Karabağlar'da ortaokulun çatısında yangın çıktı
Karabağlar'da ortaokulun çatısında yangın çıktı
İçeriği Görüntüle

Mülkiyeliler Birliği İzmir Hayvan Hakları Grubu, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yayımladı.

Açıklamada, Türkiye’de hayvanların yaşam hakkına yönelik uygulamalara tepki gösterilirken köpeklerin yaşam alanlarından koparılarak uygun olmayan koşullarda barınaklarda tutulmasının “koruma” olarak değerlendirilemeyeceğini savunuldu.

Kapasite aşımı ve sağlıksız koşullara ilişkin uygulamaların bağımsız biçimde denetlenmesi gerektiği belirtilirken, kötü muamele ve hukuka aykırı öldürme iddialarının etkin şekilde soruşturulması talep edildi.

Mülkiyeliler Birliği’nden dikkat çeken çağrı: Hayvanlar mal değil!-2

“SAHİPLENDİRME YERİNE YUVALANDIRMA”

Ayrıca açıklamada, “sahiplendirme” ifadesine karşı çıkılarak, “yasada öngörülen “sahiplendirme” ifadesini kabul etmiyoruz. Hayvanlar mal değil, insanlar da efendi değil. Hayvanlarla kurulan ilişki, mülkiyet ve sahiplik üzerinden değil; birlikte yaşam, sorumluluk ve karşılıklı saygı temelinde tanımlanmalıdır. Bu nedenle “sahiplendirme” yerine “yuvalandırma” kavramının kullanılmasını savunuyoruz” denildi.

“YAŞAM HAKLARININ ELLERİNDEN ALINMASI KABUL EDİLEMEZ”

Açıklamanın tamamı şöyle:

“4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde, Mülkiye İzmir Hayvan Hakları Grubu olarak Türkiye’de hayvanların yaşam hakkını ve özgürlüğünü tehdit eden politikaları, özellikle 2 Ağustos 2024’te yürürlüğe giren 7527 sayılı Kanun sonrasında yaşananları sorguluyoruz.

Hayvanları korumak; onları yıllardır yaşadıkları alanlardan koparmak, kapalı alanlara hapsetmek ve toplumun gözünden uzaklaştırmak değildir. Gerçek koruma; yaşatmayı, tedavi etmeyi, güvenli yaşam koşulları sağlamayı ve her canlının yaşam hakkına saygı göstermeyi gerektirir.

Yerel yönetimlerin öncelikli görevi, köpekleri yıllardır yaşadıkları yerlerden koparıp koşulları uygun olmayan barınaklara kapatmak değil, onların özgürce ve güven içinde yaşayabilecekleri, ihtiyaçlarına uygun yaşam alanlarını bir an önce oluşturmaktır.

Yönetmelikte öngörülen hayvan başına asgari alan şartlarına uyulmaksızın kapasitenin üzerinde hayvan toplanması ve barındırılması, hayvanların yaşam hakkını tehlikeye atan ciddi bir ihlaldir. Bu tür uygulamalara emir veren, uygulanmasını sağlayan veya hukuka aykırılığa göz yuman belediyeler ve mülki makamlar dâhil tüm sorumluların hukuki ve cezai sorumluluğu doğabileceği bilinmelidir. Hayvanların yaşam hakkını ihlal eden uygulamalar, idari kararların arkasına sığınılarak meşrulaştırılamaz.

Sokakta yaşayan hayvanların doğal ortamlarından koparılması ve yaşam haklarının ellerinden alınması kabul edilemez.

Mülkiyeliler Birliği’nden dikkat çeken çağrı: Hayvanlar mal değil!-3

Mülkiye İzmir Hayvan Hakları Grubu olarak;

• Köpeklerin yıllardır yaşadıkları alanlardan koparılarak uygun olmayan koşullarda barınaklara kapatılması uygulamasına son verilmesini,

• Köpeklerin özgürce ve güven içinde yaşayabilecekleri, ihtiyaçlarına uygun yaşam alanlarının acilen oluşturulmasını; mevcut barınakların Hayvan Sağlık Merkezlerine dönüştürülmesini,

• Mevcut barınaklarda ve doğal yaşam alanlarında hayvan başına düşen asgari alan şartlarına uyulmasını; kapasite aşımına ve hayvanların sağlıksız koşullarda tutulmasına son verilmesini,

• Hayvanların yaşam koşullarının iyileştirilmesini, bağımsız denetimin ve şeffaflığın sağlanmasını,

• Hayvanlara yönelik kötü muamele, ihmal ve hukuka aykırı öldürme iddialarının etkin biçimde soruşturulmasını,

• Kısırlaştırma, aşılama ve tedavi çalışmalarının bilimsel, sürdürülebilir ve yaşam hakkını esas alan politikalarla yürütülmesini talep ediyoruz.

Ayrıca, yasada öngörülen “sahiplendirme” ifadesini kabul etmiyoruz. Hayvanlar mal değil, insanlar da efendi değil. Hayvanlarla kurulan ilişki, mülkiyet ve sahiplik üzerinden değil; birlikte yaşam, sorumluluk ve karşılıklı saygı temelinde tanımlanmalıdır. Bu nedenle “sahiplendirme” yerine “yuvalandırma” kavramının kullanılmasını savunuyoruz.

Hayvanların yaşam alanlarını ortadan kaldırarak onları koruyamayız. Onları toplumdan uzaklaştırmak, sorumluluğumuzu ortadan kaldırmaz.

4 Ekim, yalnızca hayvanları sevdiğimizi söyleyeceğimiz bir gün değil; onlara karşı sorumluluklarımızı hatırlama ve yaşam haklarını savunma günüdür.

KORUMA, YAŞATMAKTIR. YAŞAM HAKKI, HER CANLININ HAKKIDIR.

Hayvanların korkmadan, eziyet görmeden, özgürce ve kendi ihtiyaçlarına uygun koşullarda yaşayabildiği bir dünya için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Kaynak: MÜLKİYELİLER BİRLİĞİ İZMİR ŞUBESİ BASIN BÜLTENİ