İzmir’in Kemalpaşa ilçesi Yukarıkızılca Mahallesi’nde Volcan Metal Madencilik Sanayi A.Ş.’nin yürüttüğü sondaj çalışmalarına karşı bölge sakinlerinin tepkisi sürüyor. Mahalle sakinleri ve çevre örgütlerinin firma hakkında suç duyurusunda bulunmasının ardından bölgedeki endişeleri anlatan Yukarıkızılca sakini Filiz Turan, sondaj çalışmalarının mahalledeki su kaynaklarını tehdit ettiğini belirterek, “Bizim köyümüzde şehir suyu yok. Köyümüze su dağlardan geliyor. Burada kazı çalışmasının yapılması demek suyumuzun bir daha içilememesi demek, zehirlenmesi demek” dedi.

BÖLGE HALKI DURDURMUŞTU

Volcan Metal Madencilik’in Yukarıkızılca’da yeniden sondaj çalışmalarına başlamasının ardından bölge sakinleri olarak kamuoyu oluşturmaya ve seslerini duyurmaya çalıştıklarını söyleyen Filiz Turan, yaklaşık iki yıl önce de benzer bir süreç yaşandığını ve bölge halkının eylemleriyle çalışmaların durdurulduğunu ifade etti. Dağların Orman Bakanlığı’na ait olduğunu ve bölgedeki alanların şirkete verildiğini belirten Turan, en büyük endişelerinin ise su kaynaklarının zarar görmesi olduğunu söyledi.

“KÖYÜMÜZDE ŞEHİR SUYU YOK, SU DAĞLARDAN GELİYOR”

Turan, “Bizim köyümüzde şehir suyu yok. Köyümüze su dağlardan geliyor. Burada kazı çalışmasının yapılması demek suyumuzun bir daha içilememesi demek, zehirlenmesi demek” diye konuştu. Bölgenin tarımsal üretimine de dikkat çeken Turan, Yukarıkızılca ve çevresinde zeytin ve kiraz yetiştirildiğini belirterek, maden arama çalışmalarının yalnızca su kaynaklarını değil, tarımsal üretimi de tehdit ettiğini savundu.

“ORMANLARI TELEF ETMEK NASIL BİR ŞEY?”

Bölgedeki çalışmalar sırasında çok sayıda ağacın kesildiğini ve ormanlık alanda yollar açıldığını öğrendiklerini dile getiren Turan, “Şu anda bölgede taşeron firma çalışmalar yapıyor. Çok üzülüyoruz. Çok sayıda ağaç kestiğini de öğrendik. Kendilerine yol açmışlar. Çok sayıda ormanı telef etmişler ne yazık ki. Ormanları telef etmek nasıl bir şeydir ben anlamıyorum. Nasıl yağmur yağacak, nasıl geleceğimiz olacak?” ifadelerini kullandı. Çinko arandığını öğrendiklerini belirten Turan, çalışmaların gelecek nesilleri de etkileyeceğini söyledi. Turan, “Çinko arıyorlarmış, çinkonun bir gramı bile suyu mahvediyor. Bu bizden sonraki nesle de zarar verecek bir durum. Bu çalışmaların derhal durdurulması lazım” dedi. Bölge sakinlerinin savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu aktaran Turan, süreçte kamu kurumlarından net bilgi alamadıklarını da savundu. Turan, “Mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu süreçte kurumlar bizi oyalıyor sanki. Net bir bilgi alamıyoruz” diye konuştu.

Çiğli’de doğa talanı kapıda: Ağaçlandırma yerine jeotermal sondaj!
Çiğli’de doğa talanı kapıda: Ağaçlandırma yerine jeotermal sondaj!
İçeriği Görüntüle

BALYELİ: ÇALIŞMALAR CİDDİ RİSK YARATIYOR

Kemalpaşa Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi CHP Meclis Üyesi Ahmet Cemil Balyeli, maden sahasının bölgedeki içme suyu havzasının üzerinde bulunduğunu belirterek, çalışmaların özellikle su kaynakları açısından ciddi risk taşıdığını söyledi. Şirketin aynı ruhsat kapsamında 2021 yılında da bölgeye geldiğini aktaran Balyeli, köylülerin tepkileri üzerine çalışmaların sürdürülemeden sonlandırıldığını, firmanın şimdi yeniden sondaj çalışmalarına başladığını hatırlattı. Balyeli, “Bizim asıl üzerinde durduğumuz konu içme suyu. Sadece Yukarıkızılca’nın değil, Örnekköy ve Aşağıkızılca’nın da kullandığı içme suyu kaynağı bu bölgede bulunuyor. Burası içme suyu havzasının üzerinde” dedi.

"EN BÜYÜK ENDİŞEMİZ SUYUN KİRLENMESİ"

Bölgedeki kireçtaşı yapısının geçirgen olduğuna dikkat çeken Balyeli, olası bir kirliliğin doğrudan içme suyuna ulaşabileceğini savundu. Balyeli, “Burada maden işletmesi kurulursa ya da en küçük bir kirlilik oluşursa bunun etkisi doğrudan içme suyuna yansıyacak. Yaklaşık 8-9 bin kişinin kullandığı içme suyu risk altına girecek” ifadelerini kullandı. Mücadelenin temelinde içme suyunu koruma amacının bulunduğunu belirten Balyeli, “Orada oluşacak en küçük kirlilik bile doğrudan içme suyuna karışacak. Bu nedenle çok daha hassas davranılması gerekiyor. Biz yalnızca doğayı değil, insanların kullandığı suyu korumaya çalışıyoruz. En büyük endişemiz içme suyumuzun kirlenmesi. Ne pahasına olursa olsun buna izin vermeyeceğiz” dedi.

Muhabir: DOĞUKAN FİKRİ FİDAN