İz Gazete Genel Yayın Yönetmeni Ümit Kartal, ‘Meraklısına İzmir Gündemi-KAYIT’ programının yeni bölümünde, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cemil Tugay’ın AKP’ye geçişi öncesindeki tutumunu ve parti yönetiminin süreçteki sorumluluğunu değerlendirdi.
Kartal, Özel’in ön seçim açıklamaları ve İzmir için aday profiline ilişkin sözlerini eleştirdi.
“ÖZELEŞTİRİ YAPMAKTAN UZAK DURACAKSAN BUNUN NERESİ YENİ?"
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in, Cemil Tugay’ın aday belirleme sürecinde anketlerde üst sıralarda yer aldığını açıklaması ve eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun parti arşivlerinde böyle bir ankete rastlanmadığını söylemesi tartışma yarattı. Özel’in söz konusu anketi bulduğunu ancak arşiv şifrelerinin Kılıçdaroğlu’na verilmediğini belirtmesi üzerine Kartal, şu değerlendirmede bulundu:
“Ne diyelim şimdi buna? Kendisini anlatmakla mükellef kişi kim? Özgür Özel. Sonuçta hepimizin gözü önünde sadece kendini Kurultay’da desteklediği için, aday tanıtım toplantısında sahneye zaten öyle çağırdı. ‘Genel Başkan adayı olduğumda beni ilk o aradı’ dedi. ‘Sütte leke var onda yok’ ve ‘estetik cerrahıdır, İzmir’i güzelleştirecek’ dedi. 38. Kurultay’da, tüm seçmenin ve televizyon ekranları önünde, ‘Hiç kimse Kurultay tercihleri nedeniyle cezalandırılmayacak da mükafatlandırılmayacak da’ diyen kim? Özgür Özel. ‘Buradan şeref, namus sözü veriyorum, belediye başkan adayları, milletvekili adayları ön seçimle belirlenecek diyen kim? Özgür Özel. O dönem değişimci olan milletvekilleri dahi itiraz ederken Cemil Tugay’ı aday gösterme konusunda ısrarla, inatla dik duran kim? Özgür Özel.
Anketler var, bulutta ama şifreleri vermem, diyor. Anketlerin olduğunu gerçekten düşünüyor olsa o anketleri kamuoyunun önüne sermez mi? Bu kadar küfür yağdırmak yerine bunu yapmaz mı? Farklı firmaların, farklı tarihlerde yaptığı anketleri ortaya çıkarsa bu daha iyi değil mi? Bunu demiyor. Su nerede, inek içti. İnek nerede, dağa kaçtı. Dağ nerede, yandı bitti kül oldu, diyor. Oysa anketleri çıkarsa kendisine yapılan eleştirilere de cevap verir. Anketlerde Tugay’ın birinci çıktığını bir tek Özgür Özel söylüyor. Çıkıp milletvekilleri dese ya! Anketlerin hepsinde birinci Tugay çıktı, deseler ya! Diyemezler. Çünkü hepsi İzmir’de siyaset yapıyor. Mümkün değil. Buğra Gökçe ile, Tunç Soyer ile, Filiz Sengel ile yarıştırsan yine de birinci çıkmaz. ‘Ben sütte leke var onda yok’ lafını Ferdi Zeyrek için söylemiştim’ diyor Özel ama Tugay için dediği ortaya çıktı. Kendisine gelebilecek eleştirileri savuşturuyor. Özeleştiri yapmaktan, topluma gerçekleri söylemekten uzak duracaksan bunun neresi yeni? Hâlâ aynı yerdesiniz.
“BURADA OY VURGUNU VAR”
Fon vurgunlarında fon vurguncuları var bir de bunun siyasi tarafı önemlidir. Burada oy vurgunu var. Özel de diyor. Kendisine verilen oyları aldı gitti deniyor. Buna göz yumanlar, susanlar? Bunlar sorumluluk almayacak mı? İzmir seçmenine samimi ve somut bir şekilde ikna edici cümleler kurmadığımız için eylemler zayıf geçti.
İzmir’de Cemil Tugay protestoları zayıf geçer tabii ki. Eylemi yapan Cemil Tugay’ın genel sekreter yardımcısı, Çağatay Güç’ü CHP İl Başkanı yapan adam Cemil Tugay. Topladı insanları eylem yapacağız dedi. Polis anons yapmadı, Çağatay Güç anons yaptı, ‘dağılıyoruz’ diye. Tweet attı, o meşhur videoda, ‘sen komiser misin, başkan mısın’ diye tepki gösteren kişi benim geçmişten tanıdığım, Balıkesir’de yaşayan, tatil amaçlı İzmir’de bulunan bir YENİ Parti üyesi. O görüntülerden sonra konuştum. Yüzünün kapalı olmasının sebebi, özel sektörde çalışıyor olması. İzmirli neye güvenecek de Çağatay Güç’ün peşinden gidecek? Çağatay Güç, AKP’nin İzmir Marşı videosunun çıktığı gün, o gün Sözcü TV yayınında ‘Ben Cemil Bey’in AKP’ye geçeceğine hâlâ inanmıyorum’ demişti. Çeşitli bürokratlar AKP ve MHP sosyal medya hesaplarını takibe başladı. İddia ediyorum, Çağatay Güç genel sekreter yardımcısı olsaydı o da şimdi o hesapları takibe almıştı.
“DİSK Mİ BIRAKTINIZ?”
İnsanlar biliyor, görüyor. Bildiği için samimi gelmiyor. Meslek Fabrikası’nda bunların peşine takıldı ne oldu? Yarıda bırakıldı. Güç, ‘DİSK sokağa çıkar mı’ dediler. DİSK mi bıraktınız? Tüm toplumsal meselelerde binlerce DİSK’liler sokağa çıkardı. Her meselede, İzmir’de kalabalık kitleler halinde demokrasi mücadelesinin koçbaşı olan DİSK.
Çağatay Güç yoklama yapıyor. DİSK mi bıraktınız? O insanlar sadece eşit işe eşit ücret istediği için sizlerin kampanyasıyla linç edildiler? Sendika mı kaldı da gelsin bizi kurtarsın diyorlar.”
“5 YILA RAĞMEN İNADINA ADAY GÖSTERİLMESİ YANLIŞ”
Tugay’ın Karşıyaka Belediye Başkanlığı döneminde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından aday gösterilmesini ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçildikten sonra Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etmesini değerlendiren Kartal, “Böylesi süreçlerden komple bir siyasal bir özeleştiri çıkarıp, bunu toplumsallaştıramazsak hiçbir yere varamayız. Cemil Tugay’ın Karşıyaka Belediye Başkanı adayı yapılması yanlıştı. Mustafa Özuslu başta olmak üzere, Tunç Soyer’in referansıyla belediye başkan adayı yapılması yanlıştı. “Sosyal medyada “İzmir’de ceketi koysan kazanır algısıyla öyle aday belirlediler, keşke ceket koysalardı ceket parti değiştirmezdi’ diyorlar. Böyle süreçlerde, Özel diyor ya, ‘stres yönetimi testi yok ki aday belirlemede’ diyor. Olmalı. Nasıl olmalı? Geçmişten bu yana siyasal tecrübeleri, gelişmeler karşısında yaptıkları, reflekslerini sınayabilmeli. O bölgenin insanı bunu belirlemeli. Mesela ön seçim. Bunun yönetimi neyse. Tugay, Karşıyaka adayı olduğunda sıfır kilometreydi. Doktordu, referansları vardı. Ona rağmen yanlıştı. Daha büyük yanlış şu ki; İzmir Büyükşehir’e aday yapıldığında sıfır kilometre değildi. Karşıyaka’da 2,5 yılda Büyükşehir’de yaptığı her şeyi yaptı. Kendinden önceki belediye başkanıyla kavga etti, işçilerle kavga etti, kendinden sonraki belediye başkanıyla kavga etti, kendisinin belediye başkanı olmasına vesile olan Soyer ile, sendika ile kavga etti, Kılıçdaroğlu ile kavga etti. Böylesi bir 5 yılı yaşadıktan sonra Büyükşehir’e koyalım diyorsanız kusura bakmayın kabahat sizde. Bakan ve görenler sizi uyarmış. İkisi de yanlış. Birinde hiç örneği yokken, diğerinde yaşanmış bir 5 yıla rağmen sadece Kurultay hesaplaşması nedeniyle inadına aday gösterilmesi yanlış” dedi.
“İZMİR BENİM KILIÇ HAKKIM DERSENİZ OLMAZ”
Özgür Özel’in geçmişte aday belirleme sürecinde yapay zekâ kullandıklarını ve çalışmayı bizzat kendisinin yürüttüğünü açıklaması; Daha sonra belediye başkanlarının AKP’ye geçmesi ve tutuklanmaları da tartışmaların odağında yer aldı. Kartal, bu sürece ilişkin şunları söyledi:
“Sadece Cemil Tugay’a indirgeniyor. Hızlıca savruluyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etmiş. Bunu gizlemiyor zaten. Onu aday gösterenin siz olduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz. 15 gün boyunca kendisinin çalışması… İçişleri Bakanı olarak anons ettiği, muhtardan Menderes Belediye Başkanı mı olur diyorlar, İzmir Büyükşehir, Ankara Büyükşehir hatta İçişleri Bakanı olur diyordu İlkay Çiçek için. İlkay Çiçek tutuklanmadan 1 hafta önce ‘ben görüştüm AKP’ye geçiyorum’ diyordu. AKP’li İnan, ‘bize geldi, almadık’ diyordu. Çiğli’de, Foça’da aynısı yaşandı. Bir gazeteci , ‘sordum ben, Vartolular, Aleviler dediği için Onur Emrah aday olmuş dediler’ dedi. Eğer aday belirleme kriteri olarak kurultay tercihlerini koyarsan, Kılıçdaroğlu’na selam veren kimseyi aday yapmayacağım derseniz, İzmir benim kılıç hakkım ben belirleyeceğim derseniz olmaz. Çizgiyi buradan çizerseniz Çiğli’de aday adayı da kalmaz. Kriteri böyle kurduğunuz için koskoca Çiğli’de 4 tane aday adayı kaldı. CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, Kurultay’da Özgür Özel’ci olsaydı şimdi ya Çiğli Belediye Başkanıydı ya da İzmir Büyükşehir Belediye Başkanıydı. Gümrükçü, ne Vartoluydu ne aleviydi. Toplam kriteri böyle koyduğunuzda o dönemki siyasi dengeleri düşünün. İzmir’de aktif siyaset yapanların çoğu Kılıçdaroğlu’na yakın kadrolar olduğu için ona oy veren ve yanında duran kimseyi aday yapmayacağım dediğinizde çok büyük bir kadroyu dışarıda bırakmış oluyorsunuz. Ben belirleyeceğim dediğinizde de böyle olur.”





