Halk TV’ye sabah saatlerinde “rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında operasyon yapıldı ve kanala TMSF tarafından kayyum atandı.

Halk TV operasyonunda İzmir detayı… Murat Koçak’a gözaltı
Halk TV operasyonunda İzmir detayı… Murat Koçak’a gözaltı
İçeriği Görüntüle

Bu gelişmenin ardından tepkiler süreken, İzmir Barosu konuyla ilgili şu ifadelere yer verdi:

“TOPLUMUN HABER ALMA HAKKINA VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE AĞIR DARBEDİR”

“14 Ekim 2026 tarihinde sabah saatlerinde Halk TV'ye yönelik polis baskını, kayyum atanması ve televizyon yayınının durdurulması, yalnızca bir basın kuruluşuna yönelik müdahale değil, toplumun haber alma hakkına ve basın özgürlüğüne yönelik ağır bir darbedir. Bir basın kuruluşunun polis ablukasına alınması, gazetecilerin çalıştıkları binaya girişlerinin engellenmesi ve yayın faaliyetinin durdurulması, demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmamaktadır” ifadelerini kullandı.

“CEZALANDIRMAYA DÖNÜŞMESİ KABUL EDİLEMEZ”

Baro'dan yapılan açıklama şu ifadeleri kullandı:

“Hiç kimse hukukun üzerinde değildir. Elbette suç iddiaları soruşturulabilir. Ancak ceza soruşturmaları, basın kuruluşlarını susturmanın, yayın politikalarına müdahale etmenin ve eleştirel gazeteciliği işlevsiz bırakmanın aracına dönüştürülemez. Henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı dahi bulunmaksızın uygulanan tedbirlerin fiilen bir cezalandırmaya dönüşmesi kabul edilemez”

“BASIN DENETLER, SUSTURULAMAZ, KONUŞUR”

“Anayasa'nın 26. ve 28. maddeleriyle güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüğü, yalnızca iktidarı destekleyen düşünceler için değil, iktidarı eleştiren, sorgulayan ve kamuoyunu bilgilendiren yayınlar için de vardır. Demokrasilerde basın denetler, susturulmaz, konuşur”

“HALKIN HABER ALMA HAKKI ENGELLENEMEZ”

“İzmir Barosu olarak, basın özgürlüğünü ortadan kaldıran uygulamaların karşısında olduğumuzu, kayyum kararının ve yayın yasağı niteliğindeki müdahalelerin hukuka uygunluğunun derhâl ve etkili biçimde denetlenmesi, gazetecilerin çalışmalarının önündeki engellerin kaldırılması ve yayın özgürlüğünün güvence altına alınması gerektiğini kamuoyuna ilan ediyoruz. Hukuk, susturmanın aracı, yargı, basını hizaya getirmenin yöntemi olamaz. Halkın haber alma hakkı engellenemez”

Muhabir: Eylül Emek Kılınç