Halk TV’ye sabah saatlerinde “rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında operasyon yapıldı ve kanala TMSF tarafından kayyum atandı.

“DAR KADROYLA YAYIN YAPAN HALK TV’Yİ SEVDİK”

Konuyla ilgili sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Eski CHP İzmir milletvekili ve Eski İGC Başkanı Atila Sertel “Kurt kuzuyu yemeyi kafaya koymuş” diyerek şu ifadelere yer verdi:

İhaleler açıklandı… Halk TV operasyonunda İzmir Büyükşehir Belediyesi detayı
İhaleler açıklandı… Halk TV operasyonunda İzmir Büyükşehir Belediyesi detayı
İçeriği Görüntüle

“Bir şafak baskını daha… Bu kez Halk TV. Sabah saat 05.30’da polis ekipleri kanalın binasına girdi. Kayyum atandı, yayın durduruldu. Halkın haber aldığı bir ekran daha karartıldı. Halk TV denilince aklıma önce Gezi günleri geliyor. Amatör kameraların görüntüleriyle tarihe not düşen, insanların olup biteni görebildiği, seslerini duyurabildiği o ekran… Kitap satarak, bağış toplayarak ayakta kalmaya çalışan, dar bir kadroyla yayın yapan Halk TV’yi sevdik”

“KANALIN YAYINCILIĞINI BEĞENMEMEK…”

“Çünkü birçok ekranın görmezden geldiğini gösteriyor, duymazdan geldiğini duyuruyordu. Sonra İngiltere’den bir sermayedar geldi. Kanala yatırım yaptı, tanınmış ekran yüzlerini transfer etti. Büyük bir bina, yeni stüdyolar derken Halk TV büyüdü. Bugünkü yayıncılığı tartışılabilir. Haber tercihleri, konukları, yönetiminin tutumu eleştirilebilir. Ben de eleştirebilirim. Ancak bir kanalın yayıncılığını beğenmemek, o kanala el konulmasını kabul etmek anlamına gelmez. Basın özgürlüğünü yalnızca bizi ekrana çıkaranlar için savunuyorsak, savunduğumuz şey özgürlük değil, kendi görünürlüğümüzdür”

“İHALE DENİLEN İŞ TEK TARAFLI YAPILMAZ”

“Halk TV’nin sahibi hakkında ihale usulsüzlüğü ve başka suçlamalar bulunduğu haberlerde yer alıyor. Bunlar iddiadır. Araştırılır, delilleri ortaya konulur, ilgililerin savunmaları alınır. Peki, bir patron hakkındaki suçlama neden gazetecilerin ekranını karartıyor? Muhabirin mikrofonunun, kameramanın kamerasının, yurttaşın haber alma hakkının bu ihaleyle ne ilgisi var? Üstelik ihale denilen iş tek taraflı yapılmaz. İhaleyi açan vardır. Şartnameyi hazırlayan, teklifleri değerlendiren, kararı imzalayan, ödemeyi yapan vardır”

“KURT DERENİN YUKARISINDA, KUZU AŞAĞISINDA”

“Madem gerekçe ihale yolsuzluğudur, soralım: İhaleyi veren belediyenin sorumluları hakkında hangi işlemler yapıldı? İddia edilen usulsüzlüğün bütün tarafları araştırılıyor mu? Kamuoyuna neden bütünlüklü bir açıklama yapılmıyor? Adalet, dosyanın yalnızca işine gelen sayfasını okumakla sağlanamaz. Bu tablo bana kurtla kuzunun hikâyesini hatırlatıyor. Kurt derenin yukarısında, kuzu aşağısındadır. İkisi de su içer”

“ÇALIŞAN GAZETECİLER VE EKRANIN KARŞISINDAKİ MİLYONLARI DÜŞÜNMELİ”

“Kurt bağırır: “Suyumu bulandırıyorsun!” Kuzu yanıt verir: “Ben aşağıdayım. Su senden bana akıyor. Senin suyunu nasıl bulandırabilirim?” Ama kurdun derdi su değildir. Kurt kuzuyu yemeyi kafaya koymuştur. Gerekçe, kararın ardından bulunur. Bir televizyona kayyum atanmasını yalnızca patronuyla açıklayanlar, o ekranda çalışan gazetecileri ve ekranın karşısındaki milyonları da düşünmelidir. Çünkü haber alma hakkının sahibi patron değildir. Halktır. Bir patron hakkındaki iddiaların soruşturulmasını istemekle bir televizyonun susturulmasına karşı çıkmak arasında çelişki yoktur. Hem hesap sorulmasını hem gazetecilerin özgürce çalışmasını savunabiliriz. Fon tartışmalarında da başka yolsuzluk iddialarında da ihtiyacımız olan şey daha fazla habercilik, daha fazla belge, daha fazla sorudur. Ekranları karartmak, kamuoyunun kuşkularını ortadan kaldırmaz; büyütür. Halk TV çalışanlarının yanındayım. Bunu her yayınını onayladığım için değil, gazeteciliğin polis baskınıyla susturulmasını kabul etmediğim için söylüyorum.”

“YOLSUZLUĞU YAZANI SUSTURURSANIZ YOLSUZLUK BİTMEZ”

“Yazdım, yazıyorum, yazacağım. Yolsuzluğu yazanı susturursanız yolsuzluk bitmez. Yoksulluğu anlatanı susturursanız yoksulluk bitmez. Haksızlığı, hukuksuzluğu dile getireni susturursanız adalet biter. Halkın sesini kısarak halkın gerçeğini değiştiremezsiniz. Siz Halk TV’nin ekranını kararttınız. Basın ve ifade özgürlüğünün üzerini bir kez daha çizdiniz. Basını bir kez daha kelepçelediniz. Ama kelepçelediğiniz her mikrofon, bu ülkenin neden özgürlüğe ihtiyacı olduğunu anlatmaya devam edecek. Bunu engelleyemezsiniz.”

Muhabir: Zeynep Mutlusoy