ZEYNEP MUTLUSOY / İZGAZETE - İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye genelinde sahipsiz hayvanların toplanmasına yönelik çalışmaların yüzde 99,7 seviyesine ulaştığını açıkladı. Sahipsiz hayvanların sokaklardan toplanarak barınaklara ve doğal yaşam alanlarına bırakılmasına yönelik yapmış olduğu açıklamanın ardından İzmir’de sokak hayvanlarına yönelik çalışmalarla birlikte hayvan hakları savunucularının da toplanan hayvanların akıbeti merak ediliyor.

Hayvan Hakları Savunucusu Olcay Çelebi, İzmir’de toplanan hayvanların özellikle, yasanın çıkmasının ardından süreç yönetme biçiminin olumsuz olduğundan ve yasanın uygulanması için uygun koşulların geliştirilmediğini vurguladı.

“BARINAK SAYISIYLA TOPLANAN KÖPEK SAYISI UYUMSUZ”

Türkiye’de şu an çıkan yasanın yeterli ve gerekli altyapı olmadan, ‘bizim gibi’ bu işi sahadan öğrenmiş kişilerin desteğini almadan hazırlanıp, yürürlüğe konduğunu ifade eden Çelebi, “Türkiye genelinde 273 civarı barınak ve 6 milyon civarı köpek varmış. Bu 250 barınağın alabileceği maksimum köpek sayısı galiba 89.451 bin. Türkiye'de sokakta yaşayan 6.500.000 köpek vardı. Madem yüzde 99'u toplanmış, geri kalan 6 milyon 390 bin 500 köpek nerede? Bu kadar kapasite olmadığına göre bu köpekler nerede? İçişleri Bakanı göstersin bu kadar köpeği o zaman. Demek ki bu köpekler toplanıp öldürüldü, bunun Türkçe meali budur” dedi.

"YASA AKTİVİSTLERDEN GÖRÜŞ ÖNERİ ALINMADAN YAPILMIŞTIR, YETERLİ ALTYAPI OLMADIĞI İÇİN ÖLÜME GİDİYORLAR”

Çelebi, hayvanların toplatılması noktasında özellikle yurttaşların CİMER’e yaptıkları şikayet mesajlarından kaynaklı olduğunu belirtti. Şikayetlerden dolayı toplanan hayvanların götürüldüğü yaşam alanlarının denetlenebileceği, açık ve şehre yakın bölgelerde yaşam alanları yapılmalıdır ifadelerini kullanarak, “Kırsalda, köylerde zalim, vicdansız insanların elinde kalacağına en azından sağlıklı, denetime açık yaşamlarında güvende olurlar" dedi.

Şikayetlerden dolayı toplanan hayvanların gözetlenebileceği, açık ve şehre yakın bölgelerde yaşam alanları yapılması durumunda yasada bir problem olmadığını açıklarken, “Hayvanseverler bütün hayvanların şehirdekiler kadar mutlu, sağlıklı ve karınları tok olduğunu sanıyor. Ama doğadakilere, kırsaldakilere bakıyorum; uyuzdan, açlıktan, susuzluktan ölüyorlar. Adamakıllı, güvenebileceğimiz, denetimimize açık yaşam alanları yapılsa desteklerim, gider zor durumdaki hayvanları kucaklar ben bırakırım ama bu toplamalar katliama dönüştüğü için karşıyız, eylemdeyiz. Sonuç olaral gerekli alt yapı oluşmadan alelacele toplanan bu canlar işkenceyle ölüme gidiyorlar, o sebeple barınaklar ölüm kampı diyoruz” dedi.

“ALTYAPI OLMADAN YÜRÜRLÜĞE SOKARSAN KATLİAMA DÖNÜŞÜR”

Çelebi yasanın uygulanması noktasındaki sorunlara şu şekilde devam etti:

Müge Anlı'daki Hamid Yorulmaz dosyasında yeni gelişme: Anne ve dayısı gözaltında
Müge Anlı'daki Hamid Yorulmaz dosyasında yeni gelişme: Anne ve dayısı gözaltında
İçeriği Görüntüle

“Sen altyapı olmadan bu kanunu yürürlüğe sokarsan bu iş katliama dönüşür. Neden? Çünkü köpekleri saklayabileceğin hiçbir yer yok, olmayınca da öldürüyorlar. Yasada "bunları öldürün" demiyor. Yasada sadece; insanlara bulaşabilecek zoonoz hastalığı olan, iyileşmeyecek durumda acı çeken veya kuduz olmuş bir köpeği uyutabilirsin diyor.”

“BELEDİYELER FON AKTARSA SORUN KALMAZ”

Belediyelerin özellikle bu noktada büyük rol oynadığından bahseden Çelebi, “Çalışmayan belediyelerden kaynaklanıyor. Her il, her ilçe adamakıllı yaşam alanları yapsa, Veteriner İşleri Müdürlüğüne bol fon aktarılsa ve bu fonu çarçur etmeseler sorun kalmaz” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Zeynep Mutlusoy