Amerikan Kalp Derneği'nin dergisinde yayımlanan yeni araştırma, sade kahvenin kalp sağlığı üzerindeki olası etkilerini gündeme getirdi. Araştırmada, şeker, süt ve aroma gibi eklemeler olmadan tüketilen kahvenin bazı önemli sağlık riskleriyle daha düşük oranda ilişkilendirildiği aktarıldı.
Habertürk’ün aktardığına göre; ABD'li araştırmacılar, sade kahve tüketiminin tip 2 diyabet, kalp hastalığı, felç, kalp yetmezliği ve düzensiz kalp ritmi riskinin daha düşük olmasıyla bağlantılı olduğunu tespit etti.
Araştırmacılar, kahvenin bu olası koruyucu etkisinde çekirdeklerde bulunan polifenollerin rol oynayabileceğini değerlendiriyor. Antioksidan özellik taşıyan bu bileşiklerin, damarların işlevini destekleyebileceği ve vücuttaki iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olabileceği düşünülüyor.
Antioksidan açısından zengin bu bileşikler, atmosferdeki zararlı maddelerin etkilerine karşı koruma sağlıyor, damarların işlevini iyileştiriyor ve kanser de dahil olmak üzere ciddi hastalıkların öncüllerinden biri olan iltihabı azaltıyor.

YÜKSEK DOZDA KAFEİN KALBİ AŞIRI UYARIYOR
Araştırmacılara göre kafein de benzer faydalar sağlayabilir ancak kafeinin etkileri kişiden kişiye çok daha fazla değişiklik gösteriyor. Bununla birlikte, yüksek dozda kafein kalbi aşırı uyararak kan basıncında ani yükselmelere, düzensiz kalp atışlarına ve hatta sağlıklı yetişkinlerde kalp durmasına yol açabilir.
YAKLAŞIK 5 FİNCAN…
Kaliforniya Üniversitesi'nde araştırmadan sorumlu Kardiyoloji Başkanı Dr. Gregory Marcus şöyle konuştu: "Kahveden alınan kafein, milyonlarca insanın günlük yaşamının önemli bir parçası. En güncel araştırmaları incelediğimizde, çoğu yetişkin için günde 400 mg'a kadar kafein tüketiminin (yaklaşık beş fincan) ilave şeker olmadan tüketildiğinde güvenli olduğunu ve kardiyovasküler riski artırmadığını görüyoruz."




