İzmir Büyükşehir Belediyesinin Gaziemir ilçesinde başlattığı konut projesi ilerlemediği için evlerine kavuşamayan hak sahipleri, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e açık mektup yazdı.
S.S. İş İnsanları Gaziemir Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Alpyavuz imzalı mektupta, yıllardır ödeme yapan üyelerin yeni bir mali yükle karşı karşıya bırakılmaması ve devam eden adli sürecin gecikmeden sonuçlandırılması talep edildi.
Mektupta, projenin Temmuz 2024’te durduğu ve aradan geçen sürede şantiyede çalışma yapılmadığı aktarıldı.
Ayrıca, eski yönetim ve bazı yüklenici firmalar hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya dikkat çekilerek bilirkişi ve MASAK raporlarının bulunduğu ifade edildi.
"ÜÇ ÜYEMİZ EVİNE KAVUŞAMADAN HAYATINI KAYBETTİ"
Mektupta şu ifadeler yer aldı:
“Bu mektubu, ev sahibi olabilmek için yıllarca birikim yapmış 134 ailenin temsilcisi sıfatıyla; ne bir ayrıcalık ne de bir müdahale talebiyle, yalnızca adaletin gecikmeden ve herkes için eşit şekilde işlemesi istirhamıyla kaleme alıyorum.
Kooperatifimiz, Milli Emlaktan kentsel dönüşüm için satın alınan arsanın sahibi İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin iştiraki İZBETON A.Ş. ile 25.02.2022 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalamış; üyelerimiz kendilerine düşen ödeme yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmiştir. Buna karşılık bugün geldiğimiz nokta, inşaatın ancak yüzde 9,77 seviyesinde kalmasıdır.
Temmuz 2024'te şantiyemiz durdurulmuş, aradan geçen iki yılı aşkın sürede tek bir kepçe dahi çalışmamıştır. Üyelerimizin ödediği paralar, ortada bir ev olmadan tükenmiş durumdadır. Bugün gelinen noktada, inşaatın belediye tarafından açılacak yeni bir ihaleyle tamamlanacağı, ancak kalan inşaat bedelinin yeniden kooperatif üyelerinden tahsil edilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Hiçbir eksiği kendisinden kaynaklanmayan üyelerimiz için mağduriyetimizin üzerine eklenen ayrı ve ağır bir yüktür: biz ikinci kez ev satın almak istemiyoruz; yıllardır parasını ödediğimiz evimize kavuşmak istiyoruz. Bu nedenle, sürecin bundan sonraki aşamasında üyelerimizin bir kez daha mağdur edilmemesi için gerekli idari ve hukuki çerçevenin gözetilmesini de saygıyla talep ediyoruz.
Eş zamanlı olarak, eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile bazı yüklenici firmalar hakkında usulsüz ödeme, ihaleye fesat karıştırma ve zimmet iddiaları kapsamında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2025/103792 sayılı soruşturma yürütülmektedir. Dosyada bilirkişi kurulu ve MASAK raporları da bulunmakta olup kooperatifimiz bu süreçte hem şikâyetçi hem de doğrudan mağdur sıfatıyla yer almaktadır.
Bu vesileyle açıkça belirtmek isteriz ki: hiç kimse hakkında yargı kararı verilmeden suçluluk hükmü kurmak istemiyoruz. Yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına saygı duyuyoruz; sizden yargı makamlarının vereceği karara müdahale etmenizi değil, mevcut deliller, bilirkişi ve MASAK raporları dikkate alınarak soruşturma ve yargılama süreçlerinin gereksiz şekilde uzamaması, gerekli kurumsal kaynak ve önceliğin sağlanması için destek olmanızı talep ediyoruz. Suçluluğu yargı kararıyla kesinleşen varsa hukuk gereğini yapmalı; sorumluluğu bulunmayan hiç kimse de haksız yere bir gün fazla mağdur edilmemelidir. Bu tablo yalnızca yarım kalmış bir inşaat meselesi değil, 134 ailenin birikiminin, zamanının ve geleceğinin meselesidir.
Üç üyemiz, hayatının birikimini verdiği evine kavuşamadan hayatını kaybetmiştir. Aramızda bu sürecin yarattığı ağır sağlık sorunlarıyla mücadele eden, bu belirsizlik yüzünden ailesi dağılan üyelerimiz var. Evlenip yuva kurma hayaliyle kooperatife katılan, çocukları dünyaya gelmiş ama hâlâ kirada yaşamak zorunda kalan üyelerimiz var. Bizim için yüzde 9,77 yalnızca bir inşaat oranı değil, 134 ailenin yıllardır bekleyen hayatlarının geldiği noktadır. Bu mağduriyetin bir siyasi tarafı yoktur ve olmamalıdır. Bir insanın ev sahibi olmak için ödediği paranın siyasi görüşü yoktur. Hangi siyasi görüşten olursa olsun, bütün vatandaşların ortak savunabileceği tek bir ilkeye sesleniyoruz: devlet, vatandaşının hakkını korumalı ve bu hakkın teslimini geciktirmemelidir.
Sayın Bakanım, sizden yeni bir söz değil, yıllardır beklediğimiz adaletin, hukuk devletinin kendi mekanizmaları içinde ve makul sürede gerçekleşmesini istiyoruz. 134 aile olarak tek talebimiz; evlerimizi, umutlarımızı ve hukuka olan inancımızı kaybetmeden adaletin yerini bulmasıdır.
Bu sesimize kulak vermenizi ve mağduriyetimizin daha fazla büyümemesi için gerekli adımların atılmasına destek olmanızı saygılarımızla arz ederiz.”





