İzmir'in Çeşme ilçesinde Sabancı Holding'e bağlı Enerjisa'nın kurmayı planladığı güneş enerji santrali (GES) projesine dair tartışmalar yaşanmaya devam ediyor. Son olarak Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, projeyle ilgili olarak nihai ÇED raporunu askıya çıkardı.
ÇED raporunun askıya çıkmasının ardından projeye dair tartışmalar yeniden alevlendi. Daha önce de projeye itiraz eden Çeşme Çevre Derneği konuyla ilgili bir basın açıklaması düzenledi.

Whatsapp Image 2026 05 06 At 12.19.45


Çeşme Çevre Derneği adına basın açıklamasını okuyan Dr. Ahmet Güler, halkın katılım toplantılarının süreç içerisinde yapılmadığını ve halkın fiilen sürecin dışında tutulduğunu belirtti. Güler ayrıca GES için tahsis edilecek alanın doğal sit alanları ve verimli tarım arazileri üzerinde bulunduğunu belirtti. Güler, bu projeye dair 'ÇED olumsuz' kararı verilmesinin gerektiğini belirti.

Whatsapp Image 2026 05 06 At 12.19.46

Üretim rekor seviyeye yükseldi: Yağışlar HES'leri uçurdu!
Üretim rekor seviyeye yükseldi: Yağışlar HES'leri uçurdu!
İçeriği Görüntüle


Yapılan açıklama şu şekilde:


Sabancı GES Projesi: Çeşme Halkı Yok Sayılamaz
Çeşme’de Enerjisa tarafından hayata geçirilmek istenen Sabancı GES Projesi ile ilgili ÇED sürecinde yeni bir aşamaya geçilmiştir. T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından “nihai” rapor askıya çıkarılmıştır. Ancak açıkça ifade etmek isteriz ki; bu süreç ne hukuka ne de kamu yararına uygundur.

Bu proje daha önce Çeşme halkının açık ve kararlı tepkisiyle iki kez durdurulmuştur. Halkın Katılımı Toplantıları protestolar nedeniyle gerçekleştirilememiş, süreç fiilen işlememiştir. Buna rağmen bugün, halk tamamen devre dışı bırakılarak aynı projenin doğrudan bakanlık eliyle yeniden gündeme getirilmesi kabul edilemez.

Proje kapsamında yaklaşık 600 dönüme yakın alanın özel bir şirkete tahsis edilmesi planlanmaktadır. Bu alanlar:

- Çeşme’nin en verimli tarım arazileri,
- Doğal sit alanları,
- Ve ekolojik açıdan hassas bölgeleridir.

Bu girişim;

Tarımı yok saymak, Doğal yaşamı riske atmak, Halkın ortak varlıklarını şirketlere devretmek anlamına gelmektedir. Çeşme bugün zaten ciddi bir su krizi ile karşı karşıyadır. Böylesi bir bölgede, geniş alan kaplayan enerji projelerinin planlanması bilimsel ve çevresel gerçeklerle bağdaşmamaktadır.

Biz Çeşme Çevre Derneği olarak:
- Bu projeye karşı resmi itirazımızı bakanlığa sunmuş bulunuyoruz.
- Çeşme halkının iradesinin yok sayılmasına karşı durmaya devam edeceğimizi ilan ediyoruz.

Açık çağrımızdır:
Çeşme’nin toprağı, suyu ve doğası şirketlere devredilemez. Bu proje kamu yararı taşımamaktadır. Talebimiz nettir: “ÇED OLUMSUZ” kararı verilmelidir. Aksi halde, hukuki ve toplumsal mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Muhabir: EYLÜL EMEK KILINÇ