektiğini ifade etti. Karaburun’da yaşanan siyasi gelişmelere de değinen Çıray, belediye başkan adaylarının belirlenme sürecini eleştirdi. Çıray, İzmir’deki son aday belirleme süreçlerinde kentin ve seçmenin yeterince dikkate alınmadığını savunarak, “Son belediye başkanı atamalarını yapanlar İzmir’i istismar ettiler, Atatürk’ü istismar ettiler. En önemlisi bu” ifadelerini kullandı.

“HİZMET ETMEYE VAKİT BULAMADILAR”

İzmir’deki belediyecilik anlayışını da eleştiren Çıray, kentin uzun süredir devam eden sorunlarının çözüme kavuşturulamadığını söyledi. “İzmir kötü yönetiliyor. Türkiye’nin her yerini geziyorsunuzdur. Birçok yerde önemli atılımlar var. Ben Cumhuriyet Halk Partisi döneminde Urfa’dan sorumluydum. Uzun yıllar ara verdikten sonra Urfa’ya gittiğimde bambaşka bir kentle karşılaştım. Bu örnekleri çoğaltabilirsiniz.”

İzmir’de yerel yönetimlerin hizmet üretmek yerine parti içi ve genel siyaset tartışmalarına fazla zaman ayırdığını öne süren Çıray, şöyle konuştu:

“İzmir’i yönetenler ne yazık ki parti içi siyaset yapmaktan, genel siyasete müdahaleden hizmet etmeye vakit bulamadı. İzmir’i yönetmek yetmiyormuş gibi yönetemedikleri Türkiye’yi yönetmeye kalktılar. Halbuki yerel yöneticiler genel siyasette de başarılı olmak istiyorlarsa yapmaları gereken ilk şey, yerelde başarılı olduklarını göstermektir.”

Muhabir: Doğukan Fikri Fidan